Hiçbir devrede hangi nedenle olursa olsun,  “Kıbrıslı Türk”  olduğumuzu ispat etmek için kıçımızı yırtıp başımıza giymek  aklımızın ucuna bile gelmediydi.  Çünkü bal gibi  “Kıbrıslı Türk”  idik.  İnsan kimliğinin  sorgusunu mu yapar?  Ha yapar. Tarihini  kültürünü didikler,  nereden geldi,  ne idi ne oldu,  kimlerden etkilendi suallerine cevap arar…  

OYSA:   Şimdilerde Türkiye’nin en alt tabakasını oluşturan  işsiz güçsüz dolayısıyle mülksüz oldukları için 1974’de Türkiye’nin eline geçen Rum’un Kuzey’deki  köy ve topraklarına kaydırılıp iskâna tabi tutulan insanlarına bakıp bakıp ağlaşıyorlar:   “Gitti elden Kıbrıslılık kültürü”  diye! Daha önce de yazdıydık.  Yahu bu insanların kültürü yoktu ki senin kültürünü  etkileyip değiştirecek kadar  “üstün ve etkin olsunlardı!   İki,  Tam aksine senin  “asırlara kök salmıştır” dediğin kültürün,  bu kültürsüz insanları etkileyip değiştirmeliydi, değil mi?  Sen ise  “seni değiştirdiklerinden yakınıyorsun!”   Üç,   Demek ki senin  “gitti elden kültürüm”  dediğin kültürün   enten püftendi!  

BUNLARI NEDEN YAZDIK.  Bırakın Rum’u  etkileyip  “bu ülkede  Türk halkı,   dolayısıyle  sahiplik hakları  vardır”  dedirtmeyi;    biz aramızdaki en alt harsın insanları olan TC’lileri bile etkileyememişiz ki   değişmediklerinden yakınıp  kör kütük naturalarından şikâyetçi olmaktayız! Fakat  bu düşünce iflasının idrakine varamayanlar ne diyorlar?   Önce biz   “Kıbrıslıyız…”  Ya  “Türk?”   O önemli değil diyorlar!   Pekala sordunuz mu Rum’un bu konudaki görüş ve değerlendirmelerinin  ne olduğunu?  Ki onlar bırakın  “Kıbrıslı Rum halkı” olduklarını söylemeyi, adamlar Yunan bayrakları ile yatıp kalkarlarken,  “Kıbrıs Helen’dir Helen kalacaktır”  demektedirler.. Sırf bu nedenle bile bu adada bu Rum’la ne barış olur ne çözüm!

*****

İŞTE BİR YENİ İSPATI DAHA Bundan bir süre önce  sonuçta Rum’un Sağcısı da Solcusu da “Rum”dur dediğimizi yalana çıkarmayıp aslında her defasında doğrulayan Hristofyas,   Sn.  Talat için şunları söyler.   “Talat hem CTP’nin yıpranmadığı ve yıpratmadığı,   hem de  Sn.  Erdoğan’ın desteğiyle yeniden seçileceği konusunda kendi kendini kandırdı…”   Hristofyas bunları Kıbrıs gazetesindeki mülâkatında  söyler.  Ve Talat okudukta tepkisi ile şaşkınlığı o kadar  o kadar büyük olur ki   “şimdi,  yani bu kadarı da olmaz”  der!  Ve ekler:  “Ben Erdoğan’ın desteği  ile seçildiğimi  asla söylemedim. Aksine bunu söyleyen bizzat Hristofyas’ın kendisiydi…”   Ve olayı anlatır.  Anlatır ki biz de şunu anlarız.   Hristofyas tipik bir politikacıdır,   argümanlarının birisi  “yalan”  ise  diğeri  muhatabına  sorumsuzca ve diplomasi kurallarını çiğneyerek çaldığı  “karadır!”  Nitekim daha önce de  Talat Hristofyas’ı eleştirmiş ve çözümü tıkayan taraf olarak suçlamıştı… Ancak biz olayın bu siyasi yanını dürtmeyeceğiz.    Hani yukarıda  TC’li-Kıbrıslı   kültürü  falan dedikti ya.  Orada Rum’un yerini boş bıraktı.  İşte şimdi o   boş yeri dolduracağız…

İSTER KABUL EDİN İSTERSENİZ ETMEYİN:  Çözümsüzlüğün bir nedeni de  Rum’un Türk’ü,  Kıbrıslı Türk’ün içindeki TC’li Türk’ü görüp değerlendirdiğince görüp değerlendirmesinden  kaynaklanmaktadır! Kısaca  sizin için aranızdaki TC’liye bakışınızla değerlendirmeniz neyse,  ortağı olmak için deli divane olduğunuz Rum için  Kuzey’deki Türk   de odur!  Ve  Rum’un korkusu da  sizin korkunuzun  tıpkısını andıran saplantıda,   geri kalmış Türk’ün kültürünü değiştirip yozlaştıracağıdır!   Gülersiniz değil mi?  Fakat  “Helen bayrağına sarılı ruhlar”  buna gülmezler!  Aksine gün gelir Hristofyas gibisi bir adam,   kendisinden kat be kat  “adam”  olan  Talat’ı  siyaset yalanları ile töhmet altına sokar!  İftira da eder,  karalar da çalar!   Ve Talat şaşar:  “Bu ne biçim adamdır”  diyerek!  Oysa Hristofyas da işte o biçim adamdır!  Bu adada Türk’ün,   CTP’li Talat da olsa,  CTP de olsa,  Solcu falan da olsa  ancak Ankara’nın icazet ve himmeti  kadar olabildiklerini söyleyen bir sığ adam!  

Yani Türk’ün  kültürsüz,  Rum’la federal sistemde bile ortak olamayacak kadar basit bir toplum olduğu düşüncesindedir!  Ki en kabadayısından bu Türk’e layık gördüğü statü,    “muhtariyettir!”  

VESSELÂM’I KELÂM:  TC’liyi bile değiştiremediniz,  bu nedenle şikâyetçisiniz.  Rum’u nasıl inandırıp değiştireceksiniz ki bu adada  Birleşik Kıbrıs’ı oluşturasınız?  Ha geriye yine de tükenmeyen çarelerden birisi kalır.  Gün gelir Rum’un tescilli yalanlarına aldanır,   çözüm diye önünüze koyduğu sahte  önerilere imzayı atar….  Ve  sizin  “değişti”  dediğiniz Rum ”sizi değiştirir,”  olur biter!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31