Girne’de çok katlı Otel inşa tartışmasına ben de katılıyorum. Çünkü tarihi doku ile o tarihi dokunun dışında kalan  toprak parçasının değerlendirilmesi konusunda karmaşa  yaratılmakta,gürültü koparılmakta,softa şaşırtması yapılmaktadır.

Değerli yazar dostum Hasan Hastürer bile “Havadis’teki” köşesinde “Girne’ye tecavüz ediliyor” başlıklı yazısında karşı görüşünü yazıyor ama  sonra da ciddi bir saptama yapıyor: “Kıbrıs bir ada.Yatay büyüme için alanımız sınırlıdır.Bu nedenle kontrollü yükseklik kaçınılmazdır.Yukarı çıkalım ama yok da gökdelen…”

İşte ben de tam bu noktadayım.Girne’nin tarihi dokusunun nerede olduğu bellidir.Lefkoşa ve GaziMağusa’da olduğu gibi…Kalkıp da sur içine,surun karşısına, ya da bu tarihi dokuyu kucaklayan halkanın içine çok katlı inşaat yapmazsınız.Ama…

İşte bu amayı iyi değerlendirmek gerek.Lefkoşa ve GaziMağusa’da sur içine belirli yükseklik sınırlaması vardır.GaziMağusa’da bu 29 ayaktır.Surun dışındaki halkanın ötesinde çok katlı değil gökdelen inşa etseniz hangi dokuya ve de kime zarar verirsiniz?

Lefkoşa’da da bu böyledir.Bir Belediye Başkanı Lefkoşa için iki katlı madenci evlerini uygun bulmuştu.Kent yayıldıkça yayıldı.Dağı kucaklamaya, ya da Güzelyurt’a doğru koşmaya başladı.Bu uğurda semtler birleştiler.Hamitköy kent sınırına girdi.Çünkü iki katlı inşaat arazinin namusuna girdi.Kıbrıs adası da arazi zengini olmalı ki yana yatarak gelişme isteyenler, ”Aman çok katlı inşaat olmasın?” yaygarasını kopardılar. Niçin? Neyi örtecek neyi saklayacaktık?İnsanlar  buna uyup iki katlı evcikler inşa ettiler.Şimdilerde kat sınırı kalkınca yanıbaşlarında yükselen binalarla karşı karşıya kaldılar.Şimdi yeni masraf yapılarak aynı araziyi kullanarak tasarrufu seçiyorlar.

Belediye el değiştirdi.Binlerce lirasını etrafa saçan konut sahipleri,kaldırılan kat yasağı ile sokaklarında çok katlı apartmanlarla baş başa kaldılar.Oysa 30 yıl önce bu izin verilmiş olsaydı Lefkoşa zengin konuma ve görünüme sahip olacak,komşunun madenci evi yanında çok katlı bina olmayacak,plânlanan bölgelerde apartmanlar uyum içine gireceklerdi.

Gelelim Girne’ye.Şimdi aynı şamata,”Girne küçük olsun da benim olsun” kafasında olanlar yüzünden yeniden aynı sınav veriliyor.Kalkınma,gelir,dünyaya açılma dikkate alınmadan Girne’ye önce yerleşenler,iki katlı hatta tek katlı madenci evlerinde mutludurlar.Dağı görürler,yetmez dönüp denizi görürler…Kişiye özel zenginlik!

Antalya da bir zamanlar böyleydi.Şimdilerde o kent ve sahillerde tam 10 milyon turist ağırlamaktadırlar.Antalya kalesinin ve kent merkezinin dokusu korundu.Kaleye zarar verilmedi ama Antalya etrafında çekilen bir hattın devamında çok katlı Otellerin inşa edilmesine izin ve omuz verildi.Oraya yılda 10 milyon turist akmaktadır.

Girne,turizmle ismini duyurdu.Uygun yerlere inşa edilen yeni Oteller bu kente insan akını sağladılar.Ama o kadar.Gerisini nasıl sağlayacağız? Ortaya fırlayanlara yanıtım açıktır: Girne limanına,etrafına,devamına çok katlı inşaat gerekmez.Rocks Otel alçak tabanı ile bir istisna oluşturdu.Ama Lefkoşa’dan Girne’ye girişte varolan çemberi doğuda ve batıda kucaklayan iki yol vardır.Batıda kenti çevreler ve Karaoğlanoğlu yönünde devam eder.Doğuda da yine kenti çevreler ve Yeni Liman çemberine ulaşır.İşte size gerçekçi bir hat.Bunun kuzeyine tecavüz edilmesin  ama bu hattın güneyinde,batısında ve doğusunda kalan arazide çok katlı Otel veya inşaat yapılması hiçbir engel oluşturmaz.Dağın manzarasını da kesmez. İşte gazeteci yazar dostum Hasan Hastürer’in işaret ettiği “Kontrollü yükseklik” alanı budur.Yatay büyüme olmayacağına göre Girne’yi dünyaya açmak,yüzbinlerce turist ağırlamak ve KKTC ekonomisine katkı koymak istiyorsanız bunun açılımı budur.

Bir dostum Jasmin Court Otel karşısında satın aldığı arazide Otel inşa etmeye kalktığında kendisine 2 kata kadar izin verildiğini unutmadım.İki katlı Otel inşa etmek nasıl hovardalıktır Allahaşkına?

Bu görüşümü herkesle kamu önünde tartışmaya hazırım.Bu Lefkoşa ve GaziMağusa için de geçerlidir.Madenci evleri ile kalkınma olmaz.Bir kenti madenci evlerine sığınanların kapatmasına bırakamazsınız…KKTC kalkınacaksa hayalci yeşil,hayalci tarihi doku lafazanlığı ile kalkınmayacaktır.

Karpaz’a elektrik verme!Yatırım olmasın…

Girne’ye tarihi doku dışında da olsa çok katlı Otel inşa etme ki adamlar deniz ve dağı gözlemlesinler…

Lefkoşa’ya ve GaziMağusa’ya kale dışında da olsa çok katlı bina inşa etme,Otel inşa etme,AVM inşa etme ve de kalkınmayı bekle…

Kimse dünyada hazır şaplonları alıp KKTC haritasına yapıştırıp haklı olduğunu söylemesin…İşte gerçek,işte sonuç.Karpaz’a “Marina İnşa” eden firma temsilcisinin sesini işitiniz.Onca ambargoya rağmen kalkıp gelmiş,Karpaza para atmış…Yeşilci karşısına çıktı,Rumlar Karpaza yatırım yapılmasın diye olmadık maskaralığı yapmışlar…Ama o yılmadı ve yakında Marina’yı hızmete açacağını açıkladı...Bu adam bu firma alkışlanmaz, desteklenmez mi?

Girne’ye uygun bir hattın ötesine çok katlı inşaat yapılır… Karpaz’da gelişim için,o yöre halkına hızmet için elbette yatırım yapılır…

Yahu ne zaman biz kendi elimizle kendi boynumuzu vurmaktan uzak duracağız?Girne’ye belirttiğim hat içinde çok katlı inşaat izni veren Hükümet haklıdır.Bunu benimseyen Belediyeler de haklıdır.Manzara karın doyurmaz…KKTC’nin kalkınması önceliği vardır.Kuralları ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31