Ne olduğu belli olmayan durumlarda insan,  neyi nasıl algılayacağını kavrayamıyor.

İçinde yaşadığımız bu ülke ne yazık ki yukarıda yazdığım cümle ile bire bir eş.

Kıbrıs yasal bir cumhuriyet, Kıbrıslılar o cumhuriyetin yasal vatandaşları.

Aynı zamanda da sahipleri, idarecileri, yönetenleri, yönetilenleridir.

Ve daha ne olması gerekirse onlarıdır.

Ancak böldüler.

Amaçlarını bu köşede de, bu gazetede de, çok yazdık.

Bölgeye hâkim olmaktı niyetleri.

Tek bir Kıbrıslıtürk olmasa da girecektik, dediler.

Bir Kıbrıslıtürk kalmasa da, dalacaklardı, kurtarmak için bahanesi ile.

Emirleri demir kesenler, adayı ortasından kestiler.

Birazcık kıvrım kıvrım olsa da gerekeni yaptılar.

Kuzeye üs ve asker, güneye üs ve asker doldurdular.

Ne kadar silah olduğunu ben de bilemem, buradakiler de.

Adeta bir barut deposu olduk.

Adanın barut deposu olduğunu gazeteler zaten 1974 öncesinde de yazıyorlardı.

Biz de o yazılara bakıp şaşırıyorduk, nasıl yani diyerek.

Oysaki öyleydi biz göremezdik bunu.

O günler adayı bölmekte kullanıldı.

Ve halkı göç ettirdiler.

Onlar, yani savaşanların bir kısmı öldüler ama kazandılar, savaşla ilgisi olmayan birçok insan göçmen oldular ama kaybettiler.

 Geçen gün TC gazetelerinden birinde, “Ada’da (Kıbrıs’ın kuzeyinde) çalışma izniyle yaşayan çoğu Hataylı, Mersinli, Adanalı 46 bin Türkiyeli bulunuyor. Çalışacaklar ama vatandaş değiller. Burs alamıyorlar. Devlete memur zaten olamıyorlar. Her alanda eziliyorlar. Madem on yıllardır burada yaşayanlara vatandaşlık verilmeyecekti, gelenleri kısırlaştırsaydınız” diye yazıyordu.

Öyle bir ortama getirildik ki mağdur olanlara üzülmek istesem kendi durumumuz aklıma gelir üzüntüm yarıda kesilir.

Ülkemizde bu kadar çok yabancının işi ne diye kızmak istesem de kızamam.

Sonra yerlerinden zorunlu göç ettirilen Kıbrıslıtürkleri düşündüm haberi görünce.

Zorunlu göçtür bu.

Dönecekleri tek yerleri oldukları yerlerdir.

Ada depremden veya suların yükselmesinden ötürü batsa gidecek yerleri yok.

Ama mağdur denilenlerin zaten ülkeleri Türkiye’dir.

Belki de evleri, köyleri boştur.

Hani bugün dönelim deseler, dönebilirler.

Ama nedense dönmüyorlar ve imkânları kısıtlanan, dönecek başka yerleri kalmayan Kıbrıslıtürklerin üstüne üstüne gidiyorlar.

Sanırım çözüm istiyoruz diye ortalara dolaşanların bunu görmeleri, önce hem işsiz hem burssuz kalan TC’lileri, sonra yasal olmadığı halde kendilerini buranın yasal sakinleri sananları ufak ufak uyandırmaları gerekir.

Ki kimliksiz diye ortalarda dolaşanlar gerçek kimliklerinin Kıbrıs değil TC olduğunu görsünler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31