Bu yazıyı okumaya başlayanlar sanır ki 50 sene öncesini kaleme alan tarihi bir dip notdur ama değil. Lefkoşa da yaşayıp da ben Lefkoşa da büyüdüm diye övünmeyen pek az insan bulursunuz sanırım. Hatta mahalleleri ile gurur duyn pek çok ünlü siyasetçi ve işadamı bulursunuz. Haklıdırlar da övünmekle. Hani hep klasik kaldı ama olsun yine de söylemek lazım “eski komşulukları, evde toplanmalar, güzel yemek kokuları” bunların şimdi hiçbiri yok. Evden okula yürüyüp giderken geçtiğim her sokakta bir yemek kokusu karşılardı beni ya da kapı önüne oturmuş dedikodu yapan kadınlar. Geleneğiydi tüm bu anlattıklarım. Çok şanslıyım ki bu anlattıklarımı yakalayabilen son jenerasyonlardan biriyim.

 

Sokaklarda çocuk ve işçi kalabalığı

Sokaklarını sık sık gezerim Surlar içinin bir çocuk kalabalığı ki sormayın, baba anne nerde Allah bilir. Bir de işçi kalabalığı sanırsınız ki Marsilya’da bir limandasınız ve işçi evlerinin olduğu yerdesn geçmektesiniz. Aynı Lefkoşa Rum tarafında da var, tam anlamıyla restore edilmiş ve tertemiz. Yerler sigara izmariti ve balgamlarla dolu değil. Bir de sayısız dernek tabelası. Bu konuyu nerede açsam arkalarında elçilik var deyip kapatıyorlar. Böyle bir yapının arkasında onları koruyan bir Elçilikin olduğuna inanmıyorum. İnsanların kültürlerine ve varlıklarına saygılı olmakla beraber Lefkoşa’nın hakettiği de bu değil. Kimse bunu savunmasını yapamaz.

 

Suçlu biziz

Kontrolsüz nüfusun dağınık bir şekilde Lefkoşa’nın surlar içinde olmasına çok sebep sıralarız da asıl suçlunun kendimiz olduğunu unuturuz hep. Surlar içindeki yaşamı beğenmeyip kiralayarak Lefkoşa dışına kaçtık. Bu anlaşılabilirdir ancak Türkiye’den kaçak bir şekilde Kıbrısa gelen işçi bir aileye kiralamamızın ardından anılarımızın yaşadığı evimizde bir anda 10 kişinin kalmaya başladığını da öğrendiğimizde gereken tedbiri almak yerine boşverdik. Aynen ölen akrabalarımızın mezarına bayramlar dışında gitmeyip onları unuttuğumuz gibi.

 

Dilenciler arttı

Son zamanlarda bir bilseniz ne kadar popüler oldu Lefkoşa’nın dilencileri. Geçtiğimiz yıl çocuklar dilenir ya da harçlık isterlerdi. Yazdık çizdik, bağırdık en nihayet sosyal hizmetler müdahale etti. Şimdi bu yılın modası genç kadınlar ve ak sakallı dedeler kapı kapı geziyor ve aleni olarak dileniyorlar. Bazen yüreğinizin yufka olduğu bir saate denk geliyor ve para veriyorsunuz. Büyük hata olsa dahi. Pazar günleri ve her günün akşamı onların. Kapı kapı geziyorlar.. tereddütte kalıyor insan önceleri ama sonrasında gelen gidenlerin aynı olduğunu gördüğünüzde anlıyorsunuz ki bu iş de sektör oldu.

 

Çalışma Bakanlığı önlem almalı

Çalışma Bakanı Dr Şerife Ünverdi görevinde son derece başarılı bir şekilde çalışıyor ancak bir ara Lefkoşa’da hızla artan ve çoğalan hem kaçak işçiye hem de dilencilere el atmalı. Lefkoşa’ya yakışmıyor bu görüntüler.

**************

Orman Dairesi’nde partizanlık hazırlığı

Karpaz’dan bir okurumuz aradı dün tabii ki her zaman olduğu gibi siyaset kurbanı. CTP döneminde işe alınmış Orman Dairesine. UBP iktidara gelince Bölgenin ilçe başkanı girmiş hemen devreye bir grup Orman Dairesi çalışanını işten çıkarttırmış. İşten atılan işçilere de siz yanlış partiye oy verdiniz o nedenle dışarı denmiş. Beni arayan okurum ismini gizli bırakmak kaydıyla anlattı tüm bunları; partizanlık yapan İlçe Başkanının adını çok yakında deşifre edeceğim. İlerleyen günlerde Orman Dairesine UBP’li işçiler alındığında dönen oyunları birlikte okuruz…

 

DP Lefkoşa İlçe Başkanı Öztürk: “Hamitköy örgütü dim dik ayakta”

UBP’ye katıldığı söylenen 1156 kişilik listenin açıklanması yönünde geçmiş günlerde bir yazı yazmış bu yönde önemli bir kamuoyu beklentisi olduğuna dikkat çekmiştim. Ancak bu yönde yaptığımız nabız yoklamalarında katılanların isimlerinin açıklanmasını istemedikleri yönündeydi. Aleni katılanların sayısı 350 civarındaydı, demekki yaklaık 700 kişi UBP’li olduğunu gizleme ihtiyacı hissediyor olası bir iktidar değişikliğinde başka partilere gitmek için. Öte yandan Lefkoşa İlçesi’ne bu konuyu aktardığımda “bak Hamitköy Örgüt Başkanı ve örgüt külliyen UBP’ye katılmış, senin bundan haberin yok mu” telkini aldım. Konuyu DP Lefkoşa İlçe Başkanı Kemal Öztürk ile görüştüm. Öztürk DP’nin Hamitköy Örgüt Başkanı Şenol Arabulucu dışında UBP’ye katılan başka birinin olmadığını ve UBP’nin iddia ettiği gibi Hamitköy örgütü tamamen UBP’ye katılmıştır diye bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti bana. Öztürk “Biz kimseye kızgın değiliz, Şenol bey kıymetli bir kardeşimizdir. Son günlerde siz de görüyorsunuz ki UBP’ye giden herkes birbir geri dönüyor, o nedenle bizim içimiz rahat. Herşey aslına döner” dedi…

 

Başbakan İrsen Küçük bir bir sorunları aşıyor ancak!

Biri çıkıp deseydi ki Başbakan olmak istermisin? Bu dönem için hayır derdim. Zira Batmış bir memlekette Başbakanlık yapmak ve Yürütmenin başında olduğum için tüm sorunları sihirli bir değnek ile çözmem mümkün olmayacağı için hep şikayet edilen ve söz tutmayan adam olarak anılacaktım. Başbakan İrsen Küçük’e de son zamanlarda yapılan haksız eleştiriler işte böyle. En nihayet KTHY çalışanlarının ihtiyat sandığı paralarını Hükümet ödedi, şimdi sıra batmış Güzelyurt esnafı ile işsiz gençlerin sorunlarını çözmekte. Hafta sonu Güzelyurtta uzun saatler süren toplantılar yapıldı, bugün Başbakan Küçük’e bir rapor halinde sunacak UBP’li vekiller. Bakanlım Başbakan Küçük ne kadar ivedi şekilde bu sorunların üzerine gidebilecek. Uçurumu büyük bir köprüden geçmek gibi bir şey mu Başbakan başardı başardı ; bu sorunları aşarsa artık kendi kuyusunu kazan partilileri bile İrsen beyi tutamaz..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31