11 Aralık 2018 Salı 15:35
“Temiz ve Bakımlı Emlaklara Vergi İndirimi”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, eylül sonu itibarıyla 5 milyar 988 milyon TL iç borç, 23 milyar 186 milyon TL dış borç olmak üzere kamu borcunun 29 milyar 174 milyon TL’ye yükseldiğini açıklayarak, “Kamu borç yükünün kontrol altında tutulup azaltılması birinci önceliğimiz olmak zorunda” dedi.

Denktaş, bu rakamın tahmini Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 180’ine tekabül ettiğini ve kamu maliyesiyle ekonomiyi olumsuz etkilediğini vurguladı.

Serdar Denktaş, ülkenin en büyük sorunlarından birinin, giderlerin gelirlerden fazla olması olduğunu vurguladı.

2019’da devlet iç borçlarının faiz ödemelerinin yapılabilmesi amacıyla 230 milyon TL ödenek öngörüldüğünü söyleyen Denktaş, 2019 bütçesinin

2018’e göre, genel bütçe büyüklüğünün yüzde 32,96 ve genel bütçe açığının ise yüzde 926 artışla, yerel bütçe büyüklüğünün yüzde 39,48 ve yerel bütçe açığının ise yüzde 130,83 artışla hazırlandığını bildirdi.

Denktaş, 2019 Mali Yılı Bütçesi’nde Türkiye Cumhuriyeti yardımlarının 695 milyon TL, Türkiye Cumhuriyeti kredilerinin 575 milyon TL olarak öngörüldüğünü belirtti.

 

DENKTAŞ’IN BÜTÇEYİ SUNUŞ KONUŞMASI

 

Denktaş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 2019 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı hakkında sunuş konuşması yaptı.

Denktaş, 31 Ekim’de Bakanlar Kurulu’nda onaylanan ve 13 Kasım’da komitede görüşülmeye başlanan 2019 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın, komitede yoğun bir çalışma sonucunda tamamlandığını kaydetti. 

Denktaş, bütçe hazırlıklarında katkıda bulunan herkese ve basın yayın mensuplarına teşekkür etti.

“Yapılacak değerlendirme, eleştiri ve önerilerin Hükümetimize de katkı sağlayacağı inancı ile değerlendirme, eleştiri ve katkılara da şimdiden teşekkür ediyorum” diyen Denktaş, ülkenin imkan ve ihtiyaçları doğrultusunda mali disiplin ilkesiyle hazırladıkları KKTC 2019 Mali Yılı Bütçesi’nin hayırlı olmasını diledi.

 

KAMU MALİ YÖNETİM VE KONTROL YASA TASARISI DA HAZIR

Denktaş, bütçenin hazırlama esaslarını ve uygulanmasını, sorumlulukları da belirleyecek olan Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Yasa Tasarısı’nın Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin gündeminde olduğunu ve 2019 Mali Yılı Bütçe Yasası’ndan sonra görüşülmeye başlanacağını da açıkladı.

 

“EN BÜYÜK SORUN GİDERLERİN GELİRLERDEN FAZLA OLMASI”

 2019 Bütçesi hazırlanırken, bütçe uygulama sonuçları, döviz kurlarındaki değişmeler, büyüme ve enflasyon olarak adlandırılan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) artışlarının temel dayanaklar olarak alındığını kaydeden Serdar Denktaş, ülkenin en büyük sorunlarından birinin, giderlerin gelirlerden fazla olması olduğunu vurguladı.

Denktaş, bu durumun herkesin bildiği gibi borçlanma veya ödemelerin ötelenmesi sonucunu doğurduğunu kaydetti. 

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, şöyle devam etti:

“Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplinin sağlanarak kamu kaynaklarının verimli kullanılabilmesini teminen uygulanan maliye politikaları ile bütçe disiplini sağlanarak cari açığın kontrol altına alınma çabalarında şu ana kadar başarılı bir seviyeye ulaşılmakla birlikte 2018 yılında yaşanan olumsuzluklara bağlı olarak 2019 bütçesinde yer alan yüksek açık rakamı kuşkusuz ki sorumluluklarımızı daha da artırmaktadır. Tüm idarelerin bu ortak sorumluluk paydasında hareket etmesinin kaçınılmaz bir olgudur.

 Bir noktayı daha özellikle vurgulamak isterim. Elbette ki ihtiyaç ve talepler her zaman olduğu gibi yüksektir. Devamlı bir söylem haline gelen biz daha çok gelir getiriyoruz, daha fazla harcama yapabilmeliyiz düşüncesinden vazgeçilmeli, ayrıca öngörülen gelir azaltıcı faaliyetlerden kaçınmalı ülke kaynaklarının da çok iyi değerlendirilmesi ve etkin dağılımının sağlanmasına odaklanmalıyız.”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, ilaveten, kalkınmayı önleyici ve mali istikrarı bozan iç borç yükünü azaltacak ödeme planlaması ile ödeme takviminin oluşturulmasına ağırlık verileceğini vurguladı. 

Geçmişle ilgili değerlendirmelerde bulunan Denktaş, şu verileri paylaştı:

“2013 mali yılı 45,4 milyon TL, 2014 mali yılı 32,4 milyon TL, 2015 mali yılı 104,1 milyon TL Bütçe açığı ile kapatılmıştır. 2016 mali yılı 20,8 milyon TL, Bütçe fazlası ile kapatılmıştır.

 Kesin Hesap Yasa Tasarısı görüşülecek olan 2017 yılı açık tahmininde yanılmakla birlikte 206,7 milyon Türk Lirası olarak öngörülen açık 106,8 milyon Türk Lirası bütçe fazlasıyla kapatılmıştır.”

