Çocuk, zaten adı üstünde çocuk, 7 yaşında…

Babası denilen zat önce tecavüz etti sonra öldürdü…

Yazması bile zor.

Ki adam yaptı…

Midesi de kaldırdı bu ahlaksızlığı beyni de…  

Adamlar işçi…

Gece hayatına çıkalım dediler cepte paraları yok…

Önce para bulalım sonra işimizi yaparız kararı alarak düştüler gecenin karanlığında yola…

İlk kestirdikleri eve para buluruz diye girdiler…

Baktılar paranın sahibi kadın…

Türkçe de bilmiyor üstelik…

Yaşı 75 imiş…

Kim bakacak o kafayla yaşa…

Kim bakacak dile, mesleğe…

Hem para cepte kalacak, hem de gece hayatını dört dörtlük halledecekler…

Yaptılar da...

Ve çıktılar evden, ellerini kollarını sallayarak…

Yakalandılar ertesi gün doğal olarak, çünkü Kıbrıs’ın kuzeyinde kurtarıldıktan sonra güvenliyiz ya, adam başı iki Türk polisi var ya (!)…

Çünkü her nedense tekin görmüyorlar Kıbrıs’ın kuzeyini ki böyle bir önlem alıyorlar…

Bastırıyorlar bastırabildikleri kadar.

Polisler ise ülkenin sahiplerinin –kurtarılanların- değil, geçici olarak burada bulunan kurtarıcı (!) ülkenin emrinde…

Zaten gazetemiz de koruma polislerine bakarak manşet atmıştı birkaç gün önce…

1 elçi= 30 Eroğlu diye…

Her gün gazetelerin ilk sayfalarında görmeye alışık olduğumuz kemikleşmiş fotoğraflar var, farkında mısınız bilemem…

Ama ben dikkat ettim onlarsız bir gün bile geçmiyor.

Onlar dediğim şu: Bir veya iki kelepçeli tutuklu, bir veya iki onları tutan polis…

Ya yürüyorlar, ya duruyorlar.

Yani yukarıda bahsettiğim sapık ilişkilerden…

***

Yukarıda bahsettiğim gasplardan, tecavüzlerden, hırsızlıklardan hiç alakamız yok…

Bizi kurtardılar.

Biz haddimizi biliriz...

Başımızdakiler kim olursa olsun şükrancı, diğerleri öfkelidir…

Arada kalanlarsa İngilizlere, turistlere ve bilumum yabancılara karşı ülkemizde yapılanlardan ötürü mahcup…

Oysaki Kıbrıslılar olarak ne utanılacak eylemler yaptık, ne yapanları tutukladık, ne de caydırabildik.

Biz sadece bu toprakların sahibi olarak topraklarımızı yabancılara peşkeş çekilmekten koruyamadığımız için utanç duymalıydık…

Ne yazık ki onu bile beceremedik.

Otursam…

Bir haftada gazetelere yansıyan çarpık olayları alt alta sıralasam, bir haftalık yazım biter, diğer haftaya da geçer.

Ambleminde ağzında zeytin dalı güvercin, Atatürk başı ve beyaza boyanmış tüm Kıbrıs’ı KKTC gibi gösteren İnsan Hakları Derneği açıkladı, yeter artık kimlikle girişler durdurulsun pasaportla girişler başlasın…

İyi fikir olurdu girişte pasaportlara mühür vuran polis bu ülkenin polisi olsaydı…

O yüzdendir ki ne tecavüze uğrayan yaşlı İngiliz kadına karşı, ne de Girne limanında magandalar yüzerken lağım direk denize akıtılıyor diye mahcup değilim…

Mahcup değiliz ama tüm bunlar olurken seyrettiğimizden ötürü suçluyuz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31