Birkaç ay önce, bir okur telefonu aldım. Zonguldak’tan! Bu okurumuz, köyünde ihtiyarlardan duymuş ki Makarios aslında bunların köylüsüymüş! Mübadele’de köyden ayrılırken, bizimkiler bunu ittirmişler, denize düşmüş! Çok kızmış! “Durun göresiniz ben size ne yapacam!” demiş, Kıbrıs’a gelmiş! Sonra Heybeliada papaz okuluna gidip, başımıza belâ kesilmiş! İttirmeselermiş iyiymiş ama ittirip, herifi sinir etmeselermiş, belki de Kıbrıs Sorunu olmazmış!

Zakkumcu Ziya’nın kanser tedavisi gibi “bilimsel” bir buluş! Ya da Con Ahmet’in devri daim makinası!

Önce kırmamak için nazikçe, köydeki söylentinin eğlenceli ve hoş  olduğunu ama gerçekle alâkasının bulunmadığını söyledim.  Arkası kesilmedi. Bu defa da mail bombardımanına uğradım! Son öğrendiğime göre, okurum bu “buluşunu” anlatan bir de kitap yazmış, bastırmış da! Artık “masum” bir söylenti değildir, işin ucunda, dünyanın sizi tefe koyması var… Üşenmedim, belki ikna ederim diye, özetini aşağıda verdiğim birkaç mail attım …

“ …

1- Mübadele yeni TC ile Yunanistan Krallığı arasında yapılmıştır. O esnada Kıbrıs, İngiliz Sömürgesi bir adadır. Zaten İngiltere, bu konunun muhatabı bile değildir. Türkiye ile Yunanistan, bir anlaşma yapmışlar, karşılıklı nüfus değişimi yapıyorlar! İngiliz’e ne? Mihail Muskos da o esnada Lefkoşa’da papaz okulunda öğrencidir!

2- Kıbrıslı Rumlar, bütün Helenler içinde en tutucu olanlardır. Başpiskopos, 1817'de padişahın verdiği bir yetki ile sadece dini lider değil, ETNARH'tır da! Yani "milletin başı"! Kıbrıs Kilisesi de Fener'e bağlı değil, bağımsız Ekümenik bir kilisedir! Bu da Bizans İmparatoru'nun bunlara verdiği bir ayrıcalıktır. Sadece Kıbrıslı Ortodokslar'a aittir.  Bu adamın böyle bir geçmişi olsaydı, sadece bunun dile getirilmesi, o makama seçilmesine engel oluştururdu. Çünkü Kıbrıs Rumları, Pontuslular'ı aşağılar… bugün bile "Pontigi"leri sevmez! Makarios'un başpiskopos seçilmesi, öyle kolayca ortaya çıkan bir durum değildir. Girne Metropolit'i Kibrianos, seçildiği günden, öldüğü güne kadar, bu adama muhalefet etmiş ve kendi hakkının yenildiğini iddia etmiştir... Yabancı olsaydı, orada bir dakika durmasına izin vermezdi... Böyle bir şey olsa… Kıbrıslılar’a ait Kıbrıs Kilisesi'nin başına, Kıbrıslı olmayan bir yabancının gelmesine izin verir miydi?

3- Makarios, hazretin Başpiskopos olduktan sonra aldığı ünvandır! "En kutsal adam" anlamına gelir... Asıl adı, Mihail Muskos'tur... Nitekim bundan önceki başpiskoposun namı da Makarios idi... O İkinci Makarios, bu ise 3. Makarios'tur... Bu ünvanı, 1950de almıştır! Önceki görevi, Kitium (Lârnaka) Metropolitliği idi... Makarios diye değil, Muskos diye...

Dolayısıyla, Ereğli'den Makarios diye bir çocuğun yola çıktığını hatırlayanlarda, geleceği bilme yeteneği var demek ki! 1950'ye kadar,  adamın adı, Mihail Muskos! Heybeliada mezunu da değil. Çünkü Kıbrıs Kilisesi, Fener'e bağlı değildir. Kendi okulları var…

4- Helen milliyetçiliği, 1796'dan başlayarak ama özellikle 1821'den sonra, tamamıyla Kilise önderliğinde gelişmiştir. Dolayısıyla 1913'lerde doğan bir papazın, milliyetçi olmak için, birinden intikam almak gibi bir gereksinimi yoktur! Zaten milliyetçi olmasa, papaz olamazdı çünkü 20.yy başlarında milliyetçi olmayan bir Rum'u kilise afaroz ederdi... Değil din adamı, cemaate mensup bile olamazdı...”

Bu Makarios denilen Mihail Hristodulu Muskos'un, Kıbrıs Baf kazası, Panaya köyünde doğup, nüfusa kaydedildiği tarih; 1913'tür... Mübadele ise 1923'te başlamıştır. İngilizler, 1.Dünya Savaşı olacağını, Osmanlı'nın karşı tarafta yer alacağını, ardından Kurtuluş savaşı olacağını, Yunanistan'ın o kadar yardıma rağmen kaybedeceğini, Lozan olacağını, orada Türkiye'nin teklifi ile Mübadele olacağını, o mübadelede de bu Muskos'un Kıbrıs'a gidip sonradan 1950'de başpiskopos olacağını nerden bilmişler daha 1913'te de Panaya nüfusuna bunu kaydetmişler? Gün gele, kendilerine isyan etsin diye…

İddiasını ciddiye alıp yanıtlayınca, okurum bozuldu anladığım kadarıyla. “Bunlar sizin ‘görüşleriniz’ benimkileri de ilişik dosyada bulabilirsiniz” diye bir yanıt gönderdi. Dosya’yı açamadım… Hiçbir tarihsel kayıt, arkadaşı kesmeyecek… İlle Makarios ile “köylü” çıkacak!

Grivas da Sakarya gazisidir…

Biri de “Aslında Çemişkezek’de doğmuş, Horasanlı bir ailenin çocuğudur ama Yunan’a esir düşünce, adını değiştirmiş, doğum kaydını da Trikomo - Kıbrıs yaptırıp, Yunan ordusunda general olmuş… Rahmetlide biraz Kürtlük de mi vardı da Türk düşmanı kesildi? İncelemek lâzım…”derse, gülerim ama şaşırmam…

Davranın da biz kesmedik, Makarios bile elden gidiyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31