Cratos’da yaşanan rezaletten sonra basının sahipsiz olup olmadığı tartışılıyor.

Kimisi devlet sahip çıksın, kimisi sahipsiz değiliz açıklamasında bulunuyor.

Bir kere gazetecilere devletin sahip çıkmasına gerek yoktur.

Bizde devlet, siyaset demektir.

Siyaset de yandaş basını destekler!

Sahipsiz olup olmamamız konusuna gelince;

Maalesef ki sahipsiziz!

Bu devletin yada başkalarının sahip çıkması anlamında değil.

Bu ülke basının en büyük suçu, bir çoğu siyasetçilerin esiri ya da borazanı olduğu için, kendi meslektaşını bile düşman olarak görmesidir.

Cratos yangınında gazeteciler dayak yerken, buna siyasilerden sadece İçişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun tepki koyarak eleştirmesi bile siyasetçilerin basın mensuplarına bakış açısını ortaya koymaktadır.

Kuru bir bildiri de olsa, meslektaşlara sahip çıkıp, ilgili şirketi kınadığı için bakan Çavuşoğlu’na teşekkür ederiz.

Diğer bir çoğu, bu ünlü işletmenin sürekli VIP konuğu olduğu için, bir açıklama gereği bile duymamışlar, halkın ve basının gözünde bir o kadar daha düşmüşlerdir.

Başbakan Küçük’e bu köşeden sürekli çağrıda bulunuyoruz.

Ne kendisi ne de başka bir bakanının ya da vekilinin kumarhane eğlencelerinde boy göstermemesi için.

Bu resimler basında yayınlanıp, deşifre oldukça, halkın siyasiye olan öfkesi artmakta, hele de vatandaş ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, yöneticilerin içkili masalarda alemi insanımızı çileden çıkarmaya yetip de artmaktadır bile…

Dedik ya, bizim devletin sahip çıkmasına ihtiyacımız yoktur.

Bu konuda yeter ki yasalar anında işlensin, basın özgürlüğüne yapılan vandallıklar anında cezalandırılsın, çok daha önemlisi gazeteci gazeteciye sahip çıksın, onun derdini göğüslesin başka bir şey istemeyiz.

Gazetecinin en büyük destekçi bu olayda da görülmüştür ki, sokaktaki insan ve okuyucudur.

Siyasiler yiyip içtikleri işletmeyi eleştirmekten kaçarken, bir kez daha bu mesleğe sahip çıkan kamuoyuna müteşekkiriz.

İşte okurun olaya tepkisi gösteren açıklamalardan birkaç tanesi;

“Başbakan Küçük,
Derhal bu gorilleri, bu magandaları, bu itleri derhal tespit edip sınır dışı edin, aksi halde o gorillerden daha fazla siz sorumlu tutulacak, daha fazla yıpranacaksın.
Bu iş burada kalmaz. Şirket sahipleri özür dileyerek bu işten kurtulamazlar. Hükümet gereğini yapmadan hedef olmaktan kurtulamaz.
Burası dağ başı mı? Polisin görevini magandalar, goriller yapmaya kalkacaksa kantarın topuzu kaçtı demektir.
İçişleri Bakanı Çavuşoğlu,
Polis Gn Md Ozan,görevinizi yapın çünkü bu ülkenin basını ve duyarlı yurttaşları sizden bunu beklemektedir…”

“Bunların turizmci olduğunu kim söyledi ki...? Bunlar zaten çete, hem de kumar çetesi. % 95 doluluğu varmış dün. Turizm Bakanımız araştırsın bakalım kaç tane turist var içerde. Turist dediklerinin % 80’ni kumarhane davetlisi olarak bedava olarak konaklattırılmıyolarsa ben de bir daha yorum yapmayacağım. Gazetecilerin görüntü almalarını engellemelerinin nedeni orada tahliye edilen kumarcıların görüntülenmemesi içindir.Bu otellerin turizm yaptığını kimse söylemesin...Kaç tane gerçek turist var içerde birileri araştırsın...”

“Bir heykel diktiniz, bir kumarhane.
Bin heykel oldu,bin kumarhane.
Heykeller vergi veremezler!
Kumarhaneler de vermiyor.
Magandalar defolup gitsin…”

“Sn. Özadam, daha bu başlangıç. Yarın Başbakanı ve bakanları da dövdürtürlerse hiç şaşmayın. Çünkü bu insanlar en büyük güç olan basından da korkmaz. Yaşayacağımız her şey bize yakışır. Devam etsinler de sonunu ben de merak ederim..”

“Joker bakan Sn. Nazım Çavuşoğlu kendini bilmez bu şımarık otelciye ne yapacan çok merak ederim. Bence sana göndereceği bedava yemek biletlerini sakın alma, protesto et. Ben sana bir okka pirzola ve bir şişe rakı yollarım Sn bakanım. Nalet olsun yaşadıklarımıza. Bu saatten sonra yetkililer özür dilese de gazeteci kardeşlerimiz sakın kabul etmesin..”

“Casino mantığının sonu bu.. Cratos derhal hem basın çalışanlarından hem de Kıbrıs Türk halkından özür dilemelidir… Ne demek basına yumruk atılacak…Burası ne biçim bir yer oldu?..”

“Maalesef kumar turizmi dedikleri bu mafyacılık bir cennet adası olan Kuzey Kıbrıs'ı cehenneme çevirdi. Ne acıdır ki bizim baştaki yalaklar da bu oyuna birlik oluyorlar. Canlı yayında gördüklerime inanamadım. Bunlar resmen zorba, kaba, medeniyetsiz insan cahilleri yahu. Zaten yerliye hiçbir maddi, manevi, ekonomik bir getirisi olmayan bu yerlerin niye adamıza geldikleri artık tartışılmaya başlandı. Bu mafya bozuntuları defolup gitsinler geldikleri yere. İnanın içimden otel sahiplerine geçmiş olsun demek bile gelmiyor…”

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, darp edilen basın mensuplarına karşı tepki koyan tek siyasetçi olarak duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ederiz. Şimdi de bu yasa tanımaz gorilleri vandallıkları nedeniyle sınır dışı etmenizi bekliyoruz.

