Toplum önderlerinin görevi halkın birlik ve beraberliğini korumak ve toplum refahını yükseltmek üzere çalışmalarda bulunmaktır. Kriz anlarında sağduyulu davranarak, ateşi körüklemek yerine uzlaşı yollarını aramaktır. Ülkemizde bu zihniyetin henüz oturmadığını yapılan eylemlerde gözlemlemek mümkündü. Hak aranmasından yana kimsenin şikâyeti yoktu ama izlenen yolun kimseye faydası dokunmadı. Halkı savunduklarını bastıra bastıra iddia edenler, kontrolsüz bir biçimde halka maddi manevi zararlar verdi. Arayışlarını halk sağlığını tehdit edecek boyuta getirmeden diyalog yoluyla halletseler ne devlet ne halk yıpranmamış olurdu. Ayrıca bu durumdan çıkar sağlayanlara da fırsat verilmemiş olurdu. İç huzur ve düzene en çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde her kesimin daha dikkatli olması gerekir. İsrail uçağının sondaj bölgesinin koordinatlarını çıkarıp, fotoğraflarını çektiği haberlerini duyduk. KKTC hava sahasının neden işgal edildiği ortaya çıktı. Bu konuya duyarsız kalmamak gerek.

Her geçen gün ülkemize ilgi artmaktadır. Ülkemize İslam İşbirliği Teşkilatı organizasyonundan sonra pek çok ziyaret gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanımız İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluş Birliği heyet ile görüştü. Türkiye’de yaşayan gençler ve KKTC’de yaşayan gençlerin birlik olmasının önemine işaret edildi. Maalesef gençlerimize zaman zaman çıkar grupları Türkiye ve KKTC ilişkisini yanlış yansıtmaktadır. Parçala böl mantığı ile gençlerimiz üzerinden oyunlar oynanmak istenilmektedir. Oysaki KKTC tarihinde hiç olmadığı kadar çok ilgi odağı oldu. Anavatan Türkiye’nin destekleri ile önümüze çıkan bu fırsatları değerlendirmeli ve ülke refahını ileri seviyeye taşıyacak projeleri göz ardı etmemeliyiz. Başarıya ulaşmak için toplumsal düzeni korumak ve istikrarı tesis etmekse toplum önderlerinin görevleridir. Anavatan Türkiye ve KKTC arasındaki ilişkiye zarar verecek söylemlerin gençlere empoze edilmeye çalışılması da ayrıca üzücü. Anavatan ve KKTC gençlerinin birlik ve beraberlik içinde olması gelecekte de Türkiye ve KKTC arasındaki dayanışmanın kalkanı olacaktır. Bu güç birliğinden ötürü KKTC’ye zarar veremeyenlerin yükselttikleri çatlak seslere prim verilmemelidir. Toplumu parçalamak ve bu sayede Türkiye ile olan işbirliğini bozmak bizi geçmişe karanlık yıllara götürmekten başka bir işe yaramaz. İçimizde yaşadığımız sorunları hedefleri doğrultusunda başka nedenlere bağlayıp kendilerince suçluları ilan edenlere en anlamlı cevabı gençlerimiz verecektir.

Şayet ekonomik kriz ve pek çok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan sorunlarda ön safhalarda toplum önderleri çözümü engeller ise, bazı kesimler tarafından arzulanan yıkım içimizde başlar. Oysa biz bugünlere içteki birlik ve beraberlik duygusunu koruyarak geldik. Toplumun sesini yükselttiklerini iddia edenlerin görevi kriz ortamının oluşması için mücadele etmek değil, yapıcı bir tutumla talepleri sunmak olmalıdır. Gençlerimizin doğruyu ve yanlışı çok iyi ayırt ederek olaylara yaklaşacağı ve dayatmalara kanmayacağı inancındayım. KKTC’nin yüzleştiği tüm problemleri çözme aşamasında verdiğimiz mücadelede gençlerimizin zihinlerinin bulanmasına mahal vermemeliyiz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31