Türkiye 1974 yılında dağlarımızı patlatıp adaya giriş yaparken uçaklarından aşağıya kâğıt atılmıştı.

Kâğıtlarda, barışı her iki topluma da getireceğiz, yazıyordu.

Ayrıca, sık sık, anayasal düzeni halledip döneceğiz, sözü veriliyordu.

Bu TC’nin taahhütnamesiydi…

Sözüydü…

Söz de namustur, biliyorsunuz.

Uçaklar 1960 anayasasının verdiği hakla adaya gelmişti.

Hatırlayın.

Yasamızda o madde olmasaydı TC adaya ne olursa olsun gelemeyecekti.

Gelebilseydi eğer…

Yunanistan ve Bulgaristan hatta Kerkük’te ezilen birçok soydaşı için “kurtaracağız” diyerek oralara giderdi.

Çünkü oralarda da kurtarılmayı bekleyenleler vardı.

Neyse, gelelim memlekete…

O garantörlük ve müdahale etme hakkını barındıran maddeden dolayıdır ki öldürülen devrimci Kıbrıslırumlar da bizim gibi çok sevinmişlerdi garantör TC’nin gelişine…

Faşist Yunanistan cuntası adayı terk edecek diye bizi gibi onlar da havalara zıplamışlardı…

Kıbrıs Cumhuriyeti kurtulacaktı…

Az bir şey mi?

Fakat olması gereken olmadı.

Oldurtmadılar.

Gelen yerleşti, gitmek bilmedi.

Verilen sözler yerine getirilmedi…

Ne cuntanın devamı terk etti, ne de kurtarıp döneceğim sözü veren TC.

40 yıl geçti.

Değişen ne oldu bu sürede?

İnsan çıktığı noktayı kaybederse rotasını bulmakta zorlanabilir.

Onun için unutmamak, unutturmamak adına düşünmek, yazmak gerekir.

TC Kıbrıs’ın kuzeyine kendi yeriymiş gibi iyice kök saldı…

Toprakların sahibi Kıbrıs Cumhuriyetinin izni olmadan, üstelik buradakilerden daha fazla nüfusu kuzeye taşıdı.

Çeşitli bahanelerle getirdiklerini her yere yerleştirdi.

Ve bir müddet sonra döneceğiz dedikleri topraklarda çoğunluğu elde etti…

Taktik böyleydi.

Ardından da burada olmaması gereken yerleşiklere uydurma birer de KKTC kimliği verdirtti.

En sonunda KKTC kimliği verdirttiklerine Kıbrıslılar arasından yönetici seçtirtti…

O yöneticilerden birisi bugün Anastasiadis karşısına toplum lideri olarak çıkan Eroğlu.

Lafı fazla dolanmadan meseleye gelelim…

Kıbrıs Cumhuriyeti, kurtarmak bahanesi ile kuzeye girip çıkmayanlardan ötürü kontrol edemediği kuzey Kıbrıs’ı yasadışı ilan ederse…

Kuzeyden güneye geçişlerde “dur geçemezsin” derse…

İşgal toprakları nitelendirilmesini uygun görürse…

Ve sen tüm bunları söyleyen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin en tepsindekine, “gel beraber yasadışı topraklarınıza girenlerin (Deep Purple) vereceği konseri beraber izleyelim” dersen…

Dolanmaya gerek yok…

Siz Anastasiadis’in yerinde olsaydınız ne yapardınız?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31