Bazen, bazı toplumlar kim olduğunu ve nereden geldiklerini unuturlar...

Öyle bir değişim yaşarlarki, kültürleri yok olma noktasına gelir. Alışkanlıkları birden anıları haline dönüşür...

İşte Kıbrıslıtürklerin içine düştüğü durum budur...

Tamamı ile kim olduklarını unutmuş durumdalar. Sadece maziyi anarak, "çok iyi bir toplumuz" edebiyatı yapıyorlar...

74 öncesinde, bir kişinin "borcunu ödeyemediği" duyulduğunda utancından yerin dibine girerdi. Şimdi günümüzde bu normal bir hale dönüştü...

Borcu yüzünden:

Cezaevine düşenler...

Gazete sayfalarında boy boy resimleri çıkanlar...

Halk arasında "dolandırıcı" olarak görülen kişiler haline geldi bu toplum.

İngiliz disipilini ile kendi kültürünü birleştiren Kıbrıslıtürkler için onur herşeydi. Herşeyinden vazgeçerdi fakat onurundan asla...

Gelin görünki şimdi sadece menfaatı için yaşayan ve çıkarı uğruna hareket eden bir toplum haline dönüştük.

Borçlanmanın ne olduğunu bilmeyen bu toplumu, borçlanmadan yaşayamaz hale getirdiler...

Sanki de; 63 - 74 arası, onuru ve gururu ile yaşayan bu toplum değilmiş gibi, Ankara ve buradaki ganimet yiyiciler, bu toplumun kanını eme eme tükettiler. Kim olduklarını unutturdular...

Bu Kıbrıstürk toplumu değil miydi en yukarıdan en aşağıya kadar 30 lira alarak eşit bir şekilde yaşayan...

Peki nereden çıktı bu aç gözlülük?...

Bu günleri daha o günlerden, "kurtardık" mentalitesi ile kimyamızı bozmaya, kendilerine benzetmeye başlayarak planladılar.

İlk önce bir verdiler, daha sonra on alarak bizi kendilerine muhtaç ettiler...

Şimdi sıra ganimeti yiyen utanmazlarda, "anaları" onların elindekini de almaya geliyor. Ayakta bir kişi kalmayıncaya kadar bu böyle devam edecek...

Kim olduğumuzu hatırlamadığımız sürece, bu olanları bir "yeşilçam filmi" gibi izlemeye devam edeceğiz...

Kim olduğumuzu nasıl mı hatırlayacağız?

Hala evinde "işgal altındayız" diye ağlayıp, ekranda "onlar gitsin biz gelelim" siyaseti yapanlar ile değil...

Ankara'nın "seçilmiş uşakları" ile de değil...

Vatan millet edebiyatı ile "KKTC" sonsuza kadar yaşayacak çığlıkları atanlar ile hiç değil...

Hristofyas Kıbrıslırumlara seslenirken, "74 ruhu" bahsetmişti...

İşte bize de "63 ruhu" lazım!...

Barikatların arasında, herkesin 30 lira alarak ama gururu ile yaşadığı günlere dönmemiz lazım. Sıkıntı çekmemiz, bir birimize muhtaç olmamız lazım...

Övünerek anlattığımız, her birimizin kahraman olduğu o dönemleri hatırlamamız yetmediğine göre gerçek anlamda o anları yaşamamız gerekiyor.

Aslında bizim kendimizden utanıp kim olduğumuzu hatırlamamız için "silah zoru ile esir düşüp, gettoların içinde yaşamamız gerekiyor"...

Çünkü o günler, gururumuz, onurumuz ve dayanışmamız ile bizim "en güzel" ve "en onurlu" günlerimizdi...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31