Aşırı sağcı Stram Kurs partisinin lideri Rasmus Paludan İsveç'te yaptığı provokasyonun ardından konuştu. İşlerin beklediği gibi gitmediğini söyleyen Paludan, " Türkiye'ye karşı gol attığımı sanıyordum. İşte bu dedim. Hayal ettiğim gibi sonuçlanmadı." ifadelerini kullandı.

Expressen gazetesine konuşan aşırı sağcı politikacı, "Pişman mısınız?" sorusuna, "Hayır. Önemli politik sebepler olduğunu düşündüğüm için yaptım. Bu kadar insanın beni ölümle tehdit etmesine üzüldüm." cevabını verdi.

DANİMARKALI AMA PROVOKASYONU İSVEÇ'TE YAPTI

Paludan'ın Stram Kurs partisi Danimarka'da kuruldu. Kendisi Danimarkalı bir avukat. Daha önce de Kur'an-ı Kerim yakan Rasmus Paludan eylemlerini İsveç'te gerçekleştiriyor. Rasmus Paludan sosyal medya üzerinden dakikada 20 tehdit aldığını söyledi. Danimarkalı siyasetçi "Korkuyor musunuz?" sorusunu, "Evet, birileri açıkça beni öldüreceğini söylediğinde korkarım. Sonrasında neler yapacaklarını tasvir ediyorlar." ifadeleriyle yanıtladı.

Rasmus Paludan yaptıklarıyla İsveç'in NATO üyeliği arasında bir bağlantı görmediğini iddia etti. Paludan, "NATO başvurusu ile İsveç'te ifade özgürlüğüne sahip olmanız arasında bir bağlantı göremiyorum. Türkiye için önemli olan İsveç'in savaşma isteği ve savunma kabiliyetidir." diye konuştu.

PALUDAN'IN KUR'AN-I KERİM PROVOKASYONU

Paludan büyükelçilik yakınına polis koruması eşliğinde gitti. Önce elinde Kur'an-ı Kerim'le açıklama yaptı. Ardından Hz. Muhammed'e yönelik hakaret içeren bir karikatür açtı.

Daha sonra da elindeki Kur'an-ı Kerim'i yaktı. Paludan provokasyonunu gerçekleştirdiği anda etrafı polis tarafından koruma altına alınmıştı. Olay anında Paludan çevredeki bazı kişiler tarafından protesto edildi. Paludan skandal eylemin ardından yine polis eşliğinde gölde bekleyen tekneye binerek bölgeden uzaklaştı. Olaya ilişkin İsveç'ten ilk açıklama Dışişleri Bakanı Tobias Billström'den geldi.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in evinde "gizli belgeler" bulundu Eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in evinde "gizli belgeler" bulundu

Billström, İsveç'in "Geniş kapsamlı bir ifade özgürlüğüne sahip olduğunu" söyledi. Ancak bunun hükümetin bu görüşleri desteklediği anlamına gelmeyeceğini savundu. Billstrom, "İslamofobik provokasyonlar dehşet verici." dedi.