Yazının başlığına bakarak Kudret Özersay’a gönderme yaptığımı düşünmesin kimse. Kudret Özersay kendisi bir akım yaratmış gibi gözükse de mutlaka bu akımın arkasından başka bir destek mekanizması vardır. Ama kötü mü yapıyor Özersay? Hayır. Bu toplumun evet toparlanmaya ihtiyacı var. Bu tür sivil hareketler aklın yolunu izlediği sürece sorun yok. Yok niyetleri partileşmekse, bu halkın ideoloji ile falan işi olmaz. Yani ideoloji derken, idealler, hayaller, fikirler; bunlarla bizim işimiz yok. Toplum olarak iş güç ve seks peşinde koşuyoruz artık.

Daha çok araba, daha çok para ve daha çok sevgili. Bu nedenle, hade toparlanıyoruz umarım bir sivil toplum örgütüne dönüşür; mesela “ARI” HAREKETİ  gibi. Çok daha isabetli olur.

Neyse benim bugün kaleme almak istediğim Özersay değil, aklımdakini de yazmış oldum böylelikle. Benim asıl derdim Lefkoşa!

Meslek icabı hele son zamanlarda ülkenin dört bir yanına gidiyorum, bu ülkede gittiğim hiçbir yer Lefkoşa kadar pis, çirkin, yolları berbat değil. Her gün Lefkoşa’yı birkaç turlamak durumunda kalanlardanım. Eskiden yolları oldukça düzgün ve temizdi. Ve yollar böyleyken  sırf gençler sürat yapmasın diye sürat rampaları konulmuştu. Her ne kadar canımız sıkılsa da bu rampalara gerekli deyip geçiştiriyorduk. Ama yavaş yavaş yollar bozulmaya başladı. Sokak aralarında ki inanılmaz çukurlar, çökmüş yollar, araçlarımızla bu çukurlara her düştüğümüzde ağzımızdan küfürler saçılıyor. Lefkoşa’nın neresine giderseniz gidin adeta bir puz pateni kayar gibi aracınızı bir çukura yerleştirmemek için sağdan sola direksiyon kırarsınız. Daha geçen gün su tankeri yol çöktüğü için yan yattı.

Durup bölge bölge isim yazmama gerek var mı? Gün böyle sinir içinde geçip giderken ve çukurlardan kaçıp aracınızı bir de sürat rampalarından atlarken yere çarparken akşam olur.

Akşam olur ve bir başka dert başlar; kanalizasyon kokusu. Canımın Lefkoşa’nı alır bir mok kokusu ki dayanılmaz. Havalar sıcak artık balkonda kahve içelim dersiniz. Ne haddinize canım? Adamsan otur mok kokusundan. Yok Haspolattan rüzgar esti da ondan geldi koku, yok boru patladı. Netice olarak rezil rüsva bir durum.

Sabah olur işe gideceksiniz belli bölgelerin trafik ışıkları çalışmaz ve vatandaşlar karşılıklı anlayış ve hoş görü çerçevesinde yollarına devam ederler.

Lefkoşa’ya ait olan bu sorunları yazarken inanın ki benimde bir inancım yok çözüm bulunacağına. Çünkü olası bir belediye seçimi daha çok uzak. Ve batırılan bu belediyenin maaş ödeyecek parası yokken alt yapıya harcayacak parası hiç yok.

Kara yolları dairesi bu işe ne kadar el atar bilinmez ama düşündüm de bir zamanlar Lefkoşayı sevenler hareketi vardı.  Tekrar kurulsun; ben bol bol üye bulurum. Yani bizim Kudret’ten neyimiz eksik. “Lefkoşa’lı olmaktan utananlar hade toparlanıyoruz” hareketini kurup numayişler gerçekleştirelim.

Yahu olacak iş mi bu? Tarihi bir kent yok oluyor ve seyrediyoruz. Biliyorum büyük işler yürek ister.

**************

KAR-İŞ DE BAŞKANLIK PAZARLIĞI

KAR-İŞ seçimini yaptı ve yönetim kurulunu seçti. Hala başkanlığı devam ettiren ve yeniden yönetim kurulunca başkan seçilmek isteyen Fuat Topaloğlu duyduğuma göre zor günler yaşıyor. CTP Lefke Belediye Meclis Üyesi Uğur Solyalı ile yine CTP’li Mustafa Behaattin’in  desteğine ihtiyaç duyuyormuş. Her iki CTP’lide bu destek karşılığında İzin ve itiraz Kurulu’nda yer almak istiyorlarmış. UBP’den Bekir Beksan ile Menteş Aytaç ise bu gelişmelerden hayli rahatsızmış. Okur mektubu olarak geldi Fuat başkan, sana ileteyim aklında bulunsun dedim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5