“Allaalla” dedi…

Gideceği yer yabancı değildi oysa…

İdare, onlarda…

Yönetim, onlarda.

Direktifler, gönderilen paralar, yaptırılan yollar…

Hep onlardan…

Üstelik pasaport falan da gerekmiyor.

Ama neden iç hatlar değil de, dış hatlar?

“Hayret valla” dedi Trabzonlu ama yine de hoşlandı.

Fena mı oluyor…

Giriyor duty-free bölümüne.

Çeşit çeşit sigaralar, viskiler, çikolatalar.

Hepsi de piyasadan ucuz.

Uçak bildik yerli firmalardan.

Ha İzmir’e ha Ercan’a…

Pilotlar Türkçe, hostesler Türkçe, servis bile Türkçe.

Ercan havaalanı…

Ne biçim yer burası?

Sanki Anadolu’daki havaalanlarından biri…

Bir de yabancı havaalanı gibi TC’den gelenleri sıraya koyuyorlar.

Neymiş… Kimlik kontrolü…

Fakat o da ne?

Mührü basan da kimlikleri kontrol eden de Türkiyeli…

Hatta havaalanı dışında bekleyen taksi şoförleri bile…

Yol soldan aksa da karşıdan gelen sürücüler, yol kenarında biriken çöpler, oyulmuş dağlar.

Ne farkı var ki Trabzonlunun oralarından?

Gideceği yere kadar giderken, Trabzonluda tedirginlik olmalıydı…

Oldu da, ya onu karşıdakiler anlamazlarsa diye…

Diyelim okula gitti…

Kayıt yaptıracak…

Türkçe konuşan memure hanım Adanalı iyi mi?

Okula ödediği para da bildik, TL…

O da iyi.

Çarşıda dolaşırken gördüğü etiketler, tezgâhtarların çığırtkanlıkları, en önemlisi lahmacun kokuları.

Hele Antepli çiğ köfteci Halim.

Dilenci, şurada oturarak dilenen hırsız.

Esrarcı Hamza, kabadayı Hanzo…

Bir de tecavüzcüler…

“Ah canlarım benim, hepsi burada” demez mi Trabzonlu?

Deyip de keyiflenmez mi, yabancı yerde değil diye.

Hiç de korktu gibi değilmiş.

Burası yabancı bir ülke değil.

Basbayağı Diyarbakır, Eskişehir…

Zaten yayla şenlikleri de yapılıyormuş… Tam onun memleketi Trabzon…

Bunlarda sonra demez mi Trabzonlu, ““Ah memleket ne de burnumda tütüyor”.

Tamam, da her şey onların istediği gibiyse, nasıl oluyor ve ev kiraları İngiliz lirası?”

İşte burada Trabzonlu şaşırdı, hatta kudurdu.

Birine işi alıştıra alıştıra yaptıracaksınız ki, yabancılık çekmesin.

Biz, yabancılık çekmesinler diye kendi toprağımızı onlara terk edip gittik.

Pat diye adam bunalıma düştü.

Ve saçma sapan laflar etmeye başladı.

Sanki Kıbrıs’ta Kıbrıslı kalmış gibi, “Kıbrıs Kıbrıslılara dar edeceğiz” dedi Trabzonlu…

Kabahat bizde..

Alıştıracaktık ki ha ora ha bura aynı algılasın…

Şaşırmasın.

Trabzonlu şaşırmış kendini.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31