Lefter Küçükandonyadis ve Rauf Raif Denktaş, aynı gün her faninin yaşayacağı ve tadacağı soğuk nefesle tanışan iki ayrı varlık.

Birisi futbolun ordinaryüsü, diğeri bana göre yakın tarihin ve yeni dönemin en önemli Makyevelisti. Bir toplumun siyasi tarihine 50 yıl yol vermiş, kimine göre büyük lider, kimine göre bir dönemin acılarının en önemli müsebbibi.

Biri etnik kökenine rağmen doğduğu topraklara aşık, eşini dostunu ve çevresini etnik kökeninin önüne koyabilmiş bir hümanist. Kıbrıs olaylarının acı Eylülünü yaşamış, acılarını kalbine gömen bir adam.

Diğeri arkadaşları her ne kadar başka etnisiteden olabilse bile kendi etnisitesini her türlü değerin üstünde tutan, varlık sebebi kılan bir milliyetçi. Kıbrıs konusunda sabit ve değişmez fikirleri olan, pragmatizmin çok uzağında biri. Birçok acı yaşadı hayatında ama en önemli sıkıntısı belki de Kıbrıs’ta federal bir çözüm olurdu herhalde.

Esprili yanı onu sevmeyenleri bile etkileyen ama ciddi olduğunda onu sevmeyenler için kâbus da olabilecek biri. Sendikacılarla sohbet edermiş gibi yapıp, seslerini teyp kasete gizlice alıp TC elçiliğine de jurnalleyebilen biri. Başka bir gün ise sabahın köründe kalkmış köyün kahvesinin önünde kahveciden önce kahvehanenin açılmasını bekleyen de bir normal insan. Arabası ile Lefkoşa’da erken sabah yapanların karışılabilecekleri bir kişilik. BM’de herhangi bir toplantıda kendi dilinden daha iyi başka bir dilde sunum yapabilen o oranda da his aktarabilen bir söylevi ve duruşu olan biri. Gel gör ki aynı zamanda tartışmalı seçim galibiyetleri olduğuna da inanılan biri. Genel inanışta derin devletle işbirliği içerisinde hem Ziya Baba karşısında hem Eroğlu karşısında bugün kati yargı veremeyeceğimiz için “şüpheli” galibiyetleri olan da birisi.

Biri benden bu kadar deyip çekilebilecek biri, diğeri Türk ulusunun çıkarları ne gerekiyorsa onu o zaman yapabilecek biri.

Biri Kıbrıs'ta belli dönemlerin hem yargıcı hem savcısı hem de avukatı, yani hukukun TMT hukuku olduğu zamanların sorgulaması yapılmadan yaptırılmadan göçeni, diğeri 1974'de kendisini tartaklayan polis memurları için bile her ulusta bu tip insanlar vardır diyebilmiş biri. Yani biri yargılanmadan diğeri yargılamadan göçmüş.

İlkokuldayken Nimet nenem Denktaş’ın fotoğrafının altına resmimi koyardı, ta ki nenem bu diyardan göçüp gidene kadar. Liseye kadar da çizgisinden çok etkilenmiştim, ta ki tarihin okuduğum tarihle ilgisi olmadığını kavrayabilecek duruma geldiğim zamana kadar.

Bugünler Denktaş için her yazan “rakiplerinin bile saygı duyduğu insan” diye yazıyor. Dürüstçe konuşalım biraz yok öyle bir şey aslında. Denktaş hayattayken belli bir kesim tarafından en çok yergi alan ve hatta galiz küfürler edilen birisi idi. Rakiplerine hiçbir saygı duymazdı ki Denktaş bey. Kendi gibi düşünmeyenler hep toplumu “Rum’a yama yapacak” insanlar olmuştur. Ayni zulmden geçmiş kişiler için ne kadar da ağırdır bunlar

1950’ler bitip 2000’lere evirildiğimizde Denktaş Bey hala orda kalmıştı, yani bugünün ihtiyaçlarının çok uzağındaydı. Bir görüşü ve duruşu olması günümüzü kaybetmesi anlamına gelmemeli insanın ha bir de kendi gibi düşünmeyen herkesin “vatan haini” bellenmesinin de en önemli mimarıydı. Ben saygıyı ebetteki benim gibi düşünmeyenlere de duyarım, mamafih beni yok etmek isteyenlere saygım ancak “rahmet” olur.

2 gündür kafamın orta yerinde bir sorudur gider. En basitinden mesela Denktaş sizce Lefter’i içten sever miydi?

Bana kalırsa bir Rum olmasına rağmen Türk milli takımında oynadığı için sempatiyle bakar laf etmezdi ama kendi etnisitesini reddeden hiçbir insan onun için bir rol model teşkil edemezdi.

Bir düşünün 1963'ten sonra Kıbrıs Cumhuriyeti milli takımını tercih eden bir Kıbrıslı Türkü Denktaş sevebilirimiydi?

Bu değil belki ama buna benzer kişiler bu diyarlardan kanlıca ve vahşice gitmedi mi? Sırf Cumhuriyete ve onun getirdiklerine inandıkları için bazıları ailesinin gözlerinin önünde vahşice ve kansızca bertaraf edilmediler mi?

Koca Lefter Türkiye'de yaşarken Yunan milli takımını seçse Fenerbahçe stadına heykeli dikelebilirimiydi? Yoksa Eylül olaylarının bugünlerde anılacak bir hikayesimi olurdu?

Benim penceremden iki farklı kişiliğin analizi ve bu iki göçüp giden insan için hislerim yukarda yazdıklarımdır.

Yani benim açımdan mesele bu kadar yalındır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31