Lider olmak, yani düşüncelerini kabul ettirmek, farklı düşünceleri temsil etmek, yönlendirmek, insanları, toplumları arkasından sürüklemek, ses olmak, göz olmak ve en önemlisi güvenilir olmak.

Lider olmak böyle bir şey.

Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkünün yarım asrı aşkın bir süredir lideri konumunda olan bir değeridir.

Kıbrıs denince, Kıbrıslı Türkler denince sadece Kıbrıs’ta değil, Kıbrıs dışındaki bir çok merkezde de akla gelen ilk isimdir.

Görüşlerini beğenenler olduğu gibi beğenmeyenlerde vardır mutlaka.

Karşıtlarının, eleştirenlerinin ve düşüncelerini benimseyenlerin en önemli buluşma noktası saygıdır.

Bunu söylemek belki de  bana düşmez ama, Sayın Rauf Denktaş bu saygıyı fazlasıyla hak etmektedir.

KKTC kurucu ve 1. Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş, sağlık anlamında sıkıntılı günler yaşıyor.

Yapılan açıklamalar, zaman zaman bizleri üzse de gidişatın olumlu olması en büyük beklentimiz.

Sayın Denktaş’a yapılan ve son zamanlarda daha da artan dozda devam eden eleştirilerin odak noktası, Kıbrıs’ı Türkiye’ye bağlama düşüncesi.

Bu düşünce belki de doğrudur.

Belki de değildir.

Belki de kendiside bugünkü durumu, bugün yaşananları tahmin etmemiştir.

Ama ne olursa olsun, ortada bir amaç olması ve o amaca ulaşmaya çalışmak da başlı başına bir başarıdır.

KKTC ileriki dönemlerde hangi badirelerden geçer, Türkiye ile olan ilişkiler hangi düzeyde ilerler, bir bütün olarak Kıbrıs nasıl bir zaman süzgecine doğru gidiyor.

Ve bu adaya huzurun gelmesi için daha kaç yıl gerek.

Kıbrıs Türkünün bozulan bütünlüğü nasıl sağlanacak?

Bu noktada bir yol gösterici bir lider eksikliği hissedildiği bir gerçek.

Bir başka gerçek de değerlerimizin kıymetini ve önemini maalesef bilmiyoruz.       

Bu gün için elinde yönetme erki olan, Kıbrıs Türkünün yolunu çizen, yol gösteren, önce toplum diyen kaç tane lideri veya lider adayı vardır?

Bana göre hiç.

Bunu diktatörlük anlamında algılamayın.

Ama Kıbrıs Türk toplumu bu gün bir başıboşluk yaşıyor.

Yöneticisi konumunda olan insanlara, sisteme, devlet çatısına, genel olarak bu sisteme güvenmiyor.

Bu güveni aşılayacak, güvensizliği bertaraf edecek, kısacası lider olacak, liderlik yapacak bu sorumluluğu alabilecek kaç kişi var ki?

İçinde bulunulan süreçte Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşananları düşünürsek siyasi istikrar adına toplumun önünü açacak kararlardan çok iktidar erkinin korunması düşüncesinin ön plana çıktığını görürüz.

Lider konumunda bulunan insanların aslında lider olamadığını görmek, bu gerçeğin ortaya çıkması, toplumun genelinde de bir hayal kırıklığı yarattı.

Lider olmak kolay değil.

En başta kendinizi unutacaksınız.

Ben merkezli değil biz mantığı güdeceksiniz.

Kendiniz için değil, başkaları hatta hiç tanımadığınız insanlar için yaşayacaksınız.

Bir ömrü bir inanç için, bir ömrü bir ideoloji için yaşayacaksınız.

Yarım asır her türlü baskıya direnip, yolunuzdan şaşmayacaksınız.

Evladınızı kaybettiğiniz zaman bile vatan sağ olsun diyebileceksiniz.

Kimsenin önünde eğilmeyeceksiniz, bir halkın temsilcisi ve halk tarafından seçilmiş biri olarak o halkı her yerde temsil edecek ve hakkını yedirmeyeceksiniz.

Halkınızın onurunu, gururunu kendi çıkarlarınızın önünde tutacaksınız.

Kimse sizin halkınıza tembel diyemeyecek.

Kimse halkınızın yaşam seviyesine, maddi kazancına yorum dahi yapamayacak.

Lider olmak gerçek anlamda zor. 

Bu düşünce ve satırların sahibi olarak, bu yazıyı okuyan herkese soruyorum, bu seslendirdiklerimi kaç kişi sahiplenir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5