KKTC Anayasası’nın Birinci Kısım, Genel İlkeler başlıklı bölümünde, “Devletin Şekli ve Nitelikleri” Madde 1 şöyledir:

   “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir Cumhuriyettir.”…

   Bu ülkede sosyal adaletin varlığına, hukukun üstünlüğüne ve ne yazık ki laikliğin gidişatıyla ilgili olumlu bakışa hala inanan kaldıysa, ne mutlu bize!!!

   Daha en başında “falso” verdiğimiz veya “ofsayta” düştüğümüz bir anayasamız var… 

    Bazı maddelere ve önce de Madde 3’e bakalım… Egemenlik bölümüne… 

   “… (3) Halkın hiçbir zümresi, kesimi ve kişisi, egemenliği kendine mal edemez. 

 (4) Hiçbir organ, makam veya merci, kaynağını bu Anayasa'dan almayan bir yetki kullanamaz.”

   UBP’nin şu anda dağıttığı işlere bakın; sahillere bakın, petrol dolum tesislerine bakın… Makamlar, Anayasa’dan almadıkları yetkileri kullanmıyor mu şu anda?

   Keyfi sıkan, dilediği delege yakınını şu anda işe alıyor mu almıyor mu? Dilediği gibi! Tek bir lafla! Yarın işe başla! Kurultayda beni gör! Kutuma oy at!

    Eşitlik ilkesine bakalım:

   “…(1) Herkes, hiçbir ayırım gözetilmeksizin, Anayasa ve yasa önünde eşittir,  Hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz. (2) Devlet organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrıcalık yapmamak zorundadırlar. 

(3) Ekonomik bakımdan güçsüz olanların Anayasa ve yasalar ile elde ettikleri veya edecekleri kazanımlar, bu madde ileri sürülerek ortadan kaldırılamaz.”

   Böyle midir sizce KKTC?

    Anayasa’dan bir alıntı daha: 

   “ Din eğitim ve öğretimi, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır… Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasal veya yasal temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasal ve kişisel çıkar veya nüfuz sağlama amacı ile her ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.  Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek veya tüzel kişiler hakkında, yasanın gösterdiği kurallar uygulanır ve siyasal partiler, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece temelli kapatılır.”

   Bu maddeye uyuluyor mu?

   Alın bir daha:

   “… Yurttaşlar, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir…” 

   Sizce böyle mi?

   Bence değil…

   Buna bir bakın:

   “… Dernek Kurma Hakkı - Madde 33 - (1) Yurttaşlar, önceden izin almaksızın, dernek kurma hakkına sahiptir.”

   Hayır, öyle değildir… 

   Hele lütfen buna iddialı ve ısrarlı bir şekilde bakın ve lütfen kahkaha atın:

   “… Kıyıların Korunması -  Madde 38 - (1) Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve yalnız kamu yararına kullanılabilir. (2) Belediye sınırları dışındaki kıyıların yüz metrelik şeridi içinde kalan bölge-de yalnız Devlete ait, çok gerekli ve kamu yararına olan tesisler kurulabilir.  Ancak, bu gibi tesisler, kıyıların doğal güzelliğini bozacak nitelikte olamaz.”

   Bu maddeyi okuduktan sonra insanın nara atası geliyor; heeeeyt bee! 

   Ve lütfen, ama lütfen bu maddeciğe de göz atın:

   “… Çevrenin Korunması - Madde 40 - (1) Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. (2) Gerçek veya tüzel kişiler, hiçbir amaçla, insan sağlığını bozacak veya deniz varlıklarını tehlikeye düşürecek nitelikteki sıvı, gaz ve katı maddeleri denizlere, barajlara, göllere veya derelere akıtamaz veya dökemez. (3) Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin, gerçek ve tüzel kişilerin ödevidir. (4) Devlet, milli parklar oluşturulması amacıyla gerekli önlemleri alır.”

   Al da geeeeellll! Şooo yerimo!!! Brüyooo!!! Daha ne deyim Allahım; nasıl anlatayım!

   Karne versek, sıfırdan yüksek not yok!

   Şuna bakar mısınız?

   “… Sağlık Hakkı - Madde 45 - Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.”

   Bu ödevi devlet yerine getiriyor mu?

   Getiriyor!

   Nerede?

   Özel hastanelerde ve Rum tarafında… Ayrıca Türkiye’de veya İngiltere’de… Peki Anayasa? KKTC Devleti? Sonsuza dek yaşatılmak falan?

   Daha bakalım mı?

   Madde 50: (1) Kimse, yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun olmayan işte çalıştırılamaz. (2) Çocuklar, gençler, kadınlar ve bedensel ve ruhsal yetersizler çalışma koşulları bakımından özel olarak 

korunur.

   Madde 51: (1) Her çalışan dinlenme hakkına sahiptir. 

   Ücrette Adalet Sağlanması - Madde 52: Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli önlemleri alır.”

   Kim uyuyor 50 ve 51’e… Kim uydu şimdiye kadar 52’ye?

   53’ü hiç yazmayacağım. Sendika kurma hakkından bahsediyor… Kurduğunuz anda kapı önündesiniz; bilin! 

    54, toplu sözleşme hakkını anlatıyor. Hele bir özel sektörde bunu talep edin bakalım!

    Peki 55?

    Bakın ne diyor:

     “… Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.  Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve benzeri sosyal güvenlik kurumları ile sosyal yardım örgütleri kurmak ve kurdurmak Devletin ödevlerindendir.”

   Madde 59’a göz gezdirelim:

   “… Çağdaş bilim ve eğitim ilkelerine aykırı öğretim ve eğitim yerleri açılamaz. Halkın öğrenim ve eğitim gereksinimlerini sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir.  Devlet, bu ödevini, Atatürk İlkeleri ve Devrimleri doğrultusunda, ulusal kültür ve manevi değerlerle bezenmiş bir muhteva, çağın ve teknolojinin gelişmesine, kişinin ve toplumun istek ve gereksinimlerine yanıt verecek planlı bir şekilde yerine getirir. Her çocuk, kız erkek ayırımı yapılmaksızın on beş yaşına kadar zorunlu; on sekiz yaşına kadar ücretsiz öğrenim hakkına sahiptir. Devlet, durumları dolayısıyla okul içi ve dışında özel eğitime gereksinmeleri olanları topluma yararlı kılacak şekilde yetiştirmek için gereken önlemleri alır. 

Devlet, maddi olanaklardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine kadar çıkmalarını sağlamak amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.”

   Gören var mı bunu?

   Peki 60’ıncı madde?

   “… Gençliğin Korunması - Madde 60 - Devlet, gençlerin bilgili, sağlıklı, sağlam karakterli ve topluma yararlı birer yurttaş olarak yetişme ve geliştirilmelerini sağlar.”

   Gençlik Londra sokaklarında sürünüyor ey ahali!!!

    Madde 63 kooperatifçiliğin geliştirilmesini emreder. Öldürdük.

   Madde 64, tarım ve çiftçinin korunmasını emreder, yok ettik. 

   Daha uzatabilirdim… Ama KIBRIS Medya Grubu Anayasası madde 1: Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar, uzun yazılardan nefret eder!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31