Bu yıl Kuzey Kıbrıs’ta çevre yılı!

Ne özelliği vardır, neden ilan edilmiştir samimiyetle hiç bilmiyorum… Ne yazık ki en ufak bir etkisini de göremiyorum.

Bu ülkede yarım asra yakındır bir CMC sorunu yaşanıyor.

Madenin yarattığı çevre felaketi, sadece Kıbrıs’ı değil, bütün Akdeniz’i etkiliyor. Maden bölgesi Lefke’de kanser vakaları oldukça yaygın…

Bugüne kadar yüzeysel birkaç müdahale dışında da maalesef hiçbir şey yapılamadı.

Zehir atıklarının arasında hala çocuklar denize giriyor, yer altı kaynaklarına karışan zehirle sebzeler sulanıp pazara veriliyor, o denizden avlanan balıklar yeniyor.

Hayat da gayet normal şekilde devam ediyor!

Kalecik ve Teknecik yıllardır filtresiz çalıştırıyor, elektrik santrallerini.

Bölge halkı yıllardır evlerine yağan kurumdan şikayetçi.

Şimdilerde üretim kapasitesi arttıkça, zehirli duman artık geceleri bile çok daha uzak bölgelerden izleniyor. Bölge artık göz gözü görmez derecesinde duman altı.

Ama bugüne kadar hiçbir ilgili, yetkili konuyu gündemine almadı.

Bugün de hayat gayet normal şekilde devam ediyor!

Şimdilerde, petrol dolum tesisi projesi üzerinde çalışıyor, yatırımcılar.

İşin ilginç tarafı, hazırlanan ön ÇED raporunu kimse okumamış! Kimse ilgilenip bakmamış ama nedense bu yatırımın sağlayacağı mali kazanç göklere çıkarılıyor.

Kimse ÇED raporuna bakmak zahmetine katlanmamış ama hazırlıklar da tam gaz devam ediyor.

Oysa yasalara göre, önce ÇED raporunun çıkması gerek!

Ama biz ne yasalar gördük… Ne ÇED raporları…!

Düşünün, yerleşim bölgelerinin içinde petrol hareketlerinin, çevreye yayacağı gaz, toprağa vereceği bir zarar var.

Çevreye ve sağlığa potansiyel zararı nedeniyle, önceki YAGA Yönetimi’nin söz konusu projeyle ilgili bir ret raporu var. Ama belli ki, gelen giden iktidarlar, gelen giden yönetimler, her zaman olduğu gibi, zamanın çıkarına göre hareket ediyor.

Eğer bu projenin de hayata geçmesi kararlaştırılmışsa, daha doğrusu ortakları yeterince hatırlıysa, ÇED raporu da ona göre çıkacak, ya da zaten hiç kimse takmayacak.

Hayat da gayet normal şekilde akmaya devam edecek!

Kanser Hastalarına Yardım Derneği, Kuzey Kıbrıs’ta kanser vakalarında her yıl yaklaşık 600 artış olduğunu söylüyor.

Dernek Başkanı Raziye Kocaismail, 2010 yılında 6700 kanser vakası tespit edildiğini anlatıyor.

Bunlar korkunç rakamlar!

Hele nüfus rakamlarıyla birlikte düşünülecek olursa…

Oysa biz istatistikleri de bilmiyoruz, rakamlara da vakıf değiliz ama emin olduğumuz, kanserin en ciddi sorunlarımızın başında geldiği…

Her evden neredeyse bir ölüm verildiği…

 Ama buna rağmen tek adım atmıyoruz.

Hepimiz aynı gökyüzünü paylaşıyoruz, bu yarım avuçluk ülkede.

Duyarlı davrananımız da duyarsızlıkların kurbanı olanlarımız da aynı havayı soluyoruz.

 Ve hayat gayet normal şekilde devam ediyor!

Aslında hepimiz, koca bir kutunun içinde hapsedilmiş bir kurban hayatı yaşıyoruz. Önümüz yok, ardımız yok, karanlıkta çırpındıkça birbirimizin üzerine çarpıyoruz.

Ve bu kutuda, kimin ne yaptığı hiç ama hiç önemli olmuyor.

Ne kadar çabaladığı, ne kadar sessiz kaldığı…

Önemli olan kutuyu açabilmek. Önemli olan o kutudan çıkabilmek.

Ama kutu camdan hapishanemiz olmuş, biz kimin neyi ne kadar yaptığıyla dövünmeye devam ediyoruz!

Kutuyu açacak olan yok!

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31