12 Nisan 2021 Pazartesi 17:31
231 Okunma
“Sayın Erhürman ile sayın Sorakın Cumhurbaşkanı Tatar’a saygı göstermeli”

Bunun kabul edilebilir bir tutum olmadığını vurgulayan Hasipoğlu, iki yetkiliyi de geçmişte görüşülen müzakere zeminlerini hatırlamaya davet etti.

Erhürman ile Sorakın’ın yapmaları gerekenin halkın seçtiği Cumhurbaşkanı Tatar’a saygı göstermek ve bu çerçevede demokratik haklarını kullanarak, görüşlerini ifade etmek olduğunu belirten Hasipoğlu, bundan öteye geçilmesinin yanlış olduğunu ve devamı halinde UBP’yi karşılarında bulacaklarını kaydetti.

UBP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre Hasipoğlu, bütün ilgili çevrelerin Cumhurbaşkanı Tatar’ın Kıbrıs konusunda artık federal çözüm temelinde bir anlaşma olamayacağını, kalıpların dışına çıkılarak, egemen eşitlik temelinde iki devlete dayalı bir çözüm arayışına gidilmesi gerektiğini ilk kez masaya koymaya hazırlandığını kabullendiğini kaydetti.

Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı ile Genel Sekreteri’nin bunun aksini iddia etmelerinin ve halkın kısa bir süre önce seçtiği Cumhurbaşkanı’na saygısızlık yaparak, onu bilgisizlikle suçlamalarının kabul edilebilecek bir tutum olmadığını vurguladı.

Hasipoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı doğruları ifade etmektedir. Kıbrıs konusunun çözüme kavuşturulması için iki devlet temelinde müzakere yapılması Türk tarafınca ilk kez 27-29 Nisan tarihlerinde Cenevre’de Birleşmiş Milletler’in (BM) çağrısı ile yapılacak toplantıda, masaya konulacaktır” dedi.

“KIBRIS TÜRK HALKI’NA ZARAR VERMEKTEN BAŞKA BİR AMACA HİZMET ETMEZ”

Bu politikanın Cumhurbaşkanı Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halka sunduğu ve destek aldığı, Türkiye ile de hem fikir olunan politika olduğunu belirten Hasipoğlu, “Bunu anlamamak veya anlamazdan gelmek Kıbrıs Türk Halkı’na zarar vermekten başka bir amaca hizmet etmez” ifadelerini kullandı.

“Her iki CTP yetkilisini doğruları anlamak için geçmiş müzakere zeminlerini anımsamaya davet ediyorum” diyen Hasipoğlu, şunları kaydetti:

“Anımsanacağı üzere 1977-79 Doruk anlaşmasıyla birlikte iki bölgeli iki toplumlu Federasyon görüşülmesi karara bağlanmıştı ve yıllarca bu zeminde görüşmeler yapıldı. 2004 yılında Annan planının Rumlar tarafından reddedilmesinden sonra 2008 yılında Sayın Talat’ın Cumhurbaşkanı olduğu dönemde başlayan Gambari sürecinin amacı da Kıbrıs konusuna federal bir çözüm bulmaktı. 2017 yılında Crans Montana’da çökene dek bu süreç devam etti.”

Hasipoğlu, “Ancak 2017 yılı sonrasında gerek bizler, gerekse Türkiye yetkilileri artık federal çözümün mümkün olmadığını, Rum tarafının federasyon derken Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bizi yama yapmayı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü sıfırlamaya amaçladığını ifade ettik ve bugünlere geldik” ifadelerine yer verdi.

Kendileri için gündemde olanın Cenevre’deki gayri resmi 5+1 toplantıya bu görüşleri taşımak olduğunun altını çizen Oğuzhan Hasipoğlu, BM Genel Sekreteri’nin de taraflara gönderdiği davet mektubunda, bu sefer farklı şeylerin konuşulmasına olanak yaratılacağını ifade ettiğini belirtti.

“SAYIN ERHÜRMAN İLE SAYIN SORAKIN CUMHURBAŞKANI TATAR’A SAYGI GÖSTERMELİ”

“Dolayısı ile Sayın Erhürman ile Sayın Sorakın’ın yapmaları gereken halkın seçtiği Cumhurbaşkanı Tatar’a saygı göstermek ve bu çerçevede demokratik haklarını kullanarak görüşlerini ifade etmektir” diyen Hasipoğlu, bundan öteye geçilmesinin yanlış olduğunu ve devamı halinde UBP’yi karşılarında bulacaklarını kaydetti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.