KKTC’deki seçimler,Güneydeki Rum Toplumunu ne kadar ilgilendiriyorsa,Güneydeki seçimler de bizleri ilgilendirmektedir.

Sonuçta  istemesek de birileri her iki tarafın elini tutarak masaya getirmekte,sonra da her tarafın sırtında boza pişirmekte!

Yıllardan beri bu böyle geldi böyle gitmekte…

Madam ki bu iki halk artık anlaşamacağını ve kendi devletlerinde yan yana yaşayacaklarını söyleme cesaretini bulamaz,dıştan empoze görüşmeler ardı ardına sürecektir!...

Bizde “Annan plânının” kabul ettirilmesi uğruna iç darbe yapılmıştı.

Milli Mücadele Lideri Denktaş bıktırılınca, Türkiye ile ters düşmemek için adaylığını koymamıştı.

M.A.Talat’ın yolu böyle açılmıştı. Ankara’da iktidarı yeni alanlar “Kıbrıs’ı çözerek” önlerini açmak niyetinde idiler.

Batıda da varolan istek, Güneyde de AKEL’in Başkanı Hristofyas’la Kıbrıs dışındakilerin istediği “Çözüm” yaratılması idi.

Davulun sesi uzaktan böyle geliyordu.

Talat’ın verdiği ödünler sınırı aştığı hâlde Hristofyas bile oturup anlaşma imzalayamadı.

Niçin olmadı?

Çünkü Yunanistan’ın istediği sadece “Enosis”yolunun açılması idi.

Topu Hristofyas’ın ayağına verdiler,oynamasını istediler.

Başta ABD olmak üzere BM ve AB Kıbrıs’ta görüşmelerin sürmesinin işlerine geldiğini kabul etmektedirler.

Sonuçta Anglo-Amerikan üslerinin geleceği tehlikeye girmezse, o güçlerin müdahale etmeleri beklenemez.

Yeter ki masada görüşme ile oyalanalım…

İşte bu sırada Güneyde önce milletvekilliğinde, sonra da Başkanlıkta değişim söz konusudur.

İlki yapıldı.

Bunu Hristofyas’ın yerine DISI Başkanı Anastasiyadis’in gelmesi ve yeniden görüşme başlatılması beklentidir.

Seçimlerin bunu gösterdiği sanılmaktadır.

Güney Kıbrıs'ta Pazar gün yapılan genel seçimlerde, DİSİ oyların yüzde 34,27'sini alarak seçimlerden birinci parti olarak çıktı.

Bu Başkanlık seçimlerine ışık tutar görünse de DISI veya AKEL’i yanına alacak öteki Partilerin kararları ile ilgilidir.

Nufusu 1 milyon civarında gösterilen “Kıbrıs(Rum) Cumhuriyeti’nde” Toplam 531 bin 463 kayıtlı seçmenin 418 bin 181'i (yüzde 78,68) sandık başına giderken 113 bin 282 seçmen (yüzde 21,32) sandığa gitmedi, 4 bin 970'ı (yüzde 1,19) boş oy attı. Bu orana bakıldığında katılımın yüksek olduğu görülür.

Kullanılan oyların 404 bin 518'i geçerli; 8 bin 693'ü geçersiz sayılırken; oyların partilere göre dağılımı şöyle gerçekleşti:

DİSİ: 138 bin 614 (yüzde 34,28)  AKEL: 132 BİN 163 (yüzde 32,67)  DİKO: 63 bin 783 (yüzde 15,76) EDEK: 36 bin 119 (yüzde 8,93) EURO.KO: 15 bin712 (yüzde 3,88) Ekologlar ve Çevreciler Hareketi: 8 bin 954 (yüzde 2,21) ELAM: 4 bin 359 (yüzde 1,08) LA.SO.K: 2 bin 668 (yüzde 0,66) ZİGOS: 858 (yüzde 0,21)KİPROS: 709 (YÜZDE 0,18)

Bu oy oranlarına dayanarak DISI’nin 20 ve AKEL’in 19 sandalye kazandığı ilân edildi. DIKO ve EDEK’in tutumu  ise Meclis ve Bakanlar Kurulu yapısını tayin edecektir.

Orada yarı başkanlık denilen anormal yapı vardır.

Meclise sorumlu olmayan bir Hükümet  ve üyeleri, Meclis dışından alınmaktadır.Hükümet güven oyu istemez;sadece düşürülmek için güvensizlik oyu kullanılabilir.

Bu “Başkanın” yetkilerini de etkilemez.

Sadece bir denge sorunudur.

Yapılacak ilk Başkanlık seçiminde AKEL, geçmişte yanında bulduğu öteki partileri bulacak mı?

AKEL,Hristofyas’ın seçimine kadar hep küçük partilerin başkanlarını veya adaylarını desteklemişti.

Buradan güdülen amaç DISI’nin adayının seçilmemesi idi.

Vasliliu böyle Başkan oldu.Kipriyanu ve Papadopulos  da böyle seçilmişti.

Şimdi ilk yapılacak seçimde acaba DIKO veya EDEK, AKEL ile ittifak yapar mı?

Yapsalar da Hristofyas’ı desteklerler mi?

AKEL+DIKO: Toplam oylar 195 bin 946’dır.

AKEL+EDEK: Toplam oylar 168 bin 282’dir.

Bunların olmayacağını söylemek için çok erken.

Bugüne kadar oldu,bundan sonra da olabilir.

Hatta küçük Partilerden gösterilecek adayın seçilmesine AKEL omuz verebilir.

Bunu yaparken DISI adayının seçilmemesini hesaplayacaktır.

DISI ne yapar?

En yakın Parti DIKO’dur.

Oradan destek bulabilir.

Bu durumda DISI+ DIKO: 202 bin 397 oy eder.

Bu durumda AKEL-EDEK ortaklığı olsa bile sağcılar kazanır.

Politika değişir mi?

AKEL’in Başkanı bile seçildi ve Rum-Yunan politikası değişmedi.

İki sağcı parti birleşirse mi değişecektir?

Bana göre güneyde Türkün hakkını teslim eden Partilerin iktidara gelmesi bekleniyorsa daha çook bekleriz…

Bu sonuçlara bakarak artık “Kıbrıs görüşmelerinin” rafa kaldırılması,Kuzeydeki devletimize sahip çıkarak bu adada iki devletin yanyana yaşaması tezini kabul ettirmeye çaba harcamamız gerekmektedir.

Başka denenecek yol kalmadı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31