Mağusa’da oturan Baflı arkadaşlar, “Omorfo’da toplanalım, oradaki arkadaşları da görelim” dediler.

“Toplanalım” dedik.

Kalktık, Mağusa’dan Omorfo’ya gittik.

Omorfo’da oturan bazı Baflı arkadaşlar da toplantımıza katıldılar.

Gabudi köyündeydi toplantı yeri.

Omorfo’nun hemen üstünde.

Yarısı kurumuş bahçelerden yukarıya bakınca koskoca ODTÜ kampüsünün yanında görünen o silik köy…

Belli belirsiz.

Güneyden gelen Arodezlilerin yaşadıkları yer…

Hani hem aşağısı hem yukarısı olan, Baf’a bağlı Arodez Köy’ü.

Koca bölgeyi nasıl da ODTÜ’ye verdiler…

ODTÜ koca yeri nasıl da aldı…

Şaşırdım.

Güya üniversiteler ülkesi olduk.

Güya öğrenciler taşacak.

Para gelecek…

Rahata kavuşacağız…

Köyden fazla arazisi var ODTÜ’nün.

Ve köyün birkaç misli nüfusu kaldıracak kadar apartmanları.

Hepsi de kampüs içindeler…

Omorfo yapılan propagandalarla sevinmişti, öğrenci gelecek, çarşı canlanacak, diye…

Köyle bile pek ilgileri yok onların.

ODTÜ çevreye hâkim…

Tepelik yerde.

Manzarası Omorfo Körfezi.

Biraz daha ileriye bakarsanız Limnidi’yi göreceksiniz.

Ve Trodos Dağları…

Birkaç lokanta vardı Gabudi’de.

Şimdi yeni bir tane daha yaptılar.

Omorfolu gelirse iş yaparlar.

Gelmezse öğrencilerden pek fayda görmüyorlar.

Lokantanın adı Gondara.

Gece vardık.

Karanlıktı her yer.

Gondara’nın Kıbrıs taşları ile örülmüş duvarları.

Şöminede odun ile ısıtılmış iç mekânı…

Girişte daha, “köye geldiniz” imajı yaratmayı başardılar.

Gece olduğu için aşağısını göremedim.

Mutlaka manzarası güzeldir.

“Ne içersiniz,” diye sordular.

“Ne bilelim,” dedik.

Ona bıraktık.

Baf’ta bağ kiralamışlar.

Gidip orada tesisi kurmuşlar.

“Biz ürettik” dediler, zivaniya getirip masaya koydular.

Sonra sucuk…

Onu da onlar yapmışlar.

Hem de Baf üzümlerinden.

Derken bildik Kıbrıs mezeleri sıralandı masaya.

Konuşmalar, sohbetler ve hasret gidermeler.

Hepsi de kaybettiklerimiz üzerine…

“Ya” dedi bir arkadaş…

“Parçaladılar, parçaladılar.

Hiçbir yerde çok olamadık.”

Bir Baf özlemi için o kadar yol gel.

Mağusa’da olmayan meyhaneyi bulmak için gel…

Özlenen kültürün bir kısmını yakalamak için gel…

Neticede o gece içilen zivaniyalar çeneleri açtı.

Eskilere daldık.

Ve en karanlık yerleri eştik.

Meğer Aşağı Baf’taki mağarada “Rumlar vurdu” dedikleri genç Talat’ı da Rumlar vurmamış…

1960’lı yıllarda Baf’ın mağaralarında yaşanan o cinayet Gabudi’nin gafgallasında dilimize düştü…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31