Bu yazı yazılırken, henüz kesin resmi sonuçlar açıklanmış değildi. Sandıkların %85’inin sayıldığı koşullarda CTP-BG adayı Kadri Fellahoğlu yaklaşık %34, UBP adayı Hasan Sertoğlu % 25, DP adayı Dr. Mustafa Arabacıoğlu % 20, TDP adayı Dr Suphi Hüdaoğlu ise %14 oranında oy almışlardı… Bunda sonra da sonuç değişmez…

Amiral Gemisi, tekrar CTP’ye döndü…

Şimdi bazı şeyleri konuşmanın, tam zamanıdır:

Bunlardan ilki, sözde “bilimsellik” adına, kamu oyu araştırmalarının bu memlekette oynadığı manipülatif rolün artık anlaşılması gelir! Bu görüş, bilimsel yöntemlerle yapılan araştırmaların değerini alçaltmaz! Sadece kimin, nasıl araştırma yaptığının sorgulanması gerektiğini hatırlatır! Örneklemeyi nasıl yaptınız? Nereden yaptınız? Hangi soruları sordunuz? Kontrol grubunuz var mı, o ne sonuç verdi? Konjtrol grubu sonuçları ile deney grubu sonuçları arasındaki “Anlamlılık Testi”nin, sonucu nedir? Diye sormadan, her ilan edilen “araştırma”yı, “araştırma” sanmamak lâzım… İşte gördünüz mü?

İkinci ders, de şudur: Çoğu zaman, küçük partiler yerel seçimleri, yöneticilerinin genel seçimde nereye oturması halinde milletvekili seçilebileceğini anlamak üzere bir “anket” olarak kullanırlar! O bakımdan hele yerel seçimde, eylem birliği yapmanın, olanağı yoktur! Bunlar gelir, büyük partilere, nerdeyse “partiyi bize devretmeniz lâzım” gibi öneriler sunup, sonra da kendi adaylarını çıkarırlar; çünkü niyet aslında yukarıda yazılandır! Bakın bu işin tarihine… Her seçimde aynı tiyatronun oynandığını göreceksiniz…

Üçüncü ders: Siyaset aritmetik, değildir! Sevgili dostum Dr. Arabacıoğlu’nun oy deposu, Gönyeli’dir… Bir sohbette, birisine “Mustafa’nın Lefkoşa’daki oy toplamı, 2 bin’in biraz üstündedir” dediydim! O da anketlere bakıp, bana “büyyooo” çekti… İşte aldı, 3200 oy be dost… Bu da Serdar Denktaş’ın asılmasının sonucudur… Bu küçük ayrıntıları bilmezseniz, seçim yönetmek öyle sanıldığı gibi miting yapma, araba konvoyu düzenlemekle olmaz… Sokak kavgaları da her zaman daha kuvvetli olanın işine yarar… Çünkü oylar kemikleşir, önde olandan oy devşirmek, imkânsız hale gelir… Birkaç “küçük” hata, sizi kazanacağınızı sandığınız seçimde, üçüncü parti yapıverir işte…

Dördüncü ders: Örgütünüz yoksa, adayınızın pırıltısı, çok işe yaramaz… Parti demek, örgüt demektir…

Beşinci ders: Bu olanların hiçbiri rastlantı değildir…

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin yeni başkanı, sevgili dostum Kadri Fellahoğlu…

Kadri, politik rüştünü ve Lefkoşa’daki gücünü, bir defa daha gösterdi…

Önümüzdeki ondört ayda Lefkoşa abad olacak değildir ama CTP’nin yerel yönetimlerdeki üslubu, deneyimi ve birikimine, Kadri Fellahoğlu’nun dinamizm ve deneyimi de eklenince, önümüzdeki yıl yapılacak asıl seçime, Fellahoğlu çok daha avantajlı girecektir, göreceksiniz…

Lefkoşa’yı tarihsel kent kimliğine geri döndürecek güce, bilgiye ve niyete sahip, yeni bir belediye başkanı var şimdi… Lefkoşa’ya hayırlı olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31