KRAL İSTİFA EDERSE

Daha önce de birçok kez yazdığım gibi ben sporu siyasete karıştıran bir insan değilim…

Ve kimseyi tutuğu ülke takımı yüzünden asla yargılamam…

Özellikle Türkiye takımlarını tutan Kıbrıslıları eleştirenler var…

Bana göre gereksiz bir tartışma ama yinede bu sese kulak vermek lazım diye düşünüyorum…

En azından bu tepkinin nedenini sorgulamak gerekiyor…

Birincisi, bu eleştiriyi yapanların bir bölümü evlerinin içinde Türkiye takımlarını tutuyorlar ancak iş bunu açıkça yaşamaya geldiğinde ise takiye yaparak başkalarını eleştiriyorlar…

Tam bir utanmazlık…

İkincisi, önce kendi takımlarımızı tutalım diyenler var ancak bunu söyleyenlerin birçoğu haftada biri bırakınız, ömrü hayatında tek bir yerli takımın maçını izlemeye bile gitmemiştir…

Yani laf ebeliği yapıyorlar…

Üçüncüsü, Türkiye takımlarını tutmam diyenler var ama tüm satın aldıkları ve zevkle giydikleri kıyafetlerinin üretildiği yer Türkiye’dir…

İstemem ama yan cebime koy misali…

Dördüncüsü ise, bunu gerçekten kendine sorun etmiş ve Türkiye’nin, yani Ankara’nın bizlere karşı dayattıklarından bezmiş kişiler var…

İşte onların ne demek istediğini anlıyorum ama yinede haklı bulmuyorum…

Sadece “takımlarını tutmayınız” demekle bu işler olmuyor…

Eğer toplum olarak bir “pasif direniş” uygulanacaksa, bunu sporu ambargo ederek değil Ghandi’nin yaptığı gibi yapmak lazımdır…

Yani TC’nin ürettiklerini kullanmayarak yapılmalıdır…

Hatta Mersin’den görülecek şekilde tüm TC malları ateşe verilmelidir…

Yoksa “sen Fener’i tutma” demek sadece kişisel olarak tatmin olmak demektir…

Hatta bana göre bu baskı ve kısıtlamadır…

Dikkat ediyorum birçok insanımız “ben şu takımı tutuyorum” demeye korkar olmuş durumda…

Çünkü dediği anda bazı “kahramanların” gazabına uğrayacağını biliyor…

Bu korkuyu ve baskıyı yaratmaya kimin ne hakkı vardır?

Bazen “kendi kendimize ne kadar baskı ve dayatma yapıyoruz” diye kendime sorduğumda çıkan sonuca gerçekten çok üzülüyorum…

Aniden bir bakıyorsun birisi çıkıp internete “ben TC takımı tutmuyorum ama bu takım kaçıncı ligde ki Fenerbahçe’yi yeniyor” diye yazabiliyor…

Üstelik 100’e aşkın kişi bu yorumu beğenip yorumda bulunuyor…

Yahu adam resmen sizinle dalga geçip maçın keyfini sürüyor ama siz yinede dalga konusu olmaktan rahatsızlık duymuyorsunuz…

Aynı kişi iki dakika sonra da “ben Çetinkaya’nın maçını izlemeyi tercih” ederim diyor…

Araştırsanız Çetinkaya’nın maçına gitmişliği yoktur…

“Çetinkaya’nın ilk 11’ini say” desen, kalecinin isminde takılır kalır…

Neyse bende bu konu hakkında örnek çok…

Ben baskının ve dayatmanın her türlüsüne karşı bir insanım…

Ve sırf gösteriş olsun diye kendini kısıtlayanlardan değilim…

AKP’nin “kızlı erkekli” açıklamasına tepki gösteriyoruz…

Yine AKP’yi bu nedenle herkesin yatak odasına kadar girmekle suçluyoruz…

Ama biz kendi insanlarımızı rencide ederek özel hayatlarına burnumuzu sokmaktan çekinmiyoruz…

Sanırım hepimizin biraz empati yapma zamanı gelmiştir…

Bırakalım isteyen Drogba’nın golüyle, isteyen de Omonia’nın şampiyonluğuyla mutlu olsun…

Bu anlamda Hakan Şükür benim hem çocukluğumun, hem de gençliğimin kahramanlarındandır…

Hani Atatürk, “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” demiş ya, işte Türkiye’de bu tanıma uyan en iyi örnek sanırım Şükür’dü…

Dünya görüşlerimizin tam ters istikamette olduğunu onun daha futbol oynadığı dönemden fark etmiştim…

Düne kadar AKP vekiliydi, bugün ise değil…

Hakan Şükür’ün AKP’den istifa etme nedeni elbette ki AKP’nin “gezi olayları”ndaki tavrı değildir…

Ya da diğer toplumsal olaylarda uyguladığı yanlış politikalar…

Keşke öyle olsaydı ama değil…

Hakan Şükür’ü Türkiye ilk tanıdığında da o Fethullah Gülen’in adamıydı, şimdi bu kararı alırken de Fethullah Gülen’in adamıdır…

Erdoğan ilk darbeyi ve gözdağını almış durumda…

Yarın bundan daha fazlasınız geleceği açık ve nettir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31