KTFF ve KOP arasında uzun süreden beri süren görüşmeler geçtiğimiz hafta Zürih’te yazılı metne dönüştü ve ayrıntılar ortaya çıktıkça tartışmalarda peşi sıra geldi. Kimisi Sertoğlu’nu eleştirirken, kimisi destek belirtti. Hiç şüphe yok ki süreci takip ettiniz… Tartışma içeriklerine girmenin pek bir mana taşımadığı kanısındayım. Zira Sn. Sertoğlu hafta içinde yaptığı basın toplantısında tartışmalara yönelik açıklamalarda bulundu.

Şu an ise yazılı ve imzalı bir metin var önümüzde ve bundan sonrasının ne olacağı sanırım daha önemli! Peki, bundan sonra ne olacak? Türk tarafından (KTFF) yapılan açıklamalara baktığımızda söz konusu metnin geliştirilmesi gerekiyor. Yani üzerinde konuşulmalı ve ayrıntılar daha net ortaya çıkmalı. Rum kesimi ise (KOP) metne dokunulmaması ve müzakere edilmemesi konusunda kararlı. Evet, geçici anlaşma imzalandı ve tartışılmaya kapandı. Ancak imzalanan metnin dışında görüşülmesi gereken çok fazla konu var. Sn. Sertoğlu’nun aktardığına göre Blatter da aynı fikirde…  Metnin şu anki halinden öte getirdiği düzenlemeler konusunda “nasıl?” sorusunu sorduğunuz pek çok husus var. Sn. Sertoğlu’na naçizane tavsiyem futbol kulüpleriyle görüşmeden önce KOP ile tekrar masaya oturup söz konusu geçici düzenleme metninin nasıl hayata geçeceğini tüm ayrıntılarıyla konuşması ve karara bağlamasıdır. Eminim şu an yapacağı görüşmelerde çok fazla soru ile karşılaşacaktır. Örneğin; 4. maddede yer alan ve birçok hayati konuyu düzenleyecek olan, KOP’u ve KTFF’yi temsilen 4 er kişinin yer alacağı “Steering Komite” nasıl çalışacak? Anlaşmazlıklar nasıl giderilecek? 1. maddede yer alan KOP’a üye olunması ve kulüplerimizin doğal üye olarak KOP’a üye olması sonrası ligler nasıl düzenlenecek? KOP ligine kaç takımımız katılacak? Veya katılacak mı? Ortak lig kurulacak mı? KOP Başkanlığı dönüşümlü olabilecek mi? Veya KOP’taki temsiliyetimiz ileride bir Kıbrıslı Türk’ün KOP başkanı olmasını sağlayabilir mi? vs… Bu tür konular açıklığa kavuştuktan sonra kulüplerle görüşmeler ve oylama yapılması sanırım daha sağlıklı olacaktır.

Tüm bunlar bir tarafa Rum kesiminde bu konu nasıl tartışılıyor? Sorusu sanırım şu anki durumu daha fazla açıklığa kavuşturacaktır. Bu nedenle sevgili dostum Kathimerini Kuzey Kıbrıs - Türkiye Masası Editörü Niko Stelya ile bu konuyu konuştum. İlk olarak “KOP ile KTFF anlaşması Güneye nasıl yansıdı?” sorusunu sordum. Bakın Niko ne diyor:  

“Anlaşma adanın güneyinde olumlu karşılandı. Rum basınına göre, 50 yıllık aradan sonra ilk defa Kıbrıs Türk tarafı Kıbrıs Rum tarafı ile bir ortaklığın tesis edilmesi için çok önemli bir adım attı. Rum tarafına göre, Kıbrıs Türk tarafı ilk defa bir spor dalında ortak bir Kıbrıs müessesesinin tesis edilmesini kabul etti. Bu önemli adım müzakerelerde yol gösterici bir özelliğe sahip olabilir”

Hiç şüphe yok ki yıllar sonra herhangi bir konuda Rumlarla Türkler arasında bir ortaklık olasılığı var. Bu ortaklığa Rum kesiminin bakış açısı çok önemli. Bu noktada Rumlara göre anlaşma neyi ifade ediyor? Niko bu sorumu şöyle yanıtladı:

“Rum tarafı anlaşmayı Türk tarafından çok farklı bir şekilde yorumluyor. Rum spor yazarlarına göre anlaşma gereği Kıbrıs Türk Futbol Süper Ligi bundan böyle Kıbrıs Liglerinin bir parçası olacak. Yeni modele göre, Kıbrıs Türk takımları ilkin alt kademelerde mücadele edecek. Gelecekte bu takımların üst liglere ve Kıbrıs (Rum) Süper Ligi’ne çıkması şimdilik bir karara bağlanmış değil. Ancak Rum yazarlara göre gelecekteki gelişmeler bu olasılığı gündeme getirecektir”

Rum kesiminin anlaşma algısı böyle. Zira yukarıda da belirttiğim gibi ortada imzalanan bir metin var ve şimdi metnin neden imzalandığını tartışmak yerine geleceği konuşmak gerekiyor. Görünen o ki, Rum kesiminde bu tartışma başlamış bile… Liglerde Türk takımlarının pozisyonu ve Rum süper liginde oynaması ihtimali tartışılıyor. Peki, Rumlar buna hazır mı? Bakın Niko ne diyor:

Rumların çoğunluğu kesinlikle böyle bir senaryoya hazır değil. Örneğin Çetinkaya gibi bir takımın Kıbrıs’ı uluslararası düzlemde temsil etmesi Rum toplumunun büyük bir bölümünce olumsuz olarak karşılanabilir. Tarihi kaygılar ve ön yargılar adanın güneyinde güncelliğini koruyor. İleriki dönemde Türk tarafının ortak Kıbrıs paydası üzerinde ısrarla durması, uluslararası arenada bu kaideyi dillendirilmesi, Kıbrıs Sorunu’nun geneli açısından, Kıbrıs Türk tarafı için -bazı siyasi otoritelerin savunduğunun aksine- önemli getirileri olabilir”

Aslında her iki tarafın hazırlanması gereken birçok husus var. Diğer taraftan 5 Kasım’da Zürih’te varılan anlaşma Britanya modelini gündeme getirebilir mi? Rumlar buna nasıl bakıyor? Niko bu sorumu şöyle yanıtladı:

“Rumlar bu modele karşı çıkıyor. Rumların perspektifinden Britanya’da özel bir anlaşma gereği çok farklı bir model uygulanıyor. Bu model gereği Galler’in, İskoçya’nın ve Kuzey İrlanda’nın özerk futbol yapılanmaları bir ligleri bulunuyor. Ayrıca bu özerk bölgeler kendi milli takımlarına sahip. Rumlar böyle bir modeli kendi siyasi çıkarları açısından sakıncalı buluyor. Onlara göre böylesi bir model adanın taksimi meselesini güncelleştirecektir”

Gelinen aşama ve Rum kesimine yansımalar böyle. Bana göre bundan sonrası için yapıcı ve iyi niyetli yaklaşımla süreci devam ettirmeliyiz. Bu süreçte KTFF’ye ve KOP’a iki toplumun ve siyasilerinin çok yardımcı olması gerekecek.

Zira belki de çözümün şifreleri futbolun içindedir?

Ne dersiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31