 

“2018’de 31,4 MİLYON TL BÜTÇE AÇIĞI ÖNGÖRÜLÜYOR”

 Denktaş, 2018 yılı bütçe öngörü ve gerçekleşme rakamlarını bakıldığında;  2018 mali yılı bütçesi 5 milyar 815 milyon TL bütçe büyüklüğü ve 83 milyon TL genel bütçe açığı ve 543 milyon TL yerel bütçe açığı öngörüsü ile yasalaştığını; 2018 mali yılının, yıl sonu tahminlerine göre 68,6 milyon TL genel bütçe fazlası öngörülmekle birlikte ekonomik program ve mali protokollere göre Türkiye Cumhuriyeti’nden sağlanması gereken kaynakların yıl sonuna kadar sağlanamaması halinde 31,4 milyon TL bütçe açığı öngörüldüğünü açıkladı.

 Yerel bütçe açısından, 2018 yerel bütçe büyüklüğü 543 milyon TL, bütçe açığı ile 5 milyar 45 milyon TL olarak öngörülen yerel bütçenin yıl sonunda 5 milyar TL’ye ulaşacağı, böylece öngörülenin 45 milyon TL altında kalacağı ve buna karşın 4 milyar 502 milyon TL olarak öngörülen yerel bütçe gelirlerinin ise yıl sonu 4 milyar 968 milyon TL’ye ulaşacağı ve bütçe açığının ise 31,4 milyon TL olarak gerçekleşeceğinin hesaplandığını anlatan Denktaş, şöyle konuştu:

 “Yukarıda değinilen 2018 yılı bütçe öngörü ve gerçekleşme rakamlarına bakıldığında, 2018 yılı bütçe hazırlığına göre yüzde5.7 olan asgari ücret artış öngörüsü, yüzde20.5 olarak gerçekleştiği ve ayrıca TÜFE oranlarında DPÖ verilerine göre yapılan toplamda yüzde12.2 artış öngörüsüne karşın gerçekleşmenin toplamda yüzde19.96 ve hükümet kararı ile de 2011 sonrası işe girenler için toplamda yüzde 23 olarak uygulandığı yine ayrıca Fiyat İstikrar Fonu gelirlerinde akaryakıt payının öngörülenin altında kalması ve elektrik kullanımı ile ilgili giderlerin öngörüye göre yüzde 84,3 oranında artması dikkate alındığında 2018 yıl sonu bütçe açığı rakamının öngörülene göre büyük bir boyutta olmadığı söylenebilir”.

 

KAMU FİNANSMAN DENGESİ… KAMU ETKİNLİĞİ… ÖZEL SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜN ARTIRILMASI…

 2019 Mali Yılı Bütçesi ile ilgili bazı bilgiler veren Denktaş, 2019 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın amaçlarını şöyle özetledi:

 “Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması, üretime dayalı büyümenin artırılması ve istihdamın önünün açılması, mali disiplinin sağlanarak devam ettirilmesi, yapısal tedbirlerin uygulamaya konulması, ekonominin istikrarlı bir hale getirilmesi, mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi, gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplininin sağlanarak kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılması.”

 AÇIĞIN İÇ KAYNAKLARLA KARŞILANMASI HEDEFLENİYOR

 2019 bütçesinin 7 milyar 731 milyon 500 bin TL gider, 6 milyar 880 milyon TL gelir ve 851 milyon 500 bin TL açıkla onaylandığını kaydeden Denktaş, öngörülen bütçe açığının iç kaynaklarla karşılanmasının hedeflendiğini söyledi.

 Denktaş, bunun kendilerine daha fazla görev yüklediğinin bilinciyle çalışmalarının artırarak sürdüreceğini söyledi.

 

2018-2019 KIYASLAMASI

 Serdar Denktaş, 2018 Mali Yıl Bütçesi’ne göre, 2019 Mali Yılı Bütçesi’nin genel bütçe büyüklüğünün yüzde 32,96 ve genel bütçe açığının ise yüzde 926 artışla, yerel bütçe büyüklüğünün yüzde 39,48 ve yerel bütçe açığının ise yüzde130,83 artışla hazırlandığını anlattı. Denktaş, 2019 Mali Yılı Bütçesi’nde Türkiye Cumhuriyeti yardımlarının 695 milyon TL, Türkiye Cumhuriyeti kredilerinin 575 milyon TL olarak öngörüldüğünü belirtti.

 

“TÜFE 2001’DEN BERİ EN YÜKSEK SEVİYEDE”

 2018 yılında Tüketici Fiyatları Endeksi’nin kasım sonu itibariyle 11 aylık dönemde yüzde 31,93 oranıyla 2001’den bu yana en yüksek seviyesinde gerçekleştiğini dile getiren Denktaş, 2019 bütçesinin Tüketici Fiyatları Endeksi, büyüme oranları, döviz fiyatları ve asgari ücrete bağlı gelişmeler de dikkate alınarak hazırlandığını kaydetti. 

 Devlet Planlama Örgütü verilerine göre KKTC ekonomisinin 2015’te yüzde4.0 ve 2016’da yüzde3.6 büyüme gerçekleştiğini dile getiren Denktaş, 2017’de yüzde 3.8, 2018 ve 2019 yıllarında yüzde 5.0 ve 2020 yılında ise yüzde 5.5 büyüme olacağının tahmin edildiğini belirtti. 

 Serdar Denktaş, bu bağlamda 2018-2020 orta vadeli program döneminde ortalama yüzde 5.2 büyüme olacağı tahmin edildiğini kaydetti.

 Cari fiyatlarıyla 2015’te10,222.5 milyon TL, 2016’da 11,601.2 milyon TL ve 2017’de 14,544.8 milyon TL olarak gerçekleşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın, 20182de 16,224.1 milyon TL, 2019’da 18,686.1 milyon TL ve 2020’de ise 21,468.6 milyon TL olarak gerçekleşeceği tahmin edildiğini dile getiren Denktaş, şöyle konuştu:

 “Ancak, üzülerek ve tüm yapıcı uyarılarımıza rağmen ve gerekli tedbirlerin alınmadan yıl başında seçim yapılmasına bağlı olarak bütçenin ancak Nisan ayında devreye girmesi hemen arkasından yerel seçimler ve onun arkasından da döviz kurlarında yaşanan krize bağlı olarak ihalelerin gecikmesi ve bağlanamaması gibi etmenler ile kamu hizmetlerinin gerektirdiği ve toplumun ihtiyacı olan yatırımlar tam olarak yapılamamıştır. Bu husus ayni zamanda yukarıda belirttiğim bütçe açığının düşük kalmasına da temel etki yapmakla birlikte ekonomik büyümemize olumsuz sonuçları olacaktır.”

