Geçen hafta “Devletin sosyal sorumlulukları” başlıklı yazımda, ülkemizde kimsesiz çocuklar kadar kimsesiz yaşlıların da büyük ölçüde korunmaya muhtaç olduğunu yazmıştım. Devletin, yaşlılarımızı güvence altına alabileceği doğru dürüst bir huzurevi bile yokken, yüksek perdeden yapılan atışlarda, dış ülkelerden gelecek yaşlılar için 5 yıldızlı bakımevleri tasarlandığı söylenebiliyor!... Biz önce kendi yaşlılarımızı mamur edelim de, dış ülkelerden gelecek olan turist yaşlıların bakımevleri sonraki iş…
  
Şu külliye konusu hiç gündemden düşmüyor. İlle de ülkenin en mutena yerine konuşlandırılacak külliyeden ve bu iş için hazırlanan projelerden, tahsis edilen astronomik paralardan söz ediliyor…
  
Külliye yapılacağına ülkemizde çok önemli bir hayır yatırımını oluşturacak olan modern ve kapsamlı huzurevleri neden yapılmıyor?.. Dinsel düşünce açısından bundan daha fazla sevap getirecek bir yatırım düşünülemez. Bu ülkenin bakıma muhtaç, kimsesiz yaşlılarının ilgiye en çok muhtaç oldukları son demlerinde nice acılar içinde kıvrandırılmaları reva-i hak mıdır inanmışlar açısından?..
  
Camilerde bakıma muhtaç yaşlılar için dua edileceğine, onlar için sımsıcak ve şefkatli huzurevleri hazırlamak Tanrı nezdinde kesinlikle daha makbuldür.
     *       *       *
  
“Devletin sosyal sorumlulukları” başlıklı yazım üzerine beni arayan kıdemli bir doktorumuzun gözlemlerine dayanarak söyledikleri, kaç gündür yüreğimi dağlıyor. Serbest çalışan bu doktorumuz adı açıklanmadan gözlemlerinin kamuoyumuza yansıtılmasını istedi. “Belki artık insafa gelirler de yaşlıları koruyan bir sosyal sistemi bu ülkede kurumsallaştırırlar” diyen doktor, gün gele bugünkü yaşlılık dramlarına duyarsız kalan yetkililerin de yaşlanacaklarını anımsatıyor.
  
Parası olsa bile pek çok yaşlının güçsüzlüğü nedeniyle parasını kendi refahı ve sağlığı için değerlendiremediğine, bu gibilerin içinde çocukları ve hatta bakıcıları tarafından istismar edilenler bulunduğuna parmak basan duyarlı doktor, dar gelirli ya da gelirsiz yaşlıların durumunun ise tam bir dram olduğunun altını çiziyor. Bu konuda bakın neler söyledi:
  
“Yoksul yaşlılarımız doktora verecek paraları olmadığı ve devlet hastanelerinde sürünme dermanından da yoksun oldukları için devamlı bakım göremiyorlar. Doktorlarının kendilerine fi tarihinde yazdığı ilaçları kullanmaya devam ederlerken, hastalıkları olumsuz seyir göstermekte ve daha başka hastalıklara yakalanmaktadırlar. Tahlil ve tetkiklerini de yaptıramıyorlar. Ülkemizde sağlık gerçekten onlar için çok pahalı. Evinde tek başına ilerlemiş yaşlılığı ve hastalıklarıyla mücadele eden nice insanımız var.”
     *       *       *
  
Serbest çalışan doktorumuz yaşlı hastaların başlarına gelenlerden de bazı yürek sızlatan örnekler verdi. İşte bunlardan ikisi:
  
Özel bir klinikte prostat ameliyatı olan 80 yaşındaki hastaya 5 bin liralık fatura çıkarılır. Hastanede sadece bir gece yatmıştır ve halen bedeninde sonda vardır. Ailenin elinde 4 bin lira vardır. Üstünü daha sonra getirme önerileri kabul görmez. Birkaç saatin içinde geriye kalan bin lirayı da denkleştirip yaşlı hastalarını o sondalı haliyle hastaneden çıkarırlar. Adamcağız köyüne gittiğinde doktor kontrolünden uzakta fenalaşır ve kısa sürede can verir.. Belki de bir pıhtı atma olayı yaşamıştır. Hastanede bir süre daha gözetimde tutulsaydı ölmeyebilirdi.
  
İkinci olay Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde yaşanır. Doktorun yaşlı kronik hastalarından biri aniden rahatsızlanır ve çağrılan ambulansla acil servise kaldırılır. Durumdan haberdar edilen doktorumuz gece vakti hastaneye gider. Hastasını gördükten sonra, “tedaviye yardımcı olmak” düşüncesiyle nöbetçi pratisyen bayan doktora bu yaşlı adamın rahatsızlıklarının öncesi hakkında bilgi vermek ister. Kıdemli doktor, görevli genç bayan doktordan hiç ummadığı sert bir tepki görür. Bayan pratisyen doktor, kıdemli uzman meslektaşını hiç dinlemez ve “derhal burayı terk ediniz” diyerek onu odasından kovar. Yaşlı hasta acil servisten çıktıktan sonra daha bir zorlaşan tedavisini özel doktoruna emanet eder.
  
Yürek sızlatan örnekleri daha da uzatabiliriz. Sağlıkta bu tür yaşlılık dramlarının yaşanmaması için sırf yaşlılar için organize olacak geriatri bilimiyle donatılmış çağdaş huzurevlerine ülkemizde acil gereksinim vardır.      

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31