banner40
24 Mayıs 2018 Perşembe 10:11
STÖ Başkanları: "100 günde halk lehine bir adım göremedik"

Yeni Bakış Deniz Abidin'e konuşan Sivil toplum örgütü temsilcileri, hükümetin görevini tamamladığı 100 günde halkın lehine bir adımın atılmadığını ifade ederek, özellikle ekonomik yönden vatandaşı rahatlatacak yeterli tedbirin alınmadığını kaydetti. 

HÜR-İŞ Başkanı Çaluda yaptığı değerlendirmede, "Kendi yandaşları döneminde olan dosyaları hasıraltına ittiler. Cypfruvex konusundaki maliye teftiş inceleme kurulunun raporunu, hayali patates ihracatlarını hasıraltı ettiler. Toplum beklediğini henüz bulamadı. Ayrıcalıklı yasalarla insanları kandırmaya çalışıyorlar." dedi.

TÜRK-SEN Başkanı Bıçaklı ise "KTHY’yi batıranlar, Salamis’i, Saray Otel’i satanlardan hesap soracağız" diyerek geldiklerine dikkat çekerek "Dövizin yükselişi karşısında hayat zorlaştı. Beklentimiz kaybedilen yüzde 40 alım gücünü yerine koymalarıdır. Asgari ücret açlık sınırının altındadır. Bu ülkede bu sorunlara çözüm bulunamazsa önümüzdeki günlerde ekonomi tamamen çökecek" şeklinde konuştu.

Tedbir adı altında yapılanların yeterli olmadığına dikkati çeken KTAMS Başkanı Bengihan da "Halk bir nebze olsun nefes alabilmelidir. Hükümet bu doğrultuda toplumun beklentilerini karşılayabilecek bir açılım henüz yapmadı. Bizler açısından bu durum düşündürücü olduğu gibi üzücüdür. Faiz yasasına müdahale edildi, döviz borçlanmamayla ilgili karar üretildi ancak yeterli değildir" ifadelerini kullandı.

HÜR-İŞ Başkanı Çaluda:

“Hayvancının, çiftçinin, özel sektörün lehine bir adım atılmadı”

HÜR-İŞ Başkanı Ahmet Çaluda, 4’lü koalisyon gelirken toplumun umutlandığını belirterek, 100’üncü günün sonunda vatandaşın lehine bir icraatın henüz görülmediğini kaydetti. Çaluda, hayvancının, çiftçinin, özel sektörün lehine atılmış bir adım olmadığını belirterek, hükümetin neredeyse herkesi hırsız ilan ettiğini, kendi yandaşları döneminde olan dosyaları ise hasır altına ittiklerini söyledi. Cypfruvex konusundaki maliye teftiş inceleme kurulunun raporunun henüz açıklanmadığına dikkat çeken Çaluda, hayali patates ihracatlarını, ülkeye giren çift tohum olayı gibi benzer konuların hasıraltı edildiğini belirtti. 

“Toplum beklediğini henüz bulamadı”

Çaluda, toplumun beklediğini henüz hükümetten bulamadığını ifade ederek, Başbakanın kamu reformundan bahsettiğini, kamu reformunun ülkenin başbakanlık ekibi, çalışma bakanlığı ve sivil toplum ile yapacağı çalışmayla ortaya çıkacağını kaydetti. 

Çaluda, çalışanın ve toplumun lehine yapılacak her şeye hangi hükümet olursa olsun katkı sağlamaya hazır olduklarını belirterek, uzlaşı  ile yaklaşmaktan yana olduklarının altını çizdi. Çaluda, vatandaşlıkların şimdi olduğu gibi muhalefet döneminde de tartışıldığını, hükümetin bunun sözünü vererek, usulsüz vatandaşlıkları iptal edeceğini söyleyerek iktidara geldiğini, buna karşın sadece 174 kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini kaydetti.

Çaluda, diğer vatandaşlıkların durmakta olduğuna vurgu yaparak, “birkaç garibanın ve iş sahibinin vatandaşlığını iptal ettiler. Peki diğer 3 bin kişi hepsi yasal mı?” diye sordu. 

