Salı gün Kıbrıs Türk kadın hareketinin önemli günlerinden birini yaşadık. Sadece kadın hareketli adına değil aynı zamanda siyasal tarihimiz açısından da önemli bir gündü.

Aynı gün Cumhuriyetçi Türk Partisi kadın örgütünün de kurultayı oldu.

Pek çok kadın örgütü toplantısına davet alırım ve hem bir yazar olarak hem de bir aktivist olarak gözlem yapabilmek amacıyla toplantılara katılmaya çalışırım. CTP Kadın Örgütü Kurultayı'nın da ilk bir saatine katıldım. Her zamankinden farklıydı. Coşku ve gurur gözlerden okunuyor, kadınların duruşuna yansıyordu. İlk kadın başbakan kendi partilerinden çıkmıştı. ilk kadın meclis başkanı ve ilk kadın Milli Eğitim Bakanı gibi...

Başbakan Sibel Siber'in salona girdiği an  görülmeye değerdi. Tarihi bir gündü yaşanmakta olan aslında. Kimilerine göre sembolik, kimilerine göre işlevselliği yetersiz bir dönemin başbakanı... Değiştirir mi günün tarihiliğini? Hem evinde hissedip, hem de toplumu kucaklayabilme çabası sadece sözlerinden değil, aynı zamanda herkes ile eşit iletişim kurma çabasından anlaşılıyordu Sibel Siber'in.

***

CTP Kadın Örgütü'nün Kıbrıs Türk kadınının mücadelesine anlam katan bir örgüt olduğunu biliyoruz.  Aynı zamanda  kota olarak da bilinen geçici özel önlem kapsamındaki toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına Kıbrıs'ta yıllarca liderlik ettiği de bilinir.

Diğer örgütleri dışında tutmuyorum hareketin elbette. Kadın mücadelesinin her bir adımında katkısı olan her bir kişi veya örgüt çok kıymetlidir, mücadelecidir ve saygı ile anılmaya muktedirdir.

Mesela, Toplumcu Demokrasi Partisi'nin de siyasette kadının yer alması için yaptığı kota çalışmaları biliniyor.

Çalışmalar gerçekleştiren bir çok  parti içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları istenilen seviyeye ne yazık ki halen gelememiştir.

CTP çoğu kez aldığı eleştirilere karşın ilklere imza atarak kadınların parti içerisindeki gücünü ve etkinliğini teslim etmiştir.

***

Biliyoruz  ki bir kadın başbakanımızın olması kadının eşitlik mücadelesinde gelinen son nokta değildir.

Biliyoruz ki, ataerkil yapı içerisinde kadınlara erkeklerden açılan alanlar genelde iktidarın ve otoritenin tümüyle teslim edilmeyeceği alanlardır.

Erkek egemen yapının iktidarını elden kaçırmaktan çekinen erkek egemen siyasiler, geçici ve otoriteyi sarsmayan zamanlarda karar almayı kadına devretmeyi kabul ederler.

Söyleyeceğim sözden sakınmam! Başbakanımızın kadın olması konusundaki uzlaşının temelinde yatan nedenlerden birinin de bu olduğunu biliyoruz.

Erkek egemen siyasetimizde, geçici bir dönem ve kısa süreki bir erk kolaylıkla devredilebilir bu zihniyetteki kişiler için, değil mi?

Bu bağlamda, TDP ve DP-UG'nin oy birliğine katılmasının nedenleri arasında bu etkenin de sayılması yanlış olmaz sanırım.

CTP de bu konuda sütten çıkmış ak kaşık değil. Belli çevrelerin halen daha nasıl da erkek egemen bir ziynetin pençesinde olduğu ispatlıdır.  Yine de Güzelyurt milletvekili Fatma Ekenoğlu'nun meclis başkanlığı sırasında kadına karşı uygulanmamda olan ambargoları ilk delenin de aynı parti olduğunu söylemek lazımdır. Aslına bakarsanız, CTP kadın meclis başkanı seçilmesinde öncü olarak erkek egemen hırslarını bir kenara bırakabileceğini ispatlamıştır. Uzun lafın kısası, tahmin ediyorum ki Sibel Siber'in, başbakan olarak kabullenilmiş olmasını, bazı ataerkil zihniyetlerin sürenin kısa olması ve mücadele alanın dar olabileceği düşüncesi ile kabul ettikleri konusundaki düşüncelerimizde haksız değiliz.

***

Yine de Kıbrıs siyasetinde ve siyasi karar alama mekanizmalarında bir kadının gücünü nasıl gösterebileceğini hesaba katmayanlar varsa, kadınların siyasetteki etkinliklerinin nasıl olabileceğinden bihaber olanlar varsa, Başbakan Sibel Siber'i bu kısa dönemde takip etmelerini öneririm.

Tarih geri alınamayacak bir adım atmıştır. Bu vakitten sonra artık ayrımcı bakışın ortadan kalkmasına yönelik olarak bir ilerleme kaydedilmştir. Cinsiyetlerin karar alma mekanizmalarında bir engel olmayacağını ispatlayacak bir ilerleme...

Bu ispat sayesindedir ki, kadına yıllardan beridir kapalı olan siyaset ve karar alma mekanizmalarının yolunda yeni ve güçlü bir kapı açılmıştır.

Sibel Siber'in kadın bakış açısı, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamındaki duruşu ve bir kadın olarak varlığı sayesinde önümüzdeki kısa dönemde "çağ atlamak" olarak anılacaktır. Bu sayede, daha mücadeleci kadınlar ve daha sağlam ve kararlı adımlar atan kadınların  varlığının ortaya çıkması kaçınılmazdır.

***

Uzun lafın kısası:

Kadınlar olarak mutluyuz ve gururluyuz!

Kadınlar olarak daha güçlüyüz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31