UBP Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük uzatmalı kurultay seçimini kazanmasının hemen arkasından basına verdiği ilk demeçte, kurultay sürecinde hizmetlerin ihmal edildiğini kabul ederek “telâfi için ne gerekiyorsa yapılacak” dedi…

   Gelin görün ki, Başbakanın verdiği bu güvenceye karşın, gündeminde yığınla yasa tasarısı ve konu bulunan Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu dün yine toplanamadı. “İşlerin yoğunluğu” gerekçesiyle genel kurul perşembeye ertelendi. Oysa biriken gündeminden dolayı en yoğun iş, asıl meclisi beklemektedir. Bir meclisin genel kurulunun düzenli toplanmaktan başka yoğun ne işi olabilir ki? 
   Aylar boyu yığınla hükümet işini askıya aldırtan uzatmalı kurultaydan hemen sonra meclisin yine de toplanamaması, o kurultayın ve Başbakan’ın “telâfi” güvencesinin arkasından sunulan hoş bir fotoğraf değildir.

     *       *       *

   Seçimi kazanabilme adına her şeyin mubah sayıldığı, demokrasi ve adalet kültürünün hasara uğratıldığı bir sürecin sonunda UBP Genel Başkanı İrsen Küçük’ün sadece 7 oy farkıyla seçimi kazanabilmesi elbette ki üzerinde konuşulmayı ve düşünülmeyi gerektiren bir sonuçtur. Bu kurultay dolayısıyla büyüklüğünü bir kez daha kanıtlayan UBP’nin ikiye bölünen bir tabanı olduğu ve Küçük’ün ciddi bir parti içi muhalefeti göğüslemek zorunda kalacağı aşikârdır. 
   Geriye dönüp baktığımızda, o parti içi ayrışma, UBP’nin büyüdüğü her dönemde başına gelen olaydır. Ayrışmanın kazasız belâsız atlatılabilmesi ve hem yerel seçimlere, hem de genel seçimlere hazırlanan iktidar partisinde bütünlüğün sağlanabilmesi için İrsen Küçük’e büyük sorumluluk düşecek. Dengeleri iyi yönetmesi ve değerlendirmesi gerekir. Çünkü çoğu yorumcu bugünkü aşamada UBP’de kurultayla her şeyin bitmediği, aksine pek çok şeyin tetiklenmeye başlayacağı tahmininde birleşiyor. Temennimiz bu tahminin gerçekleşmemesidir. Ülkemizin gerçekten huzura ve istikrara ihtiyacı var.

     *       *       *

   Seçimi kazanabilme adına nelerin mubah sayıldığını kaç zamandır yeterince vurguladık. O nedenle bu defteri kendi adıma ben burada yeniden açmayacağım. Bugünün atmosferinin gerektirdiği, bence empatik bir yazı yazmak ve kendimizi tarafların yerine koyarak yorum üretmektir. 
   Kurultay seçimine taraf olan herkesin kendince haklı düşünceleri vardı. AKP iktidarı kurultay seçimine müdahale ettiğinden dolayı eleştirildi. Büyük Türkiye’nin hükümetinin hem ülke içinde, hem ülke dışında başa çıkmak zorunda olduğu yığınla ciddi sorunu vardır. Bunlar yetmezmiş gibi bir de KKTC’de çıkacak sorunlarla uğraşmak ve KKTC’nin kalkındırılması için uygulamaya konulan maliyeti yüksek programların aksamasına seyirci kalmak AKP iktidarının işine gelmez.
   Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun UBP kurultayı sürecine müdahil olduğu ve İrsen Küçük karşıtlığı sergilediği çokça konuşulan konudur. Cumhurbaşkanı Eroğlu, İrsen Küçük’te kendi makamı için ısınma antrenmanları görürse onun önünü kesmek adına neden refleks göstermesin?
   Ahmet Kâşif’e gelince… UBP içindeki demokrasiyi gösterme adına genel başkanlığa aday olmak bile başlı başına erdemli ve cesaretli bir tavırdır. Kaldı ki UBP içinde kendi hükümetine karşı memnuniyetsizlik duyan ve gittikçe büyüyen o kitlenin de beklentisine yanıt vermek ve kitlenin aykırı sesini duyurmak, deneyimli bir politikacıdan beklenen misyondur. Kâşif aday olmasaydı UBP içindeki memnuniyetsizlikleri bu kadar net biçimde görebilmek mümkün olmayacaktı.
   Ve İrsen Küçük… Bir politikacının koltuğunu korumak için mücadele vermesinden daha doğal bir şey olamaz. Meydanı rakiplerine bırakmasını ondan hiç kimse bekleyemezdi. Ama yazımın başında da belirttiğim gibi keşke bu mücadele, mücadeleyi kazanabilme adına her şeyi mubah sayan bir pozisyona girmese, demokrasi ve adalet kültürünü zedelemeseydi.           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31