Bir kişinin mülkiyeti altında bulunan taşınır ve taşınmaz malları listeleyerek bilgiye sunması mal beyanı olarak adlandırılmaktadır.

Cumhurbaşkanlığına aday olan kişilerin yasal olarak mal beyanı zorunluluğu olmadığı halde, bağımsız cumhurbaşkanı adayları Kudret Özersay ve Mustafa Akıncı’nın seçimler öncesinde gönüllü olarak yapılan mal beyanları, şeffaflığın önemli bir göstergesidir. Bu olumlu adımın diğer adaylar ve hatta bundan sonra devlet yönetiminde görev alacak herkes tarafından örnek alınarak seçimler ve görevlendirmeler öncesinde ve görev sonrasında mal beyanında bulunulması çok güzel bir davranış olacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yasal zorunluluk olmadığından mal varlığını henüz açıklamayan adaylar arasında bulunan Sayın Eroğlu ve Sayın Siber’in, halen bulundukları makamlara gelişlerinden sonra iki ay içinde mal beyanında bulunmaları gerekiyordu. Bu yasal zorunluğa rağmen Sayın Eroğlu ve Sayın Siber, mal beyanında bulunmadılarsa yasaları çiğneyerek suç işlemişlerdir.

Meclisimizin birkaç ay önce halka zorla kabul ettirmeye çalıştığı Anayasa değişikliğinde yer aldığı şekilde, belki kapalı kapılar arkasında mal beyanında bulunmuşlardır. Bunun dahi şüpheli olduğunu sanıyorum ve şayet yaptılarsa, yaptıkları beyanları halktan gizlemelerini ayıplıyorum.

Devlet yönetiminin başına geçmeye aday olan kişilerin demokrasiye ve yasal kurallara saygılı, şeffaf, hesap verebilir ve dürüst olması en başta gelen özelliklerdir. Cumhurbaşkanı adaylarının bu özelliklere en fazla sahip kişiler olarak kamuoyuna mal beyanında bulunması şeffaflığın ve temiz siyasetin bir göstergesi olacaktır.

Sanıyorum bu konuda Sayın Talat, benden ve halkımızın büyük kısmından çok farklı düşünmekte ve bu farklı düşüncelerini TV kanallarında paylaşmaktadır. Sayın Talat, mal beyanında bulunulmasını “Popülizm” olarak adlandırmaktadır. Sayın Talat’ın bu söyleminde samimi olmadığına inanıyorum. Anayasa değişiklik zorlamalarında CTPBG’nin mal ve servet beyanlarını gizli tutma çabasının bir yansıması olarak, partinin başına geçme telaşında olan Sayın Talat, düşüncelerini de bu yönde açıklamaktadır. Şeffaflık, siyasetteki temizliğin ön koşulu olduğu halde Sayın Talat’ın açıklamaları siyasette temizlik yerine kirliliği teşvik etmektedir.

Ülkede siyasi kirliliğin arttığı ve vatandaşların siyasilere olan güveninin yıkıldığı bir dönemde göstermelik olarak memurdan, öğretmenden, polisten mal beyanı isteyen bir yönetimin temsilcisi olarak Sayın Talat iki bağımsız cumhurbaşkanı adayının önemli bir adım atarak mal beyanında bulunmasını “Popülizm” olarak adlandırıp diğer adayların mal beyanında bulunmamalarını haklı göstermektedir.

Oysa iki adayın, yasal zorunluluk olmadığı halde mal varlıklarını açıklamaları, kirletilen siyasetimizin az da olsa temizlenme yoluna girmesi, dürüstlüğün ve şeffaflığın öne çıkması için önemli bir adımdır. Unutmayalım ki birçok ülkede sadece mal beyanı değil alınan hediyelerin dahi açıklanması yasal bir zorunluluktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31