Koş aradım arabadan indi, aceleyle adeta uçarak eczaneye girdi…

Nefes almadan konuştu…

“Ver be kızım bir aspirin bir de panadol…”

Birisine benzettim ama kimdi diye bir an düşündüm.

Tam çıkartamadım.

Hani kıyafetine bakarak o dönem dediklerimiz var.

Mesela bıyık Sadri Alışık bıyığı.

Tamam, o dönem.

Paçalar ayakkabıları kapatacak kadar uzun ve geniş.

Tamam, Beatles zamanı.

Favoriler tam barbet…

Elvis zamanı…

Gömlek dar, göğüs hafif açık…

Anladım Cengiz Topel sinemasında film izlediğimiz dönem.

Böyle bir yaklaşımımız var artık zaman tayinlerinde.

Çünkü yaşadığımız coğrafya böyle.

Ne zaman, ne hayat…

Kopmuş gidiyoruz işte öylece uzayda sürüklenen taş gibi.

Amaçsız.

Bir yerküresi çıksa da karşımıza, kafayı çarpsak, girsek diyoruz.

Yok.

Ne ufukta, ne uzayda bulunmaz böyle bir yer.

Sanki denizin derinliklerindeki yosun gibiyiz.

Büyüyecek.

Kopacak.

Sürüklenecek.

Karaya vuracak.

Al sana yeni bir yaşam.

Suya alışık ficanın kumda yaşamı olur mu hiç?

Olmaz.

Olmayacağı gibi bize de kendi yerimizden gayrı yerlerde hayat yoktur, olamaz da.

Koşar adım içeri girip, ağrı kesici isteyince…

Adamın bir yüzüne, bir kıyafetine, bir de saçlarına baktım.

Adam boylu boyunca jilet gibiydi.

Gömlek mavi, ütülü.

Pantolon siyah, ip gibi…

Saçlar arkaya ahenkle taranmış ama bembeyaz.

Yüz güleç, bakışlar şefkatli…

Tamam, babamın zamanı…

Eczacı fısıltıyla “Baflı kunduracıdır” dedi.

Söylemesine gerek yoktu ama yıllardır görmediğimden dolayı unuttuklarım gibi onu da hatırlayamamıştım.

-Safa’yı tanır mısın, diye sordum.

-Safa’yı… Ah o Safa. Hele annen Fatma. Ne iyi insanlardı. Bir meyhaneleri vardı Baf limanında.

Baban masayı atardı sahile, annen ne mezeler, ne balıklar getirirdi. Ah o günler, dedi

Ve daldık gittik işte.

Baf’ı unutamadı…

Ama sırf denizi var diye zorunlu olarak Mağusa’yı tercih etmiş.

Yaşını sordum.

Kaçım, dedi.

Bilemedin 75, diyecektim ama babam meyhaneyi 1956 yılında devretmişti.

Daha fazladır diye düşünüp tahminde bulunmadım.

90’dan fazlayım, dedi dinç Koşaradım adam.

Adını buraya yazmadım.

Çünkü yazmak için izin istemeyi unutmuştum.

Baf’ta kunduracıydı.

Baflılar en azından hatırlayacaklardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31