Şimdi  manifesto zamanı…

Toplumsal bir hareketin duyurulması, savların belirtilmesi üzerine kurulan, bir akımın, bir hareketin oluşunu bildiren yazılara denirmiş manifesto…

Ama bizdeki anlamı farklıdır.

Bizde ilk hece okunur…

Gerisi atılır.

Mani…

Şarkıdır mani.

Köylerde söylenir, kültürdür, bir ülkenin içinden çıkar.

Mani engeldir.

Bir işe, “mani var” denilmişse o işten farı anlamı çıkartılmalı.

Ancak maniyi kimse engel olarak görmez bu ülkede.

Mani yok kimseye.

Elini cebine sokan çıkar meydana.

Meydan onların boy gösterge alanlarıdır.

Mani bir de gerçek anlamını söylememe gerek yok, herkes bilir.

Koltuktur mani.

İtibardır.

Elini sallasan ellisi, kolunu sallasan her şeyi…

Mani arabadır.

Hem de makam plakalı, özel şoförlü.

Ne hız kameraları çekebilir onu ne askere bağlı polis durdurabilir.

Asker de maniye bağlıdır çünkü.

Görünüşte elbette.

Ama yine de olsun.

Asker maniyi alıp jeepine bindirir.

Meydanlara götürür.

Arkasında, önünde, sağında ve solunda durulur.

El sallatırlar orada maniye.

Çünkü mani için bir mani yoktur.

Düşünmez el sallamak ne anlama gelir.

O, ona bakanlara el sallar.

El salladığını görenler de maniye el sallarlar.

Bu bir karşılıklı dayanışmadır.

Şimdi manifesto zamanı ya…

Ufak ufak manisi olmayanlar çıkarlar meydana.

Ve son eki festo olan manifestolarını açıklarlar.

İlk cümleleri mani olmaz elbet.

Hiç kendilerine bir menfaat düşünmezler.

Onlar ne koltuğa yapışmak sevdasındadırlar ne hizmeti daha çok almak.

Onlar makam şoförünü dile getirmezler.

Onlar kahveleri, bedavadan yeme içmeleri saymazlar.

Onlara göre mani dönemi vardır bir de mani…

Seçildi mi mani seçilemedi mi mani…

İlk manileri manimizdir zaten.

Çıkarlar meydana, kendilerine ait manilerini sıralarlar.

Mesela ilk manileri şöyledir…

Türkiye ile ilişkilerimizin karşılıklı saygıya dayalı…

Kriz var diye masadan kalkmamalı…

Makam uğruna inanmadığım bir metne imza atmamalı…

Malı malı diyerek ne malı götürmekten bahsedilmeli ne maniden konu açılmalı…

Uygulanan ambargoları kaldırmak için mücadele etmeli…

Uluslararası topluma kendimizi anlatmalı…

Sesimizi duyurmalı…

Pasif liderliğin miadı doldu, şimdi “haydi hep beraber aktif liderliğe” demeli…

Gördük.

Malı malı demeyerek manifestolar açıklanıyor…

Seçim kazanana kadar bu durum devam ettirilmeli…

Ve kazanınca…

“Emret paşam, elbet paşam…”

Şimdilik ilk manifestoyu gördük…

Kısmet diğerlerine.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31