Tek el tabanca ile eve ateş etti…

Kimin ateş ettiği şimdilik belli değil.

Ev sahibi, “düşmanım yok ama ailecek tedirgin olduk” dedi…

Tanır veya tanımaz…

Kasıt var veya yok…

Ateş eden bulunur, bulunursa sebep ortaya çıkar veya çıkmaz…

Ama ortada bir gerçek var…

Elde tabanca gezenler bu ülkede elleri cepte geziyorlar.

Her an karşınızdaki tabancasını çıkartıp sıkabilir…

Bu bıçak da olabildiği gibi sustalı, kasatura ve muşka dediğimiz filmlerde gördüğümüz vahşet aletleri de.

“Kıbrıslılar Türkiyelileri sevmez mi” diye sormuştu dergi…

Bir tanesi “Bana Kıbrıslı mısınız diye sormayın öfkelenirim; Kıbrıslı yok Kıbrıs eşeği var” demişti.

Ben de o yazıdan sonra bir daha düşünmüştüm…

Evimizde silah vardı 1974 öncesi…

İçinde mermi yoktu ama her an ateşe hazır duruma getirebilirdi silahı.

Çocuklar vardı korunacak.

Kadınlar, erkekler…

Etrafımız düşmanla çevrilmişti diye öğretilmiştik.

Düşman her an saldırabilirdi.

Oysa habersiz saldırmadılar.

Hiç hem de.

Saldıracakları zamanı önceden bildik.

Bir gerginlik başlar.

İki tarafta hazırlıklar oluşturulur.

Mevziler kazılır, torbalar doldurulur.

Belli çünkü.

Düşman olmaması gerekenleri düşman belledik.

Onlara göre hazırlık yaptık.

Aynı duyguları onlar da yaşadılar.

Ve hatta hala yaşıyorlar çükü evlerinde silah bulundurulanları hala duyuyoruz.

Ancak.

Nüfusu 100 bin olan bizleri koruyan yarımız kadar asker varken…

Ve her ortamda, her zaman “burada barış var, can korkusu yok” derlerken.

Ve hatta sizleri kurtardık artık rahat uyuyabilirsiniz düşüncesini savunurlarken bu bıçaklar kasaturalar sustalılar ve cepte gezen silahları anlamak…

Birileri çıkıp gerçekleri anlatmalı bizlere.

Bu tezgâhı kim, ne için kurdu.

Biliyoruz elbet.

NATO, petrol ve bölgedeki hâkimiyet meselesi…

Ancak ne resmi dilden açıklandı ne de birileri kulaklara fısıldadı…

Herkes gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış, duyarsızca öylece bakıyor.

Tabancayı çekti, eve ateş etti…

Evdekiler, “düşmanımız yoktu” dediler…

Öyledir büyük ihtimale.

Belki de cani yanlışlıkla başkası diye sıkmıştır mermiyi.

Fakat o kadar askerin koruduğu bu ülkede.

Üstelik polisin de askere bağlı olduğu bu yerde bu tabancalar ellere nasıl düşer durumunu sorgulamalı…

Ve sorulmalı…

1974 öncesi can güvenliği yoktu koca ordu geldi buraya…

Peki, şimdi ordu içimizde…

Korumak için ne getireceksiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31