Bakıp görmek, bir de görüp anlamak vardı eskiden.

Şimdi ise anladığına yorum yapmak ve yorumuna hareket getirmek.

İnekler geçen trene  keyif alarak mı yoksa ağaca bakar gibi mi bakıyorlar bilemeyiz.

Ancak görünüşte sadece bakmaktır onların yaptıkları eylem.

İnsanın, insana göre diğer canlılardan farkı işte burada kendini gösteriyor.

Baktığına yorum ve hareket getirmek.

Balkonumda yaklaşık iki hafta önce bir hareketlenme dikkatimi çekmişti.

Bir kumruydu bu, ha bire uçup balkona  bir şeyler taşıyıp duruyordu.

Biliyorum bu günlerde onların yumurtlama, kuluçkaya yatma zamanları.

Öyledir diye tahmin ederek balkona mümkün mertebe çıkmamaya özen gösterdim çünkü kırlangıçlarla ilgili hüzünlü bir olay yaşamıştım birkaç yıl önce İzmir’de.

Yuva yapan kırlangıçları farkına varmadan olacak ki korkutmuşuz.Kurulmuş yuvalarını terk edip gittiler.

O gündür bugündür havada keyifle uçuşan kırlangıçlar bizim tarafa bir daha gelmediler.

Kumru da korkmasın diyeydi çabam.

Sanırım başardım…

Çünkü bugünlerde uçmaya hazır iki kumru yavrusu her balkona çıkışımda bana doğru boyunlarını uzatıp benimle göz göze geliyorlar.

Alıştılar demek ki.

Ancak ilginçtir ne önlerine koyduğum su kabına ne de ekmek kırıntılarına itibar etmediler.

Neden acaba?

Dün mecliste feministlerin eylemleri vardı.

Pankart açtılar,” Kıbrıs Recebistan olamaz” diye…

Sinmiş her an bombaların patlamasını beklerken uzaktan Lollo’nun “Türkiye yakında çıkartma yapacak” bağırmasını duyuyorduk.

Ne alakası var demeyin ve mehter takımını düşünün.

Heybetli bando takımı güçlü davul,kös(davulun büyüğü) ve zil sesleri ile meydanları inletirken karşı tarafa henüz savaş başlamadan daha “yenildik” duygusunu yapıştırıyordu.

 Biz de Lollo’nun sesini duydukça anavatanın o anda yardıma gelip bizi kurtaracağını sanıyor cesaretleniyorduk.

Oysa ki şartlar henüz olgunlaşmamıştı daha.

Muhtemelen ABD’den “tamamdır paylaşabilirsiniz” direktifi gelmemişti henüz.

Bilemezdik ki o anlarda.

Meğer…

Ufuklara bakıp savaşan şahinlerin kanatlarından yansıyan ışığı hayal ederken

Zaman Kıbrıslıların aleyhine çalışıyordu.

Nereden bilebilirdi ki Kıbrıslılar kendi aralarındaki fazla yer kapma yarışında ikisi de mallarını kaptıracaklar.

Kaptırdılar da ve şimdi ne Kıbrıslırumlarındır Kıbrıs’ın tamamı ne de Kıbrıslıtürklerin..

İkisi de aslında kaybettiler hırsları yüzünden.

Daha doğrusu hırslandırılmaları yüzünden.

Baktılar, ya göremediler yada gördükleri halde yorumlayamadılar gördüklerini.

İlk günlerde daracık bir merdivenin üzerindeki yuvada gözleri kapalı yavrucukları anneleri terk etti sanarak gagalarına kadar yumuşatılmış ekmek götürdüm, yemediler.

Birkaç gün sonra anneleri de, fazla uçmadan, hazır bulur daha kolay besler diye önlerine yediklerini düşündüğüm gıdalar koydum, dönüp bakmadılar.

Oysa ki onlara “besleme” demeyecektim.

Onlara uçmayı öğretmeye kalkmayacaktım.

Onlar muhtemelen kendi kendimize yetmezsek ölürüz ama başkalarının elinden asla ve asla yiyecek almayız demişlerdir.

 Dün mecliste feministlerin eylemleri vardı.

Pankart açtılar,” Kıbrıs Recebistan olamaz” diye…

Neden acaba?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31