“Ayrıcalıklı yasalarla insanları kandırmaya çalışıyorlar”

Ahmet Çaluda, 51 tane bet ofisin 9 tanesinin kapatılması ile ilgili ise şunları söyledi, “9 tane bet ofis kapatıldı. Peki diğerlerinin hepsi yasal mı? Sadece bu 9 tane mi ülkeyi batırdı? Kısacası ayrıcalıklı yasalarla insanları kandırmaya çalışıyorlar. Bana göre bu hükümet 100 günde vatandaşa yüzünü gösterdi.” 

“Hastaneye giden ilaç bulamıyor”

Çaluda, ülkedeki vergi adaletsizliğinin ve kaçakçılığının hala devam etmekte olduğuna vurgu yaparak, en önemlisi vatandaşın cebini düşündüğünü, alım gücünün artmasını beklediğini kaydetti. Çaluda, çalışanların sağlığa kesilen paranın karşılığını alamadığını ifade ederek, hastaneye gidenin ilaç bulamadığını söyledi. Sağlıktan beklentinin çok büyük olduğunu belirten Çaluda, “hastaneye giden röntgen çekemez, MR çekemez. Bu sıkıntıların hala yaşanmakta olduğunu gözlemliyoruz. Dolayısıyla refah gücünü yükseltecek, vatandaşın yüzünü güldürecek kararlar alınmasını bekliyoruz” diye konuştu. 

TÜRK-SEN Başkanı Bıçaklı:

banner41
"Dövizin yükselişi karşısında hayat zorlaştı"

TÜRK-SEN Başkanı Arslan Bıçaklı da, hükümet eden dört siyasi partinin büyük iddialarla geldiğini belirterek, geçmişte bu ülkenin değerlerini satanlardan, peşkeş çekenlerden hesap sorulacak denildiğini söyledi. Bıçaklı, “KTHY’yi batıranlar, Salamis’i, Saray Otel’i satanlardan hesap soracağız” denildiğini hatırlatarak, toplumun en başta bunların olmasını beklediğini söyledi. Bıçaklı, vatandaşın kendi adına ise alım gücünün artmasını beklemekte olduğuna dikkat çekerek, dövizin yükselişi karşısında hayatın zorlaştığını belirtti. Arslan Bıçaklı, dövizi kontrol etmenin ülkedeki hükümetin yetkisinde olmadığının bilindiğini, ancak alınması gereken bir takım tedbirlerin olduğunu söyledi.

“Kaybedilen yüzde 40 alım gücünü yerine koyun”

Bıçaklı şöyle devam etti, “Geçtiğimiz hafta içinde Bakanlar Kurulu birkaç yerde önlem aldı. Devlet alacaklarının bir kısmında dövizden Türk Lirasına geçildi ancak bunun genele endekslenmesi gerekir. Hayvancı, çiftçi, emekçi ve özel sektörde sendikasız olarak asgari ücretin altında çalıştırılan işçiler şu anda açlık sınırının altındadır. Bu insanların bugün yükselen dövizden dolayı ve buna bağlı olarak akaryakıta yapılan zamlarla birlikte alım gücü yüzde 40 oranında geriledi. Bizim hükümetten beklediğimiz kaybedilen yüzde 40 alım gücünü yerine koymalarıdır. Eşel mobili de altı ayda bir değil, eskiden olduğu gibi iki ayda bir ödemeleri gerekmektedir.”

“Devlet, siyasi partilere verdiği yardımı kessin”

Bıçaklı, “Para yoktur” söylemlerini kabul etmediğini belirterek, Meclis’te bulunan 6 tane siyasi partiye 10 buçuk milyon yardım yapabilen bir devletin bütçe yoktur diyemeyeceğini kaydetti. Bıçaklı, devletin Meclis’te bulunan siyasi partilere her ay, her milletvekili başına 15 bin TL bağış yaptığına dikkat çekerek, “garibana geldiğinde mi para yok?” diye sordu. Bıçaklı, devletin siyasi partilere yaptığı bu yardıma anlam veremediğini ifade ederek, bu yardımın hükümet tarafından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. 

“Partiler mazeret değil, çare üretsin”

Bıçaklı, toplumun sıkıntılarının çözülebileceğine inandığını belirterek, hükümette bulunan siyasi partilerin mazeret üretemeyeceğini, üretmeleri gereken tek şeyin çare olması gerektiğine vurgu yaptı. Bıçaklı, çalışan dahil toplumun tümünün kaybedilen alım gücünün yerine konması için çalışılması gerektiğini belirterek, Göçmenköy’de önceki gün bir kişinin çöpün içini karıştırdığını gördüğünü söyledi. “Bu ülkede artık çöp karıştıran insanlar var” diyen Bıçaklı, “bu sorunları kim çözecek?” diye sordu. 

“Asgari ücret açlık sınırının altında”

Bıçaklı, hükümetin 100 gününün dolduğunu, artık bugünden itibaren halkın yararına icraatlar beklediğini söyledi. Arslan Bıçaklı, özel sektörde asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını belirterek, sendikalaşmanın ise bu durumda yasal zorunluluk haline gelmesi gerektiğini kaydetti. Bıçaklı, “Bu ülkede bu sorunlara çözüm bulunamazsa önümüzdeki günlerde ekonomi tamamen çökecektir” diye konuştu. 

KTAMS Başkanı Bengihan:

“Tedbir adı altında yapılanlar yeterli değil”

KTAMS Başkanı Güven Bengihan ise, halkın ekonomik yönden alım gücünün gerilediği bu günlerde hükümetin tedbir adı altında almış olduklarının yeterli olmadığını söyledi. Bengihan, özellikle asgari ücretle geçinmek zorunda olan özel sektör çalışanlarının çok daha kötü durumda olduğunu ifade etti. Bengihan, dövizdeki artış ve Türk Lirasının değer kaybetmesiyle alım gücünün daha da gerilediğini belirterek, halkın fakirleştiğini söyledi. Bengihan, dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için 2 bin 205 liraya ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Bir asgari ücretlinin eline bugün itibariyle net 2 bin 57 lira geçtiğini belirten Bengihan, bu durumun asgari ücretlinin açlık sınırının altında olduğunu gösterdiğini söyledi. 

“Alım gücünü koruyucu politikalar üretilmeli”

Bengihan, hükümetin dövizin yükselmesine müdahale edemeyeceğinin bilindiğini belirterek, toplumun alım gücünü koruyucu bir takım politikaların ortaya konulabileceğini kaydetti. 

Bengihan, temel tüketim maddelerinde uygulanan katma değer vergisinin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, hizmet alımlarında ödenen harç ve vergilerin ise düşürülmesi gerektiğini söyledi. 

“Toplumun beklentilerini karşılayacak bir açılım henüz yok”

Bengihan, şöyle devam etti, “Söz konusu olan bu geçiş döneminde halk bir nebze olsun nefes alabilmelidir. Hükümet bu doğrultuda toplumun beklentilerini karşılayabilecek bir açılım henüz yapmadı. Bizler açısından bu durum düşündürücü olduğu gibi üzücüdür de. Özellikle eğitimin tüm okullarda döviz üzerinden olmasının önüne geçilmelidir. Bu konuda nasıl ki faiz yasasına müdahale edildi, döviz borçlanmamayla ilgili karar üretildi, eğitimle ilgili de müdahil olup tüm okullardaki kuru sabitleyerek ya da okul harçlarının TL olarak ödenmesi konusunda adım atılması gerekir.”

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan 2018-05-24 10:51:52

Bu hükümet de diğerlerinden farksız çıktı, herşey lafta, icraate gelince bahane üretmekten başka birşey yapmıyorlar.

Avatar
VATANDAŞ 2018-05-24 10:55:57

Bu elinizden geleni yapmış halinizse hiçbir yorum yapmıyorum, halkı mahvetmek için doğrudur elinizden geleni yapıyorsunuz, halkın sorunlarına hiçbir çözüm bulmamakla kalmıyor ilgilenmiyorsunuz bile tek derdiniz koltuk kavgası!!!

Avatar
alı kubı 2018-05-24 19:00:36

4 bakan oturdular dedı kodu yapıp neye zam yapacaklarını karar verdıl er halka yardım hıc bırsey yok halk ıflasın esıgınde devlet gormemezlıkten gelıyor yasasın devletımız yazıklar olsun

banner5

banner31