30 Kasım 2015 Pazartesi 10:27
Atakan: 'Balıkçılık kendi haline bırakıldı'

“Ciddi tehlike altında olan orfoz balıklarının 45 cm’den küçüklerinin avlanması ve zıpkınlanması yasaktır. Fakat ne acıdır ki yasalarımız olmasına rağmen denetim mekanizmamız yoktur”

“Yasak olmasına rağmen büyük bir oranda avlanma yapılmaktadır”

“Yasalar olmasına rağmen denetlemenin yapılmadığını çok rahat söyleyebilirim. Gerekçe gösteriyorlar ve yapamıyorlar”

“Denetimimiz kesinlikle yok denecek şekilde yapılmamaktadır”

ÖZGE KİZİR

Balıkçılar Birliği yeni Başkanı Kemal Atakan, ciddi tehlike altında ve nesli tükenmekte olan orfoz balıklarının avlanılmasının yasak olduğunu kaydetti. Bu konuda yasaların olduğunu fakat denetimin olmadığını ifade eden Atakan, “tehlike altında olan orfoz balıklarının 45 cm’den küçüklerinin avlanmasının ve zıpkınlanmasının yasaktır. Fakat ne acıdır ki yasalarımız olmasına rağmen denetim mekanizmamız yoktur” şeklinde konuştu.

Haberal Kıbrıslı gazetesine değerlendirmede bulunan Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan, yasak olmasına rağmen küçük balıkların da avlandığını söyledi. “Yasak olmasına rağmen büyük oranda avlanma yapılmaktadır. Yasalar olmasına rağmen denetlemenin yapılmadığını çok rahat söyleyebilirim. Gerekçe gösteriyorlar ve yapamıyorlar. Bizde zaman yoktur. Çünkü KKTC’de dip ağları kullanırız yani gırgır gibi ağlar kullanmıyoruz” diyen Atakan, denetimlerin yok denecek kadar az olduğuna vurgu yaptı. 

“Nedeni nemelazımcılık…”

Balıkçılığın tamamen kendi haline bırakıldığını belirten Atakan, “Su ürünleri birimi vardır. Fakat kendilerine sorduğumda personel azlığını ve taşıt olmadığını şikâyet ediyorlar ve bu yüzden denetim yapamıyorlar. Balıkçılık tamamen kendi haline bırakıldı diyebiliriz. Bunun nedeni nemelazımcılıktır. Balıkçılıkla ilgilenmiyorlar” dedi. 

“Küçük balıklar içinde aynı durum geçerlidir”

Su ürünlerinin ekstra bir zaman harcayarak mesaiye çıkmak istemediklerinden yakınan Atakan, “Su ürünlerine‘göreve neden çıkmıyorsunuz’ diyorum. Bana ‘bize mesai ödemedikleri ve bizde ek mesai yapmak istemiyoruz. Bütün gün dairedeyiz. Denetim için ekstra bir zaman harcamamız gerekiyor. Bunun mesaisi yoktu o zaman neden çıkalım?’ diyorlar ve çıkmıyorlar. Örneğin ben bu yıl defalarca bağırdım kaç kez denetim yaptılar? Hiç diyebilirim. Bu durum sadece orfoz balıkları için değildir. Küçük balıklar içinde aynı durum geçerlidir. Küçük minerilerin de tutulması yasaktır. Hala daha bugün bu balıkları kıyılarda ağlarla sarıyorlar” şeklinde konuştu.

“Bize tek yardımcı sahil güvenliktir”

Kendilerine yardımcı olan tek kurumun sahil güvenlik olduğunu vurgulayan Atakan sözlerini şöyle sürdürdü: “Gündemde genel orfoz balık türü vardır. Daha fazla zıpkınla avlanır. Bunun restoranlara ve pazarlara satışı oluyor. Alanlar genelde porsiyon balık alıyor. ‘Büyük balığı ne yapacağım?’ diyor. Porsiyon iyidir diye düşünüyorlar, bu yüzden de orfoz balığı küçük vuruluyor. Bununla beraber mineride de bu durum geçerlidir. Şimdi minerinin dönemi geçti ve irileştiler. Bu yüzden de yasa gereği suça girmemektedir. Onlarda 30 cm’den büyüktürler. Şimdi ise mineriyi kıyıda sararak avlıyorlar. Hani denetim? Dönüp dolaşıp yine aynı konuya geliyoruz. Denetim yoktur. Tabi ki bunun yanında başka durumlar da vardır. Örneğin ben birini suç işlerken gördüğümde, sahil güvenliğe ihbar verirsem sahil güvenlik değerlendirir ve hemen görevini yapar. Bu konuda bize tek yardımcı sahil güvenliktir. Bir nevi polis görevi yapıyor. İhbarlarımızı her zaman günün 24 saati, gece gündür fark etmez ilgilenirler.” 

“Her gün bir bakanlık değişiyor”

Ülkedeki istikrarsızlığın balıkçılığa da yansıdığını ifade eden Atakan, “Her gün bir bakanlık değişiyor. Bizim bakanımız tarım bakanıdır. Farz edelim bugün bakana derdinizi anlattınız, ta ki iş yapana kadar görevden ayrılır veya görev değişikliği yapar. Başkası Tarım Bakanı olur. Derdinizi anlatarak iş başlatan ve çözecek olan insan hiçbir zaman görev yerinde kalmıyor. En büyük sıkıntımız budur. Gerçek balıkçıya destek yoktur. Dünyada en büyük destek balıkçıya yapılırken bizde durum aynı değildir. Kıbrıs’ta devede kulak bile değildir ilgi…” dedi.

“Proje 5 yılda bitme aşamasına geldi”

Uzun zamandır üzerinde çalıştıkları ve bitmesi beklenen projenin bürokratik engellerle 5 yıl sürdüğünü belirten Atakan şöyle konuştu: “ 2010’dan beri elimizde bir proje vardı. Bu projeyi bitirerek 1-2 aya kadar teslim etmemiz gerekiyor. Yüzde 95’i bitmiştir. Proje 5 yılda bitme aşamasına geldi. 2010’da aldığımız projeyi Avrupa Birliği onayladı ve başlayın dedi. Bugün 2015 bitiyor ve Ocak ayında bu işi tamamen sıfırlayacağız. Birkaç prosedürü kaldı. Avrupa Birliği’nin ve bizim bürokrasilere takıldık. Bu nedenle bu iş 5 yıl sürdü.” 

“İthal balık, KKTC’de ki tüm balıkçıların yaşadığı bir sıkıntı…”

İthal balığın kontrolü konusunda da değerlendirmede bulunan Atakan sözlerini şöyle tamamladı: “İthal balığın kontrolü bizde değildir. Veterinerler ve su ürünlerindedir. Bu konuda şuanda sorun yaşamadık. Ancak bu konuda şöyle bir sıkıntı yaşıyoruz. KKTC’nin izmarit denilen bir balığı vardır. Ucuz ve yekûn çıkan bir balıktır. Bu balığın çıktığı dönemde ithal balık, bu balığın satışını engelliyor. Balıkçılarımızın en büyük sıkıntılarından biri de bu yaşanan durumdur. Sadece benim değil, KKTC’de ki tüm balıkçıların yaşadığı bir sıkıntıdır.”

banner22
Son Güncelleme: 30.11.2015 10:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31