Çevre kaynaklarının ne kadar korumaya muhtaç olduğunu her geçen gün daha da iyi görmekteyiz. İnsan hakları diyerek başladığımız tartışmalar kadar çevre hakkını tartışamıyoruz. Çevresel kaynakları pek de fazla önemsemiyoruz. Belkide bu durumu başka şekillerde ifade etmek gereklidir. Kişisel menfaatlerimizi, kamu yararından üstün tutuyoruz. Bu durumu değiştirebilmek elbette kolay değildir. Fakat zaman içerisinde kişisel menfaatlerimizden çok kamu menfaatlerinin bizler için ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacaktır.

Korunamayan ve belkide korunmaya muhtaç bir halde olan kıyılar gün geçtikçe daha da önemli bir duruma gelmektedir.  Otellerin kendi özel alanlarıymışcasına kullandıkları kıyılar aslında kamu malıdır. “Denize sıfır” diye adlandırılan evlerin önündeki kıyılar da kamu malıdır. Kamunun etkin olarak kullanamadığı fakat aslında kamu malı olan kıyılar. Diğer taraftan düzenlemeye muhtaç yasaların kıyıları koruması beklenmektedir. İnsanların özel mülkiyeti gibi kullandıkları kıyılar, farklı türlerdeki canlıların yaşam alanları kıyılar ne kadar da çok korumaya muhtaç görünmekteler.

Farklı ülkelerin farkı kıyı politikaları bulunmaktadır. Her ülkenin ayrı bir kıyı alanı yönetimi vardır. Bu durum da doğaldır. Fakat sorun, kıyısı olup da  kıyı politikası olmayan ülkelerdedİr. İşte sorun kıyı alanını bilinçsizce yöntmeyen ülkelerdedir. Sorun bilinçli bir şekilde kıyı politikaları oluşturmayan ülkelerdedir.

Nufus artışına paralel olarak artan yerleşim ihtiyacına karşın plansız bir yapılaşma kıyılarda tahribat yaratmaktaır. Kıyılar ülkelerin hem ekonomik hem de sosyal gelişimlerinde önemli rol oynamaktadır. Herşeyden önce kıyı politikaları, kıyılardaki sürdürülebilir bir yaşamın devamlılığı için zorunludur. Ülkeler, kıyılarına verdiği önemi planlı bir şekilde gerçekleştirmeyi başarırsa, kıyıları kalkınma aracı olarak kullanabilirier. Kısa vadeli değil uzun vadeli planlama kıyılardan en iyi şekilde yararlanmamıza olanak sağlayacaktır.  

Bana sorarsanız, kıyı politikaları kıyılar yok olmadan, özel mülkiyet olmadan, kişisel çıkarlara hizmet etmeye başlamadan hazırlanmalı. Yasal düzenlemeler acilen hazırlanmalı ve uygulanmalı. Yoksa milli servetimiz olarak övündüğümüz kıyılar yok olup gidecektir. Kişisel menfaatler kamu menfaatlerinin önüne geçtiği an toplumsal olarak zarara uğradığımız an demektir. Bunun cezasını da nesiller boyu öderiz. Öderiz öderiz de bitmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31