Yoksa Mağusa limanı özelleştirildi mi?

Gerçek ortaya çıktığında, gözlerinle gördüğünde öğreneceğin bir sürü sorudan birisi bu…

Adamlar dosyalarla geliyor.

Şakır şukur 24 saat içerisinde tüm makamlarla görüşüyor.

Ellerindeki planları, emirleri dikte ettirp dönüyorlar.

Kim bilecek dosyaların içinde nelerin olduğunu?

Diyorlar ki şu bölge şu şahsa verilecek.

Bitti…

O bölge halkın itirazlarına rağmen o şahsa verilir.

Ne tartışma yapılır ne karşı çıkılır.

Çünkü maaşları veren onlar.

Ne demişler, “Ya bu deveyi güdeceksin, yâ bu diyardan gideceksin”…

Ya koltukta oturmaya devam edeceksin ya elveda diyeceksin…

Her neyse…

Mağusa Limanı sorusu bana bir anımı hatırlattı…

Yıllar önceydi…

İhtisas bitmiş, tam iş yapacak zamanda mecburi askerlik için Kıbrıs’a gelmiştim.

İhtisasa başlamadan Londra’dan aldığım bir arabam vardı…

İstanbul’da mavi plaka taktırarak vergisiz kullanabiliyorduk o arabaları.

O araba ile gelmiştim askere.

Ahmet Kaya’nın Kum gibi şarkısının bolca çalındığı dönemdi o dönem.

Kıbrıs’ta askerde kaldığım süre içinde o araba için gereken sigortalar, izinler halledilmişti.

Askerlik bitip çıkacağım gün geldi…

Arabayla önce Mersin sonra İstanbul’a gitmek üzere yolculuğun başlayacağı Mağusa Limanı’na geldim.

Sıraya girdim.

Evrakları polise verdim.

Polis pasaportuma baklı, bir de arabanın ruhsatlarına…

-Çıkaman dedi.

-Çıkamam?

-Çıkaman çünkü şu evraklar eksik. Tamamla gel.

-Feribot kaçacak, haftaya kadar nasıl beklerim?

Hava kararmaya başlamıştı.

İçim bir tuhaf olmuştu.

İstenen evraklara bakıyorum, ne gereksiz diyorum.

Üstelik unuttum ama zor işlerdi istenen o işler.

Arabayı atsam olmazdı, işlemleri yapmaya kalksam zordu.

Öylece durup uçsuz bucak denize bakarken biri yaklaştı.

-Napan Dolgun abi?

-Ma kimsin sen?

-Tanımadın?

-Tanımadım…

-Yahu ben 5 yıl önce tahsil için İstanbul’a geldiğimde senin evinde kalmadıydım da bana yol gösterdiydin?

Doğrusu hatırlayamamıştım ama resmi üniforması ile daha önce yardım ettiğim adamı orada görünce rahatladım.

-Evrakları bana ver Dolgun abi, dedi aldı gitti.

Beş dakika sonra geldi; evrakları verdi, “İyi yolculuklar” dedi…

Bugün o adamın kim olduğunu hala bilmem…

Yoksa Mağusa limanı özelleştirildi mi, sorusunu görünce aklıma bu olay geldi…

Ne demişler iyilik yap, karşılık bekleme…

Not: Sakın, “denize at” dememi beklemeyin…

Demem…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31