ABD, AB, Türkiye, Yunanistan ve diğer ülkeler “Artık bu iş olsun” dediler.

Sevindik, alkışladık.

CTP, UBP, DP, TDP, YKP ve yetkilileri, “Bu iş bir an evvel bitmeli” dediler.

Sevindik, alkışladık.

AKEL, birkaç Rum partisi ve birçok yetkili “Bitse iyi olacak” dediler.

Sevindik, alkışladık.

BM’de, “madem herkes istiyor…

Madem irmik var, şeker var, ocak da var…

Madem herkes sevindi, alkışladı…

Haydi, o zaman ne duruyorsunuz, hep beraber yapalım şu helvayı ve kutlayalım,” dedi.

Sevindik, alkışladık…

Bu atmosferde nazla, niyazla da olsa liderlerin bir araya gelmesi iyi bir şeydi.

Sevindik, alkışladık, coştuk ve erkenden kutlamalara başladık.

Öyle ki ellerimizde tabaklar, çatallar, helva servisini beklemeye koyulduk.

Ağzımız sulandı.

Gözlerimiz ufka daldı.

Hem Rumca, hem Türkçe okunan, “Bekledim de gelmedi” şarkısını birlikte bile mırıldandık.

Attıkları hiçbir top karavana olmayacaktı.

Ortamın olgunlaştığı bu durumda işe bitti gözü ile baktık.

Bir daha baktık…

Ki ne ocakta tepsi, ne tencerede helva mevcut…

Üzüldük, oturduk.

Anladık, daha alınacak çok yolumuz var.

Fakat anlayamadık nasıl oldu da herkes “he” derken sonuç hep “Aa?” oluyor…

Bizim gibi bakıp şaşıranlar çok olmalı.

Yolda, sokakta, dükkânlarda, tarlalarda…

Kiminle konuşsak, “bitmeliydi” derler ama olmamasının suçunu da hep liderlere atarlar.

Yani otur bekle ki lütfedecekler.

Oysa beklemek gücü karşıya vermekten başka bir işe yaramayacaktı.

Sabretmek de öyle.

Bir yere kadardır her şey.

Yumruk masaya vurulmadıkça ne elden ses gelir ne de ele sesini gider.

Halk istemezse yol olmaz, halk vurmalı o zaman.

İstemezse dağ delinmez, bir şeyler yapmalı.

İstemezse Taksim’deki ağaçlar diktatörlere rağmen sökülmez.

Halk en büyük güçse ki odur…

Ayağa kalkmalı.

Ve halk, traktörüyle, biçerdöveriyle, baltasıyla şimdi ayakta…

Omorfo’ya kadar sınırı delip yürüyecekler.

Bu ülke bizimse dilediğimiz yere gideriz diyecek.

Ve kendine ait tarlasını ekecek, biçecek.

Kısaca memleketine sahip çıkacak.

Gönül isterdi ki iki toplumlu eğlencelere iki toplumlu eylemler karışsın.

Ve kuzeyde Rumların tarlalarını ellerinde tutanlar, gelecek olanlara mallarını anında iade etsinler.

İade etsinler ve kendileri de güneyde kalan arazilerine gitsinler.

Aksi takdirde liderlerden beklenen hayır, ancak “hayır” olur…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31