01 Şubat 2020 Cumartesi 11:26
770 Okunma
Deniz Akkaya:'Cinsel hayatım yok, karın kaslarıma sarılıp uyuyorum'

Deniz Akkaya, Hürriyet gazetesinden Hakan Gence'ye çok özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin en tanınmış modellerinden olan Akkaya, hayatına giren tüm erkeklerin çirkin olduğunu ifade etti. Cinsel hayatına dair de çarpıcı ifadeler kullanan Deniz Akkaya, 'Cinsel hayatım yok, geceleri kaslarıma sarılıp yatıyorum' dedi.

Deniz Akkaya ile Hakan Gence'nin röportajından öne çıkanlar şu şekilde:

* YouTube kanalınızda ‘Rüya Beden’ diye bir program yaptınız. Nedir bu Rüya Beden?

Dijital dünyanın görsel odaklı olduğu günümüzde herkes kendi görüntüsünden o kadar mutsuz ki farklı profiller çizmeye çalışıyor. Böyle olmamalı. Bu ülkede kız çocuklarının tek derdi selfie çekmek olmasın, daha özgüvenli olsunlar ve görsel konulara takılmasınlar.

* “İnsanlar bedenleriyle barışsın” diyorsunuz ama bir videonuzdaki “Şişmanlarla görüşmek istemiyorum” sözünüz çok tartışılmıştı...

Ayrıldığım erkek arkadaşımla ilgili yanımdaki kişiyle konuşurken çekilmiş bir videoydu. Bu, benim karşı cinsle ilişki münasebetinde şahsi seçimim. Ben şişman bir erkekle beraber olmam.

* Neden?

Ben bedenime bu kadar saygı gösterirken, kilolu bir erkekle birlikte olma ihtimalim yok. Son erkek arkadaşımın obezite geçmişi vardı. Ya o beni sağlıksız bir yaşama çekecekti ya ben onu sağlıklı bir yaşama... İkimiz de beceremedik ve ayrıldık. Ama bu normal arkadaşlarım için geçerli değil. Onları kapının önünde kantara çıkarıp eve almıyorum!

* Bu videoyu çeken Ata Demirer’in eski sevgilisiydi. Bahsettiğiniz kişinin Demirer olduğu söylendi.

Hayır. Ata Demirer’in hayattaki kimliğini kilosu üzerinden değil, başardığı başka yüzlerce şey üzerinden belirleyebiliriz.

* Peki sizin sevgiliniz kaslı mı olmalı?

Evin kaslısı benim (gülüyor).

* Bu kadar sporun cinselliğe etkisi ne oluyor?

Hiç cinsel hayatım yok! Geceleri karın kaslarıma sarılıp yatıyorum.

* İki yıldır hiç mi cinsellik yaşamadınız?

Geçen gün Cem Yılmaz çok güzel bir şey söyledi, “Eve erken gidiyorum, yatağa Cem Yılmaz’la giriyorum”. Ben de yatağa Deniz Akkaya’yla giriyorum. Bu çok değerli bir şey, herkesle paylaşamam. Böyle bakınca da hayat çok eğlenceli. Birilerini elinin tersiyle itip eve gitmenin egosu çok yüksek. Ve anlık hazdan daha keyifli.

* Libidonuzda sorun yok yani...

Tam tersi. Hayatın başka yerlerinde tık olmayınca kendini spora veriyorsun işte. Pazar günleri spor salonunu ilk ben açıyorum, beş ayrı hocam var. Crossfit, fitness, yoga, boks, direk dansı yapıyorum... Bütün enerjimi atıyorum. Bir de şunu söylemek lazım: Kaslı bir vücuda sahip olmak için önünüzde üç engel var. Şeker, alkol ve erkek arkadaş... Benim bedenimle en mutlu olduğum zamanlar hep yalnız olduğum zamanlar.

* “Çirkinlerle arkadaşlık etmem” diye bir açıklamanız da oldu...Çirkinlik kavramı göreceli. Mesela geçenlerde röportaj yaptığın Okan Bayülgen de kendine “Çirkinim” falan der ama Türkiye’deki en karizmatik adamlardan biri.

* Zaten eskiden birlikte değil miydiniz?Tamam! Kişinin özgüveni varsa kimse ona, ne çirkin diyebilir ne de başka bir şey.

* Aslında hayatınıza giren erkekler zaten pek yakışıklı sayılmazlar...Hepsi çirkindi! Evet ya (gülüyor). Kendimde de çözmem gereken bir şey şu: Benim güzellik anlayışım başarıyla odaklı. Her şeyini sıfırdan var etmiş insanlara hep gönlüm kaydı. Benim için güzel adam dediğin şey sıfırdan bir şey yaratmış olmalı.

* Ama siz sürekli böyle fizik üzerine konuşunca insanlar eski fotoğraflarınızı çıkarıp estetik ameliyatlarınızı gündeme getiriyor. Bozuluyor musunuz?Gülüyorum. Bu iş estetikle olsa zengin ama çirkin kadın kalmazdı!

* Bu kas merakı 40’ından sonra mı başlıyor?Bazılarında başlasa da yüzde 0.5’i bu işi devam ettirebiliyor. Ben istikrarlı devam edenlerdenim diyebilirim.

* Sizde ne zaman başladı bu merak?Belli bir yaşa kadar spor olsun diye spor yaptım. Sonra modellik yaptığım için. Şimdiyse hayatımdaki duruşumu ve akıl sağlığımı koruyabilmek için. Çerkesim, genetik kodum zaten iyi. Bunu bir üst seviyeye taşıdım, makine gibiyim. Dört senedir hastalanmadım. Bir de sanırım Allah sporu bana hayata karşı dayanabilme gücü olarak verdi.

* Neye karşı?Ünle birlikte kendini kafese tıkılmış gibi hissediyorsun. Hele benim kadar özgürlüğüne düşkünsen, ünü taşımak zor.

* Biraz açsak...İnsanlar birbirlerinin kötülüklerini görmek istiyor. Mesela alkolü tamamen bıraktım ama dışarıya çıkıyorum; bir kadeh bir şey içsen, “Acaba düşecek mi?” diye bakıyorlar. İçmesen, “Başka bir şey mi kullanıyor?” diyorlar. Yanında erkek yoksa “Lezbiyen mi?” diye sorguluyorlar. Beş erkek görseler “Beşiyle ne yapıyor?” diye soruyorlar. Benimle bir akşam dışarıya çıksan ne demek istediğimi anlarsın.

* Başka neler yaşıyorsunuz dışarıda?‘Avatar’ muamelesi yapıyorlar. Bu bazen çok tatlı, bazen de çok ürkütücü. Çok fazla alanıma giriyor, taciz ediyorlar... Üstelik bunu sadece erkekler değil kadınlar da yapıyor.

* “Kadınların da tacizine uğruyorum” dediniz. Sizce aşkta cinsiyet olur mu?Aşk tabii ki cinsiyetsiz ve kimliksiz bir şey. Ama benim için aşkta cinsiyet var.

* Bir dönem de gördüğünüz şiddet haberleriyle gündeme geldiniz...Evet, bir kere de görmedim üstelik.

* “Neden bunları hep Deniz yaşıyor?” diyenler de çıktı...Şunu fark ettim, benim artık erkeklerin erkekliğini ezmek üzere bir duruşum var.

* Ne demek o?Erkekler güzel kadınlara sahip olmak, sonra ezip parça pinçik yapmak istiyor Ben de öyle bir duvar oluştu ki bu sefer ben pinçik pinçik yapıyorum. Belki de bu yaşımda bu kadar sert bir vücut ve duruşa sahip olma sebebim bu.

* Bu yüzden mi aşkta dikiş tutturamıyorsunuz?Dikiş tutturmak, istemeye istemeye senelerce aynı yastığa baş koymak mı? Çevrene bak, insanların ikinci hayatları var. Benimse tek hayatım var, o da herkesin gözü önünde.

* Bekâr anne olduğunuza hiç pişman oldunuz mu?Bekâr anne olmayı desteklemiyorum. Çünkü herkes benim kudretim ve mizacımda değil. Şükür babası (Efe Önbilgin) burada değil ve bana karışmadı.

* Maddi destek veriyor mu?Hiç. Yakında bizden nafaka isteyebilir!

* Kızınızla sosyal medyaya fotoğraf koyduğunuz için de sizi eleştirdi...O fotoğraflar aslında önceden de vardı. Hiçbir şey dememişti. Annemin vefatını kullanarak yıllar sonra eve girebildi, “Ben yeniden aile olmak istiyorum” dedi. Şamanların ayinlerinde kullandığı bir çay içmiş ve en büyük korkusuyla yüzleşmiş.

* Neymiş korkusu?Benmişim. Çocuğun önünde gereksiz şovlar, numaralar... “Sen hiç değişmemişsin” dedim. O günden sonra “Deniz Instagram’da Ayşe’nin fotoğraflarını kullanmasın” demeye başladı. Benim anneliğimi nasıl sorgulatır!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.