 Denktaş, bütçe büyüklüğünün dağılımı hakkında şu bilgileri verdi:

 “2019 Mali Yılı Bütçe Giderleri 7 milyar 731 milyon 500 bin TL olarak öngörülmüştür.Personel Giderleri 2,645.2 milyon TL; Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi Giderleri 154.4 milyon TL; Mal ve Hizmet Alım Giderleri 560.3 milyon TL; Faiz Giderleri 230.0 milyon TL; Cari Transferler 3,354.7 milyon TL; Sermaye Giderleri 186.6 milyon TL; Sermaye Transferleri 0.2 milyon TL; Borç Verme 0.1 milyon TL; Yedek Ödenekler 600.0 milyon TL.

 Toplam Bütçe Büyüklüğü içinde oransal paylar ise şöyle:

Personel Giderleri yüzde 34,21; Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi Giderleri yüzde 2,00; Mal ve Hizmet Alım Giderleri yüzde 7,25; Faiz Giderleri yüzde 2,97; Cari Transferler yüzde 43,39; Sermaye Giderleri yüzde 2,41; Sermaye Transferleri yüzde 0,01; Borç Verme yüzde 0,00; Yedek Ödenekler  yüzde 7,76.”

 Bütçenin finansmanda ise 2019 Mali Yılı Bütçesigelirlerinin 6 milyar 880 milyon TL olarak öngörüldüğünü dile getiren Denktaş sözlerine söyle devam etti:

 “Mahalli Gelirler, 4,512.1 milyon TL, Fiyat İstikrar Fonu Gelirleri,770.0 milyon TL, Diğer Fon Gelirleri,     112.0 milyon TL, Döner Sermaye Gelirleri,       6.8 milyon TL, Özel Gelirler 209.1 milyon TL, Türkiye Cumhuriyeti Yardımları, 695.0 milyon TL; (Yatırımlar ve Reel Sektör 245 milyon TL, Savunma 450 milyon TL), Türkiye Cumhuriyeti Kredileri,  575.0 milyon TL, (67/2005 Yasa gereği Ödemeler 100 milyon TL, Faiz ödemesi, Reform Destekleme ve Kamu Maliyesinin Desteklenmesi 475 milyon TL);

 Gelirlerin Bütçe Hacmine Göre Oranı:Mahalli Gelirler,yüzde 58,36; Fiyat İstikrar Fonu Gelirleri yüzde 9,96, Diğer Fon Gelirleri yüzde1,45,  Döner Sermaye Gelirleriyüzde 0,09, Özel Gelirler yüzde 2,70, Türkiye Cumhuriyeti Yardımları yüzde 8,99, Türkiye Cumhuriyeti Kredileri yüzde7,44, İç Kaynaklar yüzde11,01.”

 

BÜTÇEDEKİ TC YARDIMLARININ ORANI

 Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Bütçe Yasa Tasarısı’nda öngörülen gelirlerin yüzde 16,43’ünün TC Yardım ve Kredilerinden oluştuğunu açıkladı ve bu oranın 2014-2018 yıllarını kapsayan son beş yılda sırasıyla yüzde 29.68, yüzde 27.55, yüzde 24.36, yüzde 23,24 ve yüzde 21,15 düzeyinde yer aldığını kaydetti.

 TC yardım ve kredilerinin ülkenin kendi ayakları üzerinde durabilmesine imkan sağlayan bir kamu maliyesi ve ekonomik yapı oluşturulabilmesi hususunda ihtiyaç duyulan reformları içerecek şekilde 2010 yılından itibaren üçer yıllık programlar halinde uygulandığını dile getiren Denktaş, 2010-2012 Dönemi Kamunun Etkinliğinin ve Özel Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması Programı’nın, 2013-2015 Dönemi Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı, 2016-2018 Dönemi Yapısal Dönüşüm Programı olarak uygulandığını ve bu programlarda yer alan bakanlığın sorumluluğundaki hedeflere (ek mesai başlığı hariç) çok büyük oranda ulaşıldığını söylemenin doğru olacağını kaydetti.

 

“EKONOMİK PROGRAM HENÜZ TAMAMLANMADI, 2019 BÜTÇESİNDE TC KAYNAKLI YATIRIMLAR YER ALMADI”

 Ekonomik Program’ın 2019-2021 dönemi çalışmaları henüz tamamlanmadığından, 2019 bütçesinde yer alacak Türkiye Cumhuriyeti kaynaklı reel sektör ve altyapı yatırımları dağılımı yer almadığını bildiren Denktaş, tümünün dağılımının Ekonomik Program sonrası imzalanacak mali protokolde yapılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesi altında yer alan Yedek Ödenekler içerisinde gösterildiğini açıkladı.

 Maliye Bakanı Denktaş, bu programlar çerçevesinde aktarılan kaynaklar incelendiğinde, altyapı ve reel sektör ağırlıklı kaynaklara ayrılan payın arttığını, kamu maliyesinin desteklenmesi yani maaş ödemelerinde kullanılan kaynak miktarının ise sürekli azaldığını kaydetti.

 

“KAMU MALİYESİNDE DİSİPLİN AÇISINDAN BAŞARILI SEVİYEYE ULAŞILDI”

 Kamu maliyesi için aktarılan kaynağınTC Yardım ve Kredilerinin 2002’de yaklaşık yüzde75’i, 2009’da yüzde60’ı son iki yılda yüzde16’sı ve 2018’de ise yüzde 8’ine karşılık gelmekte olduğunu dile getiren Denktaş, “Sadece bu bile kamu maliyesinde mali disiplin açısından başarılı bir seviyeye ulaşıldığının bir ifadesidir” dedi.

