Sözlük anlamına baktığımızda, kısırlık; “üreme imkanı olmayan, döl vermeyen, ürün vermeyen, verimsiz, yararsız, sonuçsuz, içinde hiçbir üreme olayı geçmeyen, steril” olarak tanımlanmaktadır.

Çok uzun zamandır yurdumuzda kurulmuş olan hükümetlere bakarsanız yukarıdaki tanımın onlar için ne kadar geçerli olduğunu apaçık görürsünüz.

Hükümetler hiç mi üretmiyor? Bu soruya “hayır” cevabı verirsek, acaba tanıma uyumsuzluk gösterir miyiz?

Bu hükümetler ürün veriyorlar mı? Hem de çok! Gelin örneklere birlikte bakalım:

Kıbrıs tarihinde yaşanmış olan savaşların hangisinde 1880 kişi hayatını kaybetmiştir? Trafik güvenliği ile ilgili tedbirler alınmadığından, gelmiş geçmiş hükümetler sayesinde yollarımızda kaybettiğimiz 1880 kişi toprağa verilmiştir. Bu trafik faciaları sonucunda, ebedi engelli kalan yurttaş sayımız kaçtır acaba bilen var mıdır?

İşte trafikte ürettiğiniz ürün; ölüler!

Yurdumda kanser hastalığı almış başını gidiyor. Önlenebilir mi bilinmez ama azaltılabileceği muhakkak. Gıda güvenliği, çevre temizliği, erken teşhis yöntemleri, etkin tedavi yapılıyor mu? Hayır! İçi boş ihale tuzaklarıyla dolu beton yığınları yaratmaktan başka icraatınız yok. Bu hastalıktan dolayı kaybettiklerimizin sayısı olsun, şu an bu hastalıkla kaç kişi boğuşuyor onun sayısı olsun tarafınızdan bilinmiyor. Kanserle mücadele derneklerine üye olan kişi sayısını baz almaktan başka istatistiki bilgimiz bulunmuyor.

İşte sağlıkta ürettiğiniz ürünler; ölüler!

Acaba diyorum nüfusu azaltarak, kişi başına düşecek olan milli geliri artırmayı mı düşünüyorsunuz?! Ama amaç bu olsa saçma sapan mesnetsiz gerekçelerle bu topraklara zerre yararı olmayan, adresi bile belli olmayan, bu ülkeye ayak basmayan insan deryasını sırf oy toplamak uğruna vatandaş yapar mıydınız?

İşte yarattığınız ürünler; kuru kalabalık!

Dilenmek ya da avuç açmak istemeyen bir yönetim kendi yağıyla kendi ciğerini kavurmak zorundadır. Tek geliri vergiler olan bu kötü yöneticilerin af adı altında yaptıklarını anlamak mümkün mü? Kiraya af, seyrüsefere af, gelir vergisine af, çalışma iznine af yapmak neyin kafasıdır? Büyük otellere ve üniversitelere elektrik borçlarını bağışlamaktaki amacınız ne olabilir ki?

İşte yarattığınız ürünler; peşkeş!

Memlekette halkın malı arazi, toprak, deniz bırakmadınız. Dere yatakları, askeri bölgeler, SİT alanlarının gözünün yaşına bakmadınız. Şükran nöbetleri tuttuğunuz yerler da dahil, rant uğruna sermayeye ya beleşe bağışlamakta bir sorun görmediniz. Yıkım kararı verdiniz ama uygulayamadınız. Aciz kaldınız. Gücünüz garibana yetiyor. Siyasi çıkar uğruna basiretsiz kalmayı tercih ettiniz.

İşte yarattığınız ürünler; kıyak!

Diğer hükümetlerden farkı olmayan bu hükümet de kurulalı 10 ay 27 gün oldu. Görev süresinin 1/3’ünü çoktan tamamladı. Şeref sözü olarak sayılabilecek “Hükümet Programı”nda yer alan 338 vaatten kaçını yaptı dersiniz?

Sadece 6’sını! Yani %2’sini !!!

Bu konuda daha fazla ve güncel ayrıntı almak istiyorsanız; www.seffafkibris.comsitesinden yararlanabilirsiniz.

Oran orantı yöntemiyle gidersek, bu hükümetin şimdiye kadar en az 110 vaadini yerine getirmesi

gerekiyordu. Tüm bu vaatler ortada dururken, yapacak yüzlerce hayati iş varken bu beceriksizler nelerle vakit geçiriyorlar anlamak mümkün değil.

Ürettikleri şey; ölüm, peşkeş, kıyak…

Aklımızı başımıza alma zamanı sizce de çoktan “geçmedi” mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31