Bütün semavi dinler, oluşmuş bir bebeğin, tıbbi müdahale ile alınmasına karşıdırlar. Vatikan da karşıdır, Amerika’nın Püriten Protestanları da… Kur’anı Kerim’e göre, gebeliğin son altı ayında, fötus bir insandır. Ama döllendiği andan itibaren de bir canlıdır. Bilimsel tespitlerle de uyum içinde olan bu hükümlere göre, bir insanın, bir başka insanın canını almaya hakkı olmadığı gibi, başka canlıları da öldürmeye hakkı yoktur!

Türkiye Başbakanı, Tayyip Recep Erdoğan, bilindiği gibi kendisini muhafazakâr Müslüman diye tanımlar. Bu bakımdan kürtaj’a taraftar olması, kendini inkâr etmekle eş anlamlı olurdu. Da…

Otuz yıllık bir jinekolog olarak, bazı şeyleri söylemek ihtiyacı duyuyorum…

Bir defa, tıbbi sebeplerle olsun, istenmeyen bir gebeliği sonlandırmak amacı ile olsun, yasal ya da yasa dışı (bu da ne demekse) bir ilişki sonucu olsun, bunca yıllık meslek hayatımda, ben kürtaj masasına mutlu yatıp da kalktıktan sonra mutlu olan bir kadın, hiç görmedim! Kürtaj yaptırmanın, usta ellerde ve hele tıbbi teknolojinin bugün ulaştığı boyutlarda, anneye fiziksel bir zararı, nerede ise hiç yoktur! “Usta ellerde” ve “tıbbi teknolojinin bugünkü imkânları ile”! Asıl zararı psikolojiktir… Kadın çöker…

Hekim açısından: Benim iyi bir Müslüman olduğumu söyleyecek bir Allahın kulu bulunmaz! Ama rahim içine salladığı Winter Pensi’ni geri çektiğinde, küçük bir elcik, ayacık, bir göğüs kafesçiği, ezilmiş bir kafacık görüp de bunu tekrar yapabilene, ben hekim değil; insan bile diyemem! Meslek hayatım boyunca, döllenmiş ovumun henüz embrio çağında olduğu 7. Hafta’dan sonra, kürtaj yapmayı reddettiğimi, hastalarım bilir! Acemiliğim hariç! O zaman ultrason yoktu, yanılabilirdiniz… Bir de tıbbi gereklilik… Fötus zaten ölmüştür, v.s.

İhtisasıma devam etmek üzere Ankara’ya gittiğim ilk gece, beni Septik Servisi’ne verdiler… Nöbetçi! Servis, normal hastalar barındırıyordu. Biri hariç! Bir hasta, son derecede tehlikeli bir durum olan, Sepsis’ten muzdaripti! Septik Şok!  Odasına girdiğimde, ağır bir koku yayan hastanın kan basıncı, 3 müydü, 5 miydi unuttum… Ama ateşten, ıstakoz gibi kızarmıştı… Yapılacak her şeyi, yaptım… Eksik bir şey kaldı mı diye, aşağıdan kitaplar getirtip, baktım… Benden deneyimli kim varsa, çağırıp fikir sordum… Bulunduğumuz hastane, Türkiye’nin en büyük kadın hastalıkları hastanesiydi… İmkânsızlık şu bu gerekçesi de yok! Ve ben o sabah, nöbeti devretmeden, hastamı kaybettim…  Öldü…

Gencecik kadın neden ölmüştü biliyor musunuz? İstemediği gebeliğini sonlandırmak için doktora gidecek parası olmadığından, işini kendi görmeye karar vermiş, rahmine bir tavuk teleği sokarak, karıştırırken, ölümüne sebep olacak mikrobun, açık kan damarlarından, bütün vücuduna yayılmasına neden olmuştu! Ayrıntıları burada yazsam, kadın okurlar baygınlık geçirebilirler… Birkaç ay sonra, yasalar değişti, biz o klinikte bedava kürtaj yapmaya başladık!
 Tayyip Bey’in inançlarına diyecek lâfımız yok! Ama hiç sevmediğim CHP’li Muharrem İnce’ye ilk defa hak verdim. “Biraz daha, çocuğu nasıl yapacağımızı da tarif edecek” dedi, hazret…

Kürtaja karşıyım… Ama yasaklanmasına, daha çok karşıyım… İnsan, matematikle izah edilemez! Bunu en iyi “ben dindarım” diyenler bilebilmeli!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31