Bir arkadaşla havadan sudan konuştuk.

Hava eskiden çok kirliydi İstanbul’da.

Hatta smog tehlikesi baş göstermiş, insanlar kaçmaya başlamışlardı.

Kendi saldığı dumana teslimdi bir bakıma.

Kötü kömürü yak.

Dışarıya dumanını sal.

Evden çıkınca o kirli hava ile zehirlen.

Aynı şekilde arabaların egzozlarından çıkan duman da insanı zehirliyor.

Gir kapalı bir yere.

Arabayı çalıştır.

İçerideki hava bir yere kadardır.

Sonrası malum.

Kirletmeyeceksin o yüzden.

Saygılı olacaksın.

Başına lağım dökülmesini istemiyorsan, balıkların yaşadıkları denize pisliğini akıtmayacaksın.

Akıtırsan, Marmara Denizi gibi iç denizin, senin açık lağımın olur.

Ve içine girip yüzerken, kendi pisliğinde yüzmüş olursun.

Konuşmamızda çevreden de bahsettik.

Çevre kirliliğinden.

Ve Türkiye’nin başındakilerin yaptıkları hatalardan…

Üzerinde ot bile yetişmeyen Konya ve daha doğu bölgelerinin bazı yerleri dururken, Trakya, Adapazarı gibi bereketli topraklar üzerine sanayi kurmak için her türlü çabayı gösteriyorlar.

Hangi mantıkla yapıyorlar bilemeyiz.

Bu yanlış politikalar yüzünden gün gelecek, evinde kaynatacağın tencerenin içine koyacağın tarım ürünü bulamayacaksın.

İçinde gezdiğin araba ile kıra gidip temiz hava alamayacaksın.

Pazar günü şöyle bir sahili dolaştım, dedi arkadaşım..

Denize bakmaya gitmiş.

Biraz rahatlamak, huzur bulmak istemiş.

İstanbul’un kötü havsından ve gürültüsünden kaçmış.

Ki kaçtıkları herkes oradaymış

Herkes kaçmış gürültüden ve kirlilikten.

Kendilerini sahillerdeki birkaç metre karelik çimlere atmışlar…

Mangal yakmışlar orada.

Et pişirmişler.

Binlerce insan oradaymış.

Ve çocuklarını kır diye o bölgelere götürmüşler.

Bir onlara, bir de az ötede oturdukları konutlara bakmış arkadaşım.

Böyle bir şeydir hesapsızlık ve akılsızlık.

Limnidi köylüsü bereketli arazileri üzerine baraj yapılacak diye sıkıntıya girdi.

Benim de aklıma orası geldi.

O limnidi köylüsü ki bu güne kadar ülkede çileği, kolokası, diğer tarım ürünlerini eksik etmedi.

O limnidi insanı ki geçimini sırf tarım üzerineydi.

Onlara yetecek hatta fazlası kadar suları var.

Trodos sağ olsun.

Ancak artan KKTC nüfusuna daha fazla su sağlamak için, yüzlerce yıldır bölgeye yeten suyu depolamak adına tarımı bitirecekler.

Tarım yapılan toprağı baraj yani beton yapacaklar.

O yüzden sebzeyi saksıda yetiştirmek zorunda kalmamak adına hem nüfusu, hem toprağı korumamız şart…

Limnidi’ye baraj yapılmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5