Köşemi izleyenler geçen hafta yayımladığım “Ne Olacak Bu Önemli Binanın akıbeti?” başlıklı yazımı anımsayacaklardır. O yazımda, terk edildikten sonra yıllardır antik Lefkoşa’mızın ortasında atıl durumda kalan eski polis müdürlüğü binasının geleceğinin artık belirlenmesini istemiştim. 

   Yazım üzerine aldığım yoğun mesajlar, Lefkoşalıların o tarihi binayla ilgili duyarlılıklarının göstergesidir. Gerek yazılı, gerekse sözlü olarak bana ulaşan okurlarımın kimisi bu binanın geleceğine dair önerilerini sunarken, kimisi de binayla ilgili anılarını naklederek, terk edilen eski polis genel müdürlüğü mekânının tarihsel ve nostaljik önemini irdelediler. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin eski başkanı Kutlay Erk, e-mailinde şu ilginç görüşleri yansıttı: 

“Sn. Tolgay; Yazınızı okudum ve bir düşüncemi sizinle paylaşmak istiyorum.

Devletler, misafirlerini ve resmi konuklarını ağırlamak için artık otelleri 

daha az tercih ediyor çünkü;

   - otellerde konaklayanlarla devlet misafirinin profili tutmuyor,

   - güvenlik konuları da olabilir ve alınan önlemler otelde konaklayan diğer 

insanları tedirgin ediyor, devlet misafirini daha bir ev ortamında ve daha kendine önem ve hizmet veren bir mekânda ağırlamak, daha misafirperver bir yaklaşım oluyor. Dolayısıyla, devletler, resmi konukları için en az beş yıldızlı otel düzeyinde konaklama mekânları hazırlıyor; bu amaçla da tarihi / kültürel/mimari miras niteliğinde olan binaları seçiyorlar. Bu binalarda servis, anlaşmalı oteller tarafından misafir olduğu zamanlarda veriliyor. 

   Yazınızda konu ettiğiniz binanın, KKTC kurumlarının (belediyeler de dahil) devlet / resmi konuklarının resmi ziyaretlerde konaklayacağı bir mekân haline getirilmesi, hem amaca hizmet edecek, hem de bu binayı kazanmak 

olacak düşüncesindeyim. Saygılarımla, Kutlay ERK”

   Efsane hekimlerimizden Dr. Kaya Bekiroğlu telefonla aradı. Tarihsel ve mimari özelliklerinden dolayı o binanın kaç yıldır atıl tutulmasına üzüldüğünü belirten Bekiroğlu “Müzeye dönüştürülecekse ne müzesi olması gerektiği iyi düşünülmeli. Çünkü çeşitli amaçlı müzeler var” dedi. Her Lefkoşalının ve hatta Kıbrıslının o binayla ilgili anıları ve gözlemleri olduğuna vurgu yapan Bekiroğlu, kendi anılarından birini de şöyle anlattı:

   “Binanın karanlık hücrelerinden ve koridorlarından kimler geldi, kimler geçti… Ben genç bir doktorken o binaya hücrelerde tutuklu bulunan EOKA’cı Rumları muayene etmeye götürüldüğümü hatırlarım. Yanımda üniformalı görevliler, elimde çantam, insana korku salan koridorlardan, gıcırdayarak açılan ağır kapılar arasından geçerek hücrelere ulaşırdım. Muayene ettiğim EOKA’cıların duruşlarını hâlâ unutmadım. Bunlar davalarına inanmış, cesur ve kişilikli genç Rumlardı. Bazıları mitolojik Yunan ilahları kadar gösterişliydi. Bu bina o nedenle karşı unsur açısından da önemli.”

   Adını vermek istemeyen ve emekli bir polis subayı olduğunu belirten okurum telefonda şunları söylüyordu:

   “Sömürge yönetiminin son yıllarında genç bir polis olarak bu binada adli şubede çalıştım. Dışarıda EOKA’cılar kıstırdıkları İngilizleri kadın, erkek, çocuk ayrımı yapmadan avlıyorlardı. Güvenlik için tel örgüler ve kum torbalarıyla çevrilmiş olan ve çevresinde sakıncalı kuş uçurulmayan bu binada İngiliz Müstemleke İdaresi’nin ve Scotland Yard’ın çok ünlü polis subayları karargâhlarını kurmuşlardı. Sorguladıkları arasında idam edilen Karaolis, Polikarbos Yorgacis ve Nikos Sampson gibi kimlikler de vardı.”

   “Halide” imzasıyla e-mail atan okurumun anısı da ilginç;

   “Çocukluk günlerimde bu binanın arka yolu olan Polis Sokağı’nda evimiz vardı. Zaman İngiliz zamanı. Polis genel müdürlüğünün bu sokağa, yani Samanbahça tarafına açılan kapısından atlı polisler çıkar ve Lefkoşa sokaklarında tıkır mıkır devriye gezerlerdi. O duvarların arkasında bakımlı polis atlarının ahırları vardı. Kişnemelerini hep duyardık.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31