Sayın İrsen KÜÇÜK, pet şişe atan KTHY çalışanlarını terörist olarak nitelerken, basına dayak atan çete bozuntularını acaba kınamayı düşünüyor musunuz?

Sayın Cemal BİRAN, Yeni Boğaziçi Belediyesi’nin sahil kenarına inşa ettiği tesis bölgedeki özel sektör işletmecilerin büyük tepkisine neden oluyor. Bu konuda çok yakında kapınıza siyah çelenk bırakmayı düşünüyorlar.

Sayın Osman IŞISAL, parti merkezinden aldığınız talimatlar doğrultusunda bazı partili gençleri belediyeye istihdam etme kararı aldığınızı öğrendik. İki yanlışın bir doğru ettiği bir ülke sizce hayır eder mi?

Sayın Ahmet BENLİ, size de partinizden istihdamlar konusunda talimatlar gönderildiğini öğrendik. Şimdiye kadar direndiniz ama, bakalım daha fazla ne kadar dayanacaksınız biz de merak ediyoruz.

Sayın Erdal BARUT, Karaağaç sahillerinde bir işletmenin denizdeki kayaları kırıp inşaat şirketlerine sattığı yönünde ihbarlar alıyoruz. Bu konuda ciddi bir araştırma yapmanız bekleniyor.

Sayın Talip ATALAY, cenaze namazı konusundaki görüşlerinize katılıyoruz. Ancak cenaze namazı öğretmeye öncelikle siyasilerden başlamanızı bekliyoruz. Zira onlar tanısınlar tanımasınlar cami önünde nöbet bekleyip anında ön saflarda yerlerini alıyorlar.

Sayın Haluk KARLI, uzun mektubunuzu aldım teşekkür ederim. Ancak en azından ithalatçılar bizi adam yerine koyup dertlerini anlattılar. Peki ya siz?

Sayın Öntaç DÜZGÜN, Küba’ya kadar 1 Mayıs etkinliklerine katılmak için gittiniz ama ne yazık ki katılamadınız. Herkesin yürüyüşten dönerken sizin gittiğiniz söyleniyor doğru mu?

Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, dün Koca Reis’de iki oğlunuzla birlikte balık keyfinde görülmüşsünüz. Pazar günü bayanlara niçin boykot uyguladığınız merak konusu olmuş. Vardır bunda da bir hikmet değil mi?

Sayın Murat BOZOĞLU, yasa dışı olarak beton dökülen deniz kenarındaki betonların arasındaki elektrik kablolarından bir işçinizin büyük yara aldığı söyleniyor doğru mu? Onun için özel uçak getirtmeniz ise suçunuzu biraz olsun azalttı.

Sayın Dengiz KÜRŞAD, Türkiye’den büyük ödülü aldıktan sonra bunu Türk hamamında kutladığınız ve şampanya patlattığınız görülmüş. Böyle ödüle az bile. Tebrik eder başarıl çalışmalarınızın devamını dileriz.

Sayın Mehmet SAYDAM, Girne’deki malikaneyi bitiremeyince olaya eşiniz ve babanız el atarak sizi devre dışı bırakmışlar. İyi bir ekonomist olmak demek ki her şeye yetmiyor değil mi?

Sayın Tunç ERTAN, pasaportunuzdaki vize süresi dolunca giriş-çıkış yapmak durumunda kalınca küplere bindiğiniz söyleniyor. Bazı yatırımcılar daha ilk günden vatandaş yapılıyor, sizin başını kel mi?

Sayın Pelin ŞAHİN, sizin darp olayını polisle görüştüm, ifade verdiğiniz anda soruşturma başlatılacağını öğrendim. Eğer darp olayı gerçekse mutlaka ifade vermeyi ihmal etmeyiniz.

Sayın Polat ALPER, yeni siyah cipiniz hayırlı ve uğurlu olsun, kazasız belasız sürüşler dileriz. Şimdi tam patron sınıfına girdiniz, selamı sabahı kesmezsiniz inşallah…

Sayın Oğuzhan HASİPOĞLU, siz ne kadar da siyasete kesinlikle girmeyeceğinizi söyleseniz de sizin için kumaş biçildi bile. Yeter  ki kasaba politikacısı olmayın, meclisin yeni yüzlere ihtiyacı var…

Sayın Rasıh REŞAT, İzmir Kordonboyu sefasında bana nispet yaparsan olacağı buydu. Son iki gün zehir zemberek geçmiş, uçak bulamayınca daha da çılgına dönmüşsün. Allahın sopası yok ki kardeş…

Sayın İlgen ÖZEN, dün basında çıkan resimlerden sonra da sizin görevliler basına saldırmadı diyebilecek misiniz? İnsan en azından bir özür diler be kardeşim! Bu kadar pişkinlik niye?


Günün Fıkrası

 

Donunu çıkar

 

Kadın süslü püslü masayı hazırlıyor kocası iç çamaşırlarıyla dolaşıyormuş. Kadın:

 - Pantolonunu  bari giyseydin, misafirler her an gelebilirler.

- Olsun bacaklarımın ne kadar zayıf olduğunu görsünler ve bana iyi bakmadığını anlasınlar.

- O zaman donunu da çıkar sana iyi bakmam için bir neden var mı anlasınlar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31