25 Eylül 2014 Perşembe 13:32
Atun: 'Arabacıoğlu'nun istifası hükümetin kaosudur'
banner10

Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Atun, Eğitim Bakanı’nın istifasını hükümetin kaosu olarak nitelendirdi.

Eğitimin misyoner bakış açısı ile yeniden değerlendirilmesi gereğine de dikkati çeken Atun, Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu’nun içine düştüğü çaresizlik nedeniyle okulların açıldığı hafta istifa etmek zorunda kaldığını öne sürdü:

“Okullar açıldığı hafta eğitim bakanı istifa ediyorsa bu çaresizliğin göstergesidir. Ona çere üretmeyen Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı da istifa etmelidir” .

  Parti meclisinde alınan kararları değerlendiren Atun, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Eroğlu’nu aday olması halinde destekleneceğini açıkladı.

 Atun, Parti Meclisi kararının dün akşam alındığını ve Eroğlu’nun aday çıkması halinde destekleneceği kararı üretildi.

Onursal başkan olan Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilen bir kişi olarak hiç tartışmasız birinci sıradaki en önemli değer olduğunu söyleyen Atun, Eroğlu’nun Kasım ayı içerisinde karar alacağını ifade etti.

“Ama çok nettir ki KKTC’nin,  Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığına ihtiyacı vardır. Ayrıca UBP’de de bir gönül bağı vardır. Geçen haftalarda gurup değerlendirmesi vardı ve genel başkan da aynı şeyi ifade etti” diye konuşan Atun, üyelerinin dile getirdiği görüş ve öneriler de bu doğrultuda açık ve net olduğunu kaydetti.

 Kıbrıs konusunun kritik bir dönemeç olduğunu,  Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıs konusunda ayak sürdüğünü ve tüm halkın bunu gördüğünü dile getiren Atun, “Rum yönetimi Eroğlu’nu her ne kadar çözüm istemeyen taraf olduğunu dile getirse de, Eroğlu çözüm yanlısı olduğunu ortaya koymuştur” dedi.

Bu süreçte Kıbrıs Türk toplumunu,  en kararlı ve siyaseten en güçlü şekilde kimin taşıyabileceği söz konusu olduğunu belirten Atun, şuan da bunu yapabilecek tek ismin Derviş Eroğlu olduğunun altını çizdi.

Devletimiz ve geleceğimiz için Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olmasının gerekli olduğuna dikkat çeken Atun, “UBP’nin görüş ve kanaati odur” diye konuştu.

“UBP, tabanının sesini dinlemek zorundadır”

Eroğlu dışında alternatifler değerlendiriliyor mu? sorusuna Atun, UBP olarak hedeflerinin Eroğlu’nun aday haline getirilmesi ve onu aday olmaya ikna edecek yolları ve ortamı sağlamak olduğunu ifade etti ve ekledi;

“Bunu parti içerisinde demokratik sürecin gereği yapılacaktır. UBP, tabanının sesini dinlemek zorundadır”

Olağan kurultay,  zaman yeterli olmamasından dolayı mı ertelendi? sorusuna ise Atun, kurultayın sadece kurultay günü toplanıp, gerekli organların seçimini yapmaktan ibaret olmadığını söyledi.

 Atun, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Kurultay süreci en başından itibaren örgütlerin seçimi, oluşturması, tüm örgütlerimizin yani gençlik kolları, kadın kollarının oluşumu ile başlayan bir süreçtir. İlçe kongreleri yapılır ve bu süreç içerisine Kadın ve gençlik kollarