“Hekimden sorma çekenden sor” cümlesini bilirsiniz. Tecrübeyi, yaşayanın ne denli derinden öğrendiğinin vurgulandığı bir atasözüdür.  

Ersin Tatar, sadece bir Maliye Bakanı değil, aynı zamanda bir televizyon ve radyo şirketinin de sahibidir. Üstelik geçtiğimiz 12 yıllık süre boyunca türlü sıkıntıları tecrübe etmiş, bir kişidir. Dolayısı ile yaşadıklarını en derin tecrübe edenlerdendir. Hatta yaşadığı birçok sıkıntıyı paylaştık ve görev yaptığım Kurul’da da çözüme ulaştırmak için gayretlerimiz oldu. Birçoğunu da başardık.

Bu nedenle medya konusunda henüz adım atılmamış olmasından hareketle, eski hataların yapılmaması ve yol kat edilmesi için ben aklımdakileri paylaşmak istedim.

Ülkemizdeki medya sektörü, bir çok kritik süreçte, referandumda, seçimde, çok sıkıntılı zamanları aşabilmeyi başarmış ancak hala hayal edilen çağdaş anlayışlara ve içeriklere ne yazık ki kavuşamamıştır. Bunun nedenlerinden biri de ekonomik sıkıntılardır. Bilinir ki medyanın temel geliri reklamdır ve ülkemizde, krizlerin ve ekonomik durgunluğun reklamla aşılacağı bilinci yayılmış değildir. Hatta işler kötüye gittiğinde, giderleri düşürmek için yapılan ilk adım -tam tersi olması gerekirken- reklamları azaltmak ya da durdurmaktır. Eş dost ilişkileri ile alınan reklamlar, fiyat kırarak sektöre verilen zararlar, günü kurtarır gibi görünse de uzun vadede tüm medyayı sıkıntıya sokmuştur.

Medyanın öncelikli görevinin, yasama, yürütme ve yargıyı, tarafsızca ve halk adına eleştirerek denetlemek olduğunu biliriz. Ancak devlet yardımı alan medyanın bu tarafsızlığının nasıl tartışır hale geldiği de ülkemizde yaşanarak tecrübe edilmiş bir gerçektir.

Oysa yayın şirketlerine yardım yapılmalı ancak bu yardımlar kriterlere konulmalıdır. Örneğin, personel sayısına, kullandığı yabancı dilli program sürelerine, vergi, sosyal sigorta yatırımı gibi ödentilerin düzenliliğine göre kriterler belirlenip tüm sistemi düzenli çalışır hale getirmek de mümkündür bu çerçevede yardımda bulunmak da.

Ancak, en çağdaş destek yönteminin reklamı teşvik olduğunu vurgulamak isterim.

Batılı bir çok ülkede onlarca yıl önce terk edilen ancak yakın zamanda ülkemizde yaşanan; hiçbir kriter olmadan ve neredeyse batacağı aşikar kredilendirme, hibe destek, mal alımında parasal destek ve reklam verme gibi yöntemlerin uygulanmaması gerekir. Devlet reklamlarının baskın miktarlarla medyada yer alması bir sansür yöntemidir ve toplumun geleceğine oldukça zararlıdır.

Bir yöntem olarak çeşitli ülkelerde denenmiş ve başarılmış en temel medya destek uygulaması, “reklam verenleri teşvik etmektir”. Bu uygulamada, piyasa diye tabir edilen alanda iş yapan her sektör, hiçbir ayrım yapılmadan reklam verme konusunda teşvik edilir. Bu teşvik şirketlerin medyaya vereceklerin reklamlara ödedikleri miktarların belirli oranda yıl sonunda doğrudan vergiden düşürülmesi şeklinde olur. Bazı ülkelerde bu oran yüzde 100’dür.

Bu model ülkemizde rahatlıkla uygulanabilir. Şirketler reklamlarını artırır ve böylece satışları artar, vergi konusunda beyan edecekleri rakamlar daha gerçekçi olur, medya da özel diğer şirketler de mukayese ile denetlenebilir ve şirketler direk vergi ödemek yerine reklam sirkülasyonuna girer. Bu medyanın ayrım yapılmaksızın desteklenmesidir. Böylece içerik iyileştirmek kaçınılmazdır çünkü yoğunlaşan reklam verme içerik kalitesindeki rekabeti de artıracaktır.

Bu tür bir uygulamayı hızla başlatabilmesi için bu satırlar Maliye Bakanı’na yazıldı.

Medya konusunda en tecrübeli ve sıkıntıları da pratik yaparak edinmiş bir kişi olarak Ersin Tatar, kendi Maliye Bakanlığı döneminde bu sağlıklı yapıyı kurmazsa, medya alanında deneyimi olmayan bir bakanın bunu yapmasını beklemek ütopiktir.

Kaldı ki toplum deneyimlerimiz de bu düşünceme destektir.

Şimdi kolları, daha güçlü ve daha tarafsız bir medya için sıvama zamanıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31