 Denktaş, yerel gelir artışının da önemli payı olduğunu ve yerel gelirlerin son iki yılda yüzde 20 civarında artış gösterdiğini dile getirerek, bu artışın birçok etkeni olmasına rağmen sürdürülebilirlik açısından özellikle e-vergi uygulaması, teknoloji imkanlarından daha fazla yararlanılması, beşeri ve teknik kapasitenin artırılması, kapsamlı ve detaylı istatistikler yapılması, vergi verenden daha çok vergi almak düşüncesiyle değil vergi tabanını genişletmek, dolayısıyla kayıtdışı ekonominin boyutlarının azaltılması önemli olacağını söyledi. 

 Serdar Denktaş, bu yönde ciddi çaba göstermek zorunda olduklarını vurgulayarak dolaylı vergilerden çok dolaysız vergiler, yani gelir vergisi ve kurumlar vergisiyle birlikte dolaylı olmakla beraber önemli bir vergi ayağı olan KDV gelirlerinin temini hususunda ciddi performans gösterme ihtiyacı bulunduğunu belirtti.

 Denktaş, bu gelir bacağının 2017’ye göre yüzde57 artış gösterdiğini, bu yönde yapılacak çalışmalar bulunduğunun bilinciyle performansın memnuniyet verici olduğunu vurguladı.

 

VERGİ DAİRESİ’NDEKİ REFORM KDV’DE GELİR ARTIŞI SAĞLADI

 Dahilde alınan KDV’deki böyle yüksek orandaki artışın nedeninin Gelir ve Vergi Dairesi’nde yapılan reform niteliğinde sayılabilecek değişikliklere bağlı olarak kayıt dışılık konusunda yapılan çalışmaların sonucu olarak görülebileceğini dile getiren Denktaş, yapısal sorunlardan biri olan Personel, Sosyal Güvenlik ve Cari Transfer giderlerinin Genel Bütçe içerisindeki payının yüzde 79,60 oranında olduğunu kaydetti.

 

“EK MESAİ ÖDEMELERİ KAMU MALİYESİ YÖNÜNDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

 Maliye Bakanı Serdar Denktaş, devamlı surette artan ve adeta karşılarında ikinci bir iş olarak duran ve 2017’de 120 Milyon TL’ye ulaşan, 2018 sonu tahmini 153 milyon olan ve personel giderlerinin yüzde7’sine denk gelen ek mesai ödemelerinin kamu maliyesi yönünden sürdürülebilirliği olmadığını vurguladı.

 Ek mesai konusunun, verimlilik, adalet, istihdam açısından sorgulanmak zorunda olan ve hükümetin ivedi tedbir alması gereken bir sorun olduğunu dile getiren Denktaş, Maliye Bakanlığı ile diğer kurumlar arasındaki bütçe görüşmelerinin temeli olan Mal ve Hizmet Alım Giderleri’nin bütçe içerisindeki payının sadece yüzde 7.25 olduğunu söyledi.

 Kamu maliyesinde mali disiplin sonucu sağlanan pozitif etki ile 2015 yılında 43 milyon TL olan mahalli yatırımların, 2016 yılında 69, 2017 yılında 125, 2018 yılında 164 milyona çıkarılmasına imkan verdiğini söyleyen Denktaş, 2019 bütçesindeki yüksek açık bu konuda beklenen artışın yapılmasının zorlaştırıldığını ve 2019 yılı mahalli kaynaklı yatırımların yüzde10,24 bir artış ile180,8 milyon TL düzeyine getirildiğini kaydetti.

 

SAĞLIK... YURT DIŞI TEDAVİLER…

 Serdar Denktaş, Sağlık Bakanlığı bütçesinde 2018 yılında geçmiş yıla oranla yüzde34,52 artırılarak 105,6 milyon TL’na çıkarılan laboratuvar malzemesi ile tıbbi malzeme ve ilaç alımları 2019 yılında yüzde 52,70 artışla 161,25 milyon TL’ye yükseltildiğini dile getirdi. Denktaş, yine, 2018 yılında geçmiş yıla oranla yüzde 28,57 artırılarak 45 milyon TL’na çıkarılan yurt içi ve dışı tedavilerin 2019’da yüzde100 artışla 90 milyon TL’ye yükseltildiğini belirtti.

 Doğrudan gelir desteği için 2018 yılında geçmiş yıla oranla yüzde14,71 artırılarak (birikmiş 45 milyon borç dahil olarak) 195 milyon TL’ye çıkarılan ödemeler 2019 yılında yüzde33,34 artışla (birikmiş 100 milyon TL borç dahil) 260 milyon TL’na yükseltildiğini dile getiren Denktaş, böylece 5-6 yıldır sürekli borç devreden durumdaki DGD ödemelerinde ilk defa temiz bir sayfa açılmasının hedeflendiğini kaydetti.

 

BELEDİYELERE VE SİYASİ PARTİLERE KATKI

 2018 yılında 322,5 milyon TL olan belediyelere yapılan katkınınyüzde29,40 artışla 417,4 milyon TL’ye bağlandığını söyleyen Denktaş, 2018’de 10,5 milyon TL olan Siyasi Partilere ayrılan payın yüzde29.40 artış ile 13 milyon TL’ye bağlandığını kaydetti.

Serdar Denktaş, devletin işveren sıfatı ile yaptığı sosyal güvenlik yatırımları hariç olmak üzere Sosyal Sigortalara sağlanan kaynak yüzde39,22 artış ile 568 milyon TL olduğunu dile getirdi. Denktaş, 2018’de 82,4 milyon TL olan BRTK’ya sağlanan kaynağın yüzde39,95 artışla 107,9 milyon TL olduğunu ve ayrıca, mahalli kaynaklı yatırım projeleri ile solar enerji, kanalizasyon gibi altyapı yatırımları için 2,7 milyon TL kaynak yaratıldığını belirtti.

Maliye Bakanı Denktaş, 2018 bütçesinin görüşülmesi sırasında kürsüden “Özellikle yerel gelirlerimizde, gelirlerin artırılmasına bağlı olarak hedeflerin tutturulması sonucu; görevimiz, ülkenin ihtiyacı olan projelerin hızla hayata geçirilmesidir. Bu bağlamda, reel sektör ile yatırımlara hız kazandırılarak, üretimi ve buna bağlı olarak istihdamı artırmak temel hedefimizdir” dediğini hatırlattı. Denktaş buna paralel, 2017’de TC kaynaklı yatırımlar ve reel sektör destekleri öngörülenin üzerinde gerçekleşirken, yine 2017 yılında yüzde78,85 artış ile 70 milyon TL’den 125,2 milyon TL’ye yükseltilen ve öngörülenin üzerinde gerçekleşen Mahalli Kaynaklı Yatırımlarının 2018’de yüzde40,45 artış ile 175,8 milyon TL’ye yükseltildiğini kaydetti.

 

EYLÜL SONU İTİBARIYLA 29 MİLYAR BORÇ

Bu rakamın 2016 mahalli kaynaklı yatırımlarına göre yüzde151,21 artışa karşılık geldiğini söyleyen Denktaş, ülkenin kanayan yarası olan aşırı borç yükünün 30 Eylül 2018 sonu itibariyle 5 milyar 988 milyon TL iç borç, 23 milyar 186 milyon TL dış borç olmak üzere 29 milyar 174 milyon TL’ye yükseldiğini kaydetti.

 Bu rakamın, tahmini GSYİH’nın yüzde180’sine tekabül etmekte olduğunu söyleyen Denktaş, bu durum kamu maliyesini ve ekonomiyi olumsuz etkilemeye devam ettiğini kaydetti.

 

“KAMU BORÇ YÜKÜNÜN KONTROL ALTINDA TUTULUP AZALTILMASI BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ OLMAK ZORUNDA”

 “Bu nedenle kamu borç yükünün kontrol altında tutulması ve azaltılması birinci önceliğimiz olmak zorundadır. İç borç yükünü azaltacak ödeme planlaması ile ödeme takviminin oluşturulmasına ağırlık verilmesi bu yıl en öncelikli konumuzdur. Bunun için de 2019 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nda KKTC devlet iç borçlarının faiz ödemelerinin yapılabilmesi amacıyla 230 milyon TL ödenek öngörülmüştür” şeklinde konuşan Denktaş, sosyal güvenlik sisteminde aktüeryal dengenin sağlanmasına yönelik önemli ilerlemeler sağlandığını kaydetti.

 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüzde 3 olarak hedeflenen aktif/pasif oranının yüzde2,97’e ulaştığını, Sosyal Sigortalar Dairesi’nin 264 milyon TL’ye ulaşan geçmişten gelen borcu 148 milyon TL’ye düşürüldüğünü dile getiren Denktaş, bu borç içerisinde 80 milyon TL tutarındaki kısmın yapılandırılarak taksit ödemelerinin devletten alınan katkıdan yapılması sağlandığını bildirdi.

 Bunun için de bu yıl 36 milyon TL’lik ödenek öngörüldüğünü dile getiren Denktaş, devlette çalışan personelle ilgili olarak devletin bir işveren sıfatı ile ödediği Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi giderleri için öngörülen 154,5 milyon TL’den ayrı olarak, Sosyal Sigortalar Yasası ve Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında III. Ayak Devlet primleri için 410 milyon TL, Sosyal Sigortalara özel uygulamalar ile ilgili yapılan ödeme için 122 milyon Türk Lirası ödenek öngörüldüğünü söyledi.

 

SİGORTALARA 568 MİLYON TL

 Denktaş, devletin işveren sıfatı ile yaptığı sosyal güvenlik yatırımları hariç olmak ve Sosyal Sigortaların içinde bulunduğu gelir gider dengesizliğini gidermek üzere katkı miktarının 36 milyon TL olarak öngörülmesine rağmen Sosyal Sigortalar Dairesi’ne sağlanacak kaynak yüzde39,22 artışla 568 milyon TL olduğunu kaydetti. 

 

BELEDİYELERE KATKI PAYLARI

 Konuşmasında belediyelere özellikle yer vermek istediğini söyleyen Denktaş, 2009’a kadar yüzde 6 olan Belediye Katkı Paylarının 2009 başında yüzde 7,6’ya,2010’da yüzde 8,5’e, 2016’dan itibaren de yüzde 9,25’e yükseltildiğini kaydetti.

 2017 yılında Belediyelere Katkı Payının yüzde18,33’lük bir artışla kapatıldığını dile getiren Denktaş, 2018 Yılı Mali Yıl bütçesinde de yüzde 23,58’lik bir artışla 332,5 milyon TL ve 2019 yılında ise yüzde 29,40 artışla 417,4 milyon TL olarak öngörüldüğünü söyledi.

 

“SON YILLARDA BELEDİYELERE DEVLET KATKISI YEREL GELİRLERDEKİ ARTIŞIN ÇOK ÜZERİNDE”

 Özellikle son yıllara bakıldığında belediyelere sağlanan devlet katkısının, yerel gelirlerde elde edilen artışın çok üzerinde olduğunun açıkça görüleceğini dile getiren Denktaş, “Buna ilaveten, devlet tarafından Ekim 2007’den itibaren üstlenilen ve ödenmeye başlanan ve devam eden bugün itibarıyla 342 belediye emeklisi için ise 29 milyon TL ödenek ayrılmıştır” dedi.

 

“28 BELEDİYEDEN SADECE 9’UNUN DEVLET KATKISI ORANINDA VEYA ÜZERİNDE ÖZ GELİRİ VAR”

 Serdar Denktaş, Belediye ve Köylerin Altyapı Yatırımlarına Katkı Projeleri için Türkiye Cumhuriyeti yardımları ile sağlanan ve devirlerle birlikte 2019’da 119,1 milyon TL ve AB Mali Yardımları çerçevesinde yapılacak katkıların bunların dışında olduğunu söyledi. Denktaş, 28 belediyenin sadece 9’unun devletten alınan katkı paylarına eşit oranda veya üzerinde öz gelire sahip olduğunu söyledi. 

 

“SÜRDÜRÜLEBİLİR MALİ VE İDARİ YAPIYA KAVUŞTURULMALARI KAÇINILMAZ”

 Maliye Bakanı Denktaş, şöyle konuştu:

 “Üzülerek ifade ediyorum ve gerçekten iyi yönetilen belediyelerin olduğunu hepimizin bildiği gibi, faaliyetleri sürdürülemez noktada olan birçok belediyelerin de olduğu yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Elbette ki yerel yönetimler halkın oyları ile ve seçimle göreve geliyorlar ve yetkilerini yasalar çerçevesinde halktan alıyorlar, ancak halkın da hak ettiği ve beklediği modern, çağdaş, beklentilere cevap veren belediyecilik hizmetlerinden yararlanmak en doğal hakları olduğu unutulmamalıdır. Bunun için Hükümet Programına uygun olarak Yerel Yönetimlerin sürdürülebilir mali ve idari yapıya kavuşturulması, yetki ve sorumluluk anlamında da kaçınılmazdır. Yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz durumlardan gerekli ders çıkarılmalıdır.”

 Denktaş, her yıl bütçede ayrılan kaynak tükendiği halde ödeme taahhütleri nedeniyle sorun olarak karşılarına çıkan Ek Mesai, Burs ödemeleri, Taşımacılık ve İlaç ödemelerinde düzenlemelere gidilmesi noktasında ciddi performans gösterme ihtiyacının olduğunu da söyledi. 

 “Hükümetin 2019 Mali Yılı Bütçesi ile temel amacı sürdürülebilir bir kamu finansman dengesini kurmak ve gerekli yapısal tedbirleri uygulamaya koyarak; ekonomide sürdürülebilir kalkınma sürecini sağlamak ve buna paralel olarak üretime dayalı büyümeyi gerçekleştirmektir. Ekonomik düzen içinde, özel sektörün gelişmesi ve özel yatırımların istihdam yaratıcı etkisini arttırmak için gerekli teşvik uygulamaları sürdürülecek olmakla birlikte toplumsal fayda açısından da gözden geçirilecektir. Reel sektörü desteklemek amacıyla çeşitli sektörler ile küçük esnaf ve sanatkâr ile çiftçi ve hayvancılara bankalar aracılığı ile hibeler dahil olmak üzere sıfır ve düşük faizli kredilendirme imkânları yürütülecektir” diyen Denktaş, Hükümetin 2019 Mali Yılı Bütçesi ile temel amacı sürdürülebilir bir kamu finansman dengesini kurma hedefine ulaşılabilmesi şüphesiz ki, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla toplanacak vergilerle mümkün olacağını söyledi.

 Denktaş, devletin yaptığı harcamaların temel kaynağı vergilerdir ve vergi önemli bir maliye politikası aracı olduğunu vurguladı.

 Hükümetin amacının mevcut vergi sistemini daha çağdaş, daha bilimsel ve daha adil bir yapıya kavuşturmak, yatırımları ve istihdamı destekleyerek sürdürülebilir, ekonomik büyümeye katkı sağlayan, uygulanabilir bir vergi sistemini oluşturmak olduğunu söyleyen Denktaş, iyi bir vergi sisteminin en önemli özelliğinin kuvvetli, etkin bir vergi idaresine sahip olması gerektiğini kaydetti.

 Serdar Denktaş, vergi mevzuatının sadeleştirilmesi ve daha çağdaş bir yapıya kavuşturmak çalışmalarına devam edilerek, yükümlü haklarını artıran; vergi denetiminde adaleti, eşitliği ve güven duygusunu sağlayan, Vergi Dairesi uygulamalarında şeffaflığı ve hesap verebilirliği artıran, uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştıran değerleme ölçülerini yükümlü lehine iyileştiren, vergiye uyum maliyetlerini düşüren düzenlemeler gerçekleştirileceğini dile getirdi. Denktaş, haksız rekabet ile gelir dağılımını bozan ve nihayetinde toplumsal refahı sekteye uğratan bir olgu olan kayıt dışılık ve kayıt dışı ekonomi ile en etkin şekilde mücadele edeceklerini söyledi. 

 Kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye büyük önem verdiklerini söyleyen Denktaş, bu kapsamda mevzuatın iyileştirilmesinin yanısıra vergi denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yükümlülerin vergiye gönüllü uyumunun artırılması da öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti.

 “Kayıtdışılığı, en basit şekliyle kurallara uyulmaması ve bundan ekonomik yarar sağlanması olarak tanımlayabiliriz. Kayıtdışılıkla mücadelede iki temel unsura özellikle önem veriyoruz. Bunlardan birincisi vergi denetimindeki etkinlik ikincisi ise mükelleflerin vergi bilincini geliştirmektir” diyen Denktaş, kayıtlı ekonomiye geçişin hızlandırılması ve kayıt dışılığın en aza indirilmesi amacıyla göreve geldikleri günden itibaren teknolojik altyapı yatırımlarına gereken önemi verip çalışmalarına başladıklarını anlattı.

 Denktaş, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile KKTC Hükümeti arasında KKTC e-Maliye Projesinin yürütülmesine ilişkin imzaladıkları protokol çerçevesinde Gelir ve Vergi Dairesi’nin yeniden yapılandırılması için çalışmalarını yaptıklarını kaydetti.

 Gerçekleştirilen e-Vergi otomasyon projesinde; tüm ilçelerdeki Gelir ve Vergi Dairelerindeki bilgisayar altyapısının günümüz teknolojilerine uygun olarak yeniden yapıldığını söyleyen Denktaş, proje kapsamında çok kısa bir süre içerisinde Gelir ve Vergi Dairesi’nin tüm yazılım ihtiyaçlarının analiz edilerek yazılımın tamamlandığını ifade etti.

 

İNTERNET ÜZERİNDEN ELEKTRONİK BEYANNAME VE ELEKTRONİK VERGİ ÖDEME

 Maliye Bakanı Denktaş, geliştirilen yeni yazılımla verginin doğuşundan tahsil edilinceye kadar yapılacak takip sistemiyle vergi gelirlerinin artırılmasında önemli katkılar sağlanacağını, bu projeyle vatandaşların internet üzerinden elektronik beyanname vermelerini ve vergilerini elektronik olarak ödeyebilmelerinin sağlandığını ifade etti.

 “Projenin devamında diğer kurumlarla entegrasyon hizmetlerine geçerek ülkemiz insanlarına gelişmiş ülkelerdeki hizmetleri vermeye başladık” diyen Denktaş, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarıyla yapılan entegrasyonda ülkede takribi 90 bin yabancı uyruklu öğrencinin internet üzerinden, dairelere uğramadan muhaceret harçlarını ödeyip muhaceret izinlerini alabilme imkanını sağladıklarını söyledi.

 

“GELİR VE VERGİ DAİRESİ’NİN YENİDEN YAPILANDIRILIYOR”

 Denktaş, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarıyla yapılan entegrasyonda ülkedeki takribi 90 bin yabancı uyruklu öğrencinin internet üzerinden muhaceret harçlarını ödeyip muhaceret izinlerini alabilme imkanını sağladıklarını söyledi.

 Serdar Denktaş, Gelir ve Vergi Dairesi’nin yeniden yapılandırılması ve güçlendirilmesini sağlamak amacıyla çalışmalar devam ettiklerini belirtti.

 Denktaş, teknolojik yeniliklerle yükümlülerini daha iyi tanıyan, hizmet sunan ve aynı zamanda ödevlerini yerine getirmeyen yükümlüyü daha yakından izleyen ve yaptırım uygulayan bir vergi politikasının hedeflerinin arasında yer aldığını dile getirdi. Denktaş, etkin ve güçlü vergi denetimi için personelin eğitimine hızla devam etmeyi, teknolojik alt yapıyı süratle geliştirmeyi ve vergi denetimlerini daha da artırmayı planladıklarını kaydetti.

 

“KAYIT DIŞILIĞIN ÖNMELİ ÖLÇÜDE ÖNÜNE GEÇİLECEK”

 Maliye Bakanı Denktaş, Gümrük ve Rusumet Dairesi’nin de otomasyon işlemleri tamamlandıktan sonra Vergi Dairesi ile sağlanacak elektronik kontrol neticesinde kayıt dışılığının önemli ölçüde önüne geçileceğini söyledi.

 Denktaş, “E-vergi ile elektronik takip sistemi geliştirilerek, e-gümrük sisteminin devreye alınmasıyla vergideki kayıp ve kaçağın önlenmesinde önemli bir aşama kaydedilecektir” dedi.

 

“VERGİ YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİREN VATANDAŞA ÖDÜL”

 Maliye Bakanı Serdar Denktaş, vergi mevzuatını daha etkin, adil ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için reform niteliğinde düzenlemeleri hayata geçirdiklerini kaydetti.

 Denktaş, şöyle devam etti:

 “Bu kapsamda vergi adaletini daha da pekiştirmek maksadıyla zamanında ve usulüne uygun vergi yükümlülüğünü yerine getiren vatandaşlarımıza ilişkin ödül uygulamasını başlatmış bulunuyoruz. Şöyle ki; yasal vergilendirme süreleri içerisinde beyannamelerini sunanlar ve tahakkuk eden vergileri düzenli olarak yasal sürelerinde ödeyenler ödemekle yükümlü oldukları vergi miktarlarına yüzde beş oranında indirim almaya 2018 yılında başlanmıştır.

 Yükümlülerimizin bu ödül sistemimizden yasalar uyarınca faydalanabilmeleri için kesintiye uğratmadan yükümlülüklerini düzenli yerine getirmeye devam etmeleri ve haklarında ilgili süreler içerisinde re’sen, ikmalen ve idarece tarhiyatlar neticesinde ek vergi tahakkuk ettirilmemiş olması koşuldur”

 

“YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEYENLERE USULSÜZLÜK CEZASI”

 Serdar Denktaş, vergi kayıplarını engellemek adına yürürlüğe giren ödül uygulamalarıyla birlikte vergi adaletini daha da pekiştirmek maksadıyla “zamanında ve usulüne uygun vergi yükümlülüğünü yerine getirmeyen” yükümlülere de yeni yazılımla birlikte asgari ücrete bağlı usulsüzlük cezaları getirilmeye başlandığını belirtti.

 Denktaş, “Yürürlüğe koyduğumuz bir diğer uygulama ise vergi kaybı yaratan yükümlülere uygulanacak tarhiyatlarda vergi kaybı miktarına bağlı olarak uygulanacak ceza ile birlikte kayba uğratılan verginin yasadaki beyan ödeme tarihinden itibaren gecikme faizi uygulamasıdır” dedi.

 Denktaş, şöyle devam etti:

“Kamu yararını göz önünde bulundurarak vergi kayıplarına uğramadığımız ve ödeme gücüne göre herkes için adil olacak bir vergilendirme düzeni için sorumluluklarımızın farkında olarak her türlü iyileştirme için elimizdeki imkânlar dâhilinde uygun koşullar yaratmaya devam edeceğiz”

 

“ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAAİYETLERİ DESTEKLENİYOR”

 Maliye Bakanı Denktaş, günümüz koşulları ve yeni dünya teknolojileriyle gelişimine yönelik büyük önem arz eden araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Gelir Vergisi Yasa Tasarısı ve Kurumlar Vergisi Yasa Tasarısı hazırlandığını kaydetti.

 Denktaş, kurulacak teknopark bölgelerinde teknopark ve araştırma geliştirme faaliyetlerinden elde edilecek gelirler 30 yıl süreyle Kurumlar Vergisi’nden muaf tutulmasının tasarlandığını dile getirdi.

 Serdar Denktaş, muhasebe mesleğinin icra koşullarını denetim yetkisiyle denetleme konularını, mesleğin işleyişine yönelik esasları, yıllık ve konsolide hesapların denetimini, muhasebe mesleğine kabul ve yetki belgesiyle ilgili konuları düzenleyen; bu konuların denetim ve koordinasyonunu sağlayacak olan kurul ve enstitünün oluşumu ve çalışmalarını düzenleyen kuralları içeren kapsamlı Muhasebe Denetim ve Meslek Yasası tasarısına son şekli verilerek meclis komitesine sevk edildiğini belirtti.

 

TL’NİN DEĞER KAYBI KARŞISINDA ALINAN  MALİ TEDBİRLER

 Maliye Bakanı Denktaş, 2018 yılında Türk Lirası’nın aşırı değer kaybından dolayı halkın alım gücünde meydana gelen kayıplardan dolayı yaşanan olumsuzlukları biraz olsun azaltmak amacıyla hükümetin aldığı mali tedbirleri de dile getirdi.

Denktaş, mali tedbirleri şu şekilde sıraladı:

 “Gümrüklerde yapılan ithalatlarda kur sabitlenmiş, devlete döviz kira borcu bulunan gerçek ve tüzel kişilerin borçlarında kur sabitlenmiştir. Kiracıları rahatlatmak amacıyla dövizle kira geliri elde edenlerin döviz stopaj oranı aşağıya çekilerek, elde etikleri döviz gelirinin kuru sabitlendi. 1 Eylül 2018 tarihinden sonra yapılan kira sözleşmelerinde Türk Lirası cinsinden sözleşme yapmayı teşvik etmek amacıyla TL kiralarda stopaj oranı yüzde 2, dövizle yapılan sözleşmelerde stopaj oranı yüzde 15 olarak düzenlendi. Katma Değer Vergisi’nde temizlik ve beyaz eşyada oran yüzde 16’dan yüzde 5’e, lokanta hizmetlerinde ise bu oran yüzde 10’dan yüzde 5’e indirildi. Bilançolarda tamamen veya kısmen kayıt dışı kalmış unsurların bilançoya dahil edilebilmesine imkan sağlamak amacıyla Mali Düzenlemeye İlişkin Kararname çıkarıldı. Casino ve bet ofislerinden döviz bazında alınan vergilere yüzde 20 oranında artış getirildi”

 

“YOLSUZLUK VE HAKSIZ RANT İLE MÜCADELE”

 Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı ile yapılan koordineli çalışma sonucunda, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasa Tasarısı hazırlanıp Meclis gündemine getirildiğini belirten Denktaş, bu yasa tasarısıyla Anayasa’nın 73’üncü maddesinin gereği yerine getirilerek, kamu hizmeti görenler hakkında haksız mal edinilmesi durumunda cezai müeyyide uygulanması sağlanarak yolsuzluk ve haksız rant ile mücadele amaçlandığını kaydetti.

 Denktaş, bu amaçla hazırlanan yasa tasarısının sistematik bir şekilde mal bildiriminde bulunulmasını zorunlu kılarken, mal bildiriminde bulunmakla yükümlü kişilerin mal bildiriminde bulunup, bulunulmadığının takibini hedeflediklerini belirtti.

 Mal bildiriminin şekil ile içerik açısından kurallara ve içeriğinde yer alan beyanların gerçeğe uygunluğunun denetim koşullarının da düzenlendiğini kaydeden Denktaş, haksız mal edinmenin önlenmesini amaçladıklarını söyledi.

Denktaş, siyasi ve kamu yaşamı içinde yolsuzluk ve rant kültürünün önüne geçebilmek için adalet, eşitlik, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine dayanarak, mevkiinin kötüye kullanılmasını engellemek ve yapılacak denetimler sonucu yasaya aykırılığın tespiti halinde cezai kovuşturma başlatmayı hedeflediklerini kaydetti.

 

“TEMİZ VE BAKIMLI EMLAKLARA VERGİ İNDİRİMİ”

 Taşınmaz Mal Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın da hazırlandığını söyleyen Denktaş, yaşanan ekonomik koşullar sebebiyle uzun süredir taşınmaz mal vergilerinin artırılamaması sonucunda reel anlamda azalan belediye gelirlerinin artırılmasının amaçlardan biri olduğunu belirtti.

 Denktaş, tasarının, belediye meclislerine yetki verilerek, zor durumda olan belediyelerin daha yüksek oranda Taşınmaz Mal Vergisi toplama imkânının getirilmesi ve daha temiz bir çevre yaratmak amacıyla temiz ve bakımlı emlaklara ödenecek vergi üzerinden yüzde 10 oranında indirim öngördüğünü kaydetti.

 

“13. MAAŞLARI 20 ARALIK PERŞEMBE GÜNÜ ÖDENECEK”

 Maliye Bakanı Denktaş, 13. maaşların 20 Aralık Perşembe günü ödeneceğini belirtti.

 Denktaş, sözlerini şöyle tamamladı:

 “Sorunların çözümüne ve geleceğe yönelik somut ve uygulanabilir önerilerin tartışılacağı, ilgili tüm bakanlık ve kurumlara yol gösterici olacağınız bütçe görüşmeleri sürecinde yapacağınız çalışmalar ile katkılarınız için Hükümet ve şahsım adına sizlere teşekkür eder, 2019 Mali Yılı Bütçesinin, Ülkemiz ve insanlarımız için hayırlı olması dileklerimle saygılarımı sunarım”

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ertaç Eser 2018-12-12 16:01:23

Sizler bu işler için gelmedinizmi ? Giderlerin fazla olması herhalde halkın suçu değil.Madem hayat pahalılığını ertelediniz,o zaman hala çatır çatır zam yapan markerleri kontrol edin de bu halk es azından idare edebilsin.

banner5

banner31