Hayatımızı param parça eden Kıbrıs konusu,iç-dış ne kadar önemli konu varsa hepsini itekleyerek öne çıkmakta, bizler de zorunlu olarak Kıbrıs sorununu ele alıp yorum yapmaktayız.

Ben arada kendimi yana çekerek başka konuları araya sıkıştırma alışkanlığını edindim.

Dün Bosna kıyımını araya sokuşturdum.

İşte bugün o denemelerden bir başkasını daha yapacağım.

Bugünkü konum param parça edilmekte olan “Kooperatifler”.

Yazımın başlığını atarken çok samimiyim.

Sanki  dev gibi Kooperatif Örgütü bir kararla veya bir fiske ile öldürüldü, efendiler halkın gözünden kaçırarak “Halkın malı olan Kooperatiflerin”  mirasını paylaşmak için sıraya girdiler.

Bunu Kıbrıs Türk Sanayi Holding’de de gördük.Takır takır işleyen fabrikalarda biri potayı deldiriyor,öteki ham madde alımını sabote ediyor, bir öteki dedesi adına şirket kurup ihracatın üstüne konuyor, daha cüretkârı savaştan önce söz konusu fabrikalara ham madde satan firmalarla temasa geçerek Sanayi Holding’i ham maddesiz bıraktırıyordu.

1982-1984 yıllarında Sanayi Holding’den sorumlu Bakan olduğum dönemde, Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Gazioğlu ile acıları birlikte yaşadık.

Uluslararası alıcı olduğu hâlde,ham madde ithâlimize çomak sokanlar, bizden sonra bu fabrikalara konmuşlardı.

Ama şunu söylemeliyim; biz görevde olduğumuz dönemde ham madde ithâl yollarını bulduk, ürettik ve de dışalıcılara sattık.

Sanayi Holding’in kâr ettiği yıllardır bunlar…

Sözü “Kooperatiflere” getireyim.

Şimdi Sanayi Holding’in boğazına ip geçirilen yıllara dönüldü.

Sıra Kıbrıs Türk Halkının tarihine altın harflerle adını yazdıran “Kooperatiflerimizi” ipe çekmeye,idam etmeye geldi.

“Kooperatif”,halkın malıdır.

Bilmeyen bilsin, duymayan işitsin diyorum.

Kooperatifler üyelerin dayanışması ile yaratıldı.

İngiliz Sömürge Yönetimi öteki sahalarda ne kadar kötülük yapmışsa, Kooperatif alanında aksine Türk ve Rum Halklarına iyilik yapmıştır.

Seylan’dan getirdiği “Kooperatifler Yasasını” yürürlüğe koydu.

Ziraat Bankasının fonksiyonuna son vererek “Kooperatif Merkez Bankasını” kurdu.

1960 rejiminde bu banka Türk ve Rum Halkına hızmet etmek için ikiye ayrıldı.

1960’da adayı terk eden İngiliz Yönetimi, tazminat olarak da “Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd’e” 500 bin Sterlin sermaye koydu.

Bu İngiliz Yönetiminin Türk varlıklarına yaptığı zararın bir kısmının tazminatı idi.

Benzeri tazminat Evkaf’a da ödendi.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti oluşturulurken Türk Cemaat Meclisi “Kooperatiflerin Örgütlenmesine” büyük önem verdi.

Ne acı ki Rumlar “Akridas Plânını” çok erken yürürlüğe koydular ve adayı kana buladılar.

Türk Halkını 11 yıl, iki millik adalar halinde kuşatarak yıkıma,yok olmaya mahkûm ettiler.

Üstüne üstlük her fırsatta silâhlı saldırı yaparak binlerce insanımızı katlettiler.

36 bin insanımız 103 yerleşim yerinden göç ettirildi.

Camiler, okullar, konutlar,işyerleri,tarlalar,az da olsa var olan birkaç fabrika yakıldı,yıkıldı.

Kooperatifler de bu darbeyi alan örgüttü.

Yine de 11 yıl Türk Halkının ayakta tutunabilmesi için adanın her tarafında halka hızmet verdi.

15 Şubat 1969 tarihinde “Çalışma ve Kooperatif Bakanlığına” atandığım gün,adanın her tarafında yardım bekleyen Kooperatifler vardı.

Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd yeterince kaynağa sahip değildi.

Oysa köyde ekilecek tarlalar,gübre ve tohumluk beklerken; hayvancılıkta ihtiyaçları karşılamak için kredi gerekiyordu.

Limasol’da, Piskobu’da inşasına başlanan Harup Fabrikası yarım kalmıştı.

Süt üreticileri,emeklerinin karşılığını alabilmek için oluşturdukları “Sütcülük Kooperatifine” bir elin uzanmasını ve gereken yatırımların yapılmasını bekliyorlardı.

Köylü, tarımsal araç gereç temin etmek,kredi bulmak; Köy Bakkaliyeleri, halka hizmet verebilmek için Merkezden yapılacak alımlarla halka kredili mal sağlamak için çırpınıyorlardı.

Kıbrıs Türk halkının,dört dörtlük Süt Fabrikasına,tam teşekküllü Hayvan Yemi fabrikasına,Harubu işleyecek fabrikanın bir şekilde sonuçlandırılmasına, Baf ve Karpaz  köylüsünün alın teri üzümün değerlendirilmesine veya şarap konusunda yardım edilmesine; Köy Bakkaliyelerinin ayağına kadar ulaşacak, gıda, temizlik malzemesi,gübre,tohumluk,tarım araç ve gereçleri temin edilmelmesine gereksinim vardı.

O günü bilmeyen,öğrenmeyen,o günkü Kooperatifçilerin gece gündüz demeden nasıl çalıştıklarını öğrenmeden bugün “Kooperatifleri” parçalamak için diş gıcırtmaları ve bahane uydurmaları ve Kooperatifleri mülkiyetlerine geçirmeye kalkmaları  anlaşılır değildir.

Yokluk içindeki halkın imdadına Kooperatifler koşmuştu.

Ne özel sektör ne devlet sektörü bunu başaracak durumda değildi.

Üçüncü sektör olan Kooperatifler,dışla bağ kurarak,Danimarka’dan kredi temin ederek,Çekoslavakya’dan makine satın alarak gücüne güç katmıştı.

Kooperatif Hareketi olarak, ABD’den  kargo uçağı kiraladık ve Ercan’a indirdik.

Direk uçuşlarla binlerce canlı  koyun ve kuzu ihraç ettik Arap ülkelerine…

Köylü o yıl aldığı geliri daha sonra hiç alamadı.

Canlı hayvanın tonunu 2500 dolara  sattık. 

O gün öldük, bittik diyen,elini kolunu havaya kaldırarak teslim bayarağını çeken, ya da Rum tarafına geçip aman dileyen,avuç açan Kooperatifçiler yoktu…

Anavatan Türkiye,savunma için her fedakârlığı yapıyordu.

Bütçeye  azımsanmayacak katkı sağlıyordu.

Ama gelişme ve yatırım için harcayacak tek dolarlık dövizini Kıbrıs’a harcayamazdı.

Kıbrıs’da Bakanlar izaz ikramlarını ceplerinden ödüyorlardı.

Türkiye’ye yapılan resmi ziyarette,sadece masraflar karşılanmakta idi.

O yıllarda oluk oluk dış seyahat harcırahı ödeme olanağı ve alışkanlığı yoktu.

Herşey halk içindi…

Bakanların makam arabaları da  yoktu.

Kendi arabalarını kullanıyorlardı.

Yani o yıllar “Milli Seferberlik yılları” idi.

“Kooperatif defterini” açtım,Kooperatifleri yıktırmamak, yağmalatmamak için devam edeceğim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31