Ne yazayım, hangi konunun neresinden tutayım diye bir hayli sıkıldım bugün...

Birkaç saatimi masa başında geçirdikten sonra “esas meselenin” esasında başımın üzerinde uçuşup durduğunu çok zor fark edebildim.

Karınları beyaz, başları, kuyrukları ve kanatlarıysa simsiyahtı… Ben rahat koltuğumda saatlerce otururken o küçücük bedenlerinin verdiği yaşam mücadelesini, “köşe yazımın derdine düştüğüm için” uzun bir süre algılayamadım bile…

Kısa ayaklarının sivri tırnakları arka balkonumuzun düz, yassı zeminine her seferinde umutla ve hırsla tutunuyor.

Bugün gelişlerinin üçüncü günleriymiş.

Dişi kırlangıç her uçuşunda ağzındaki çamuru çanak şeklinde tasarladığı yuvasına yapıştırıyor. O kadar hızla ve telaşla yapıyor ki bu çalışmayı… Hemen ilerideki toprak arazide erkeğinin tükürüğüyle harç haline getirdiği malzemeyi gagasıyla getiriyor, yine tarladan topladığı saman ve otlarla harmanlayarak da iyice sağlamlaştırıyor inşaatını… Sağlam ve güvenli yuvaları bitince de yumurtalarını doğurup kuluçkaya yatacaklarmış... Hemen ardından yine aynı telaşla yumurtadan çıkan yavrularını, avladıkları sineklerle ağızlarında yumuşatarak yedirecek ve büyütecekler… Sonra da yuvadan uçup daha sıcak bölgelere kanat çırpacaklar…

İşte bütün mesele buydu… Bunu görebilmek, anlayabilmek ve herkesin yavruları için verdiği hayat mücadelesine saygı duyabilmekti…

İşsizin isyanını, yavrusu için ne yapamadığı ile örtüştürebilmek; evine yeterince para götüremeyen, iş güvencesi olmayan ananın, babanın ne hissettiğini hissedebilmek… Yuva kuracak olanların, dünyaya gelecek yavrularına nasıl “bir gelecek” vereceklerine dair taşıdıkları ağır yüklerini hissedebilmekti…

Aslında bunu yapabilmenin en kolay yolu, bu duyguları önceden yaşamış olmaktan geçer de ya bunu hiç yaşamamış olanlara nasıl anlatılmalıydı... Ne yazık ki işsiz ve aşsız kalmayan, işsizin ve aşsızın halinden kolay kolay anlayamıyordu…

Ancak bir kırlangıcı anlayabilmek için de kırlangıç olmaya gerek var mı!… Bütün mesele, o kırlangıcın yuvasını “balkonumu kirletiyor” diye yıkıp atmamakta… Bütün mesele, olabildiğince onları rahatsız etmemek için arka balkonu daha az kullanabilmekte… Bütün mesele, tüm yavrularımızın geleceği için toplum olarak birbirimizi “yemek yerine”, daha duyarlı, daha çıkarsız, kocaman, büyük bir yürek olmayı öğrenebilmekte…

Hepinize “endişe duyduklarınızla” huzurlu ve mutlu bir haftasonu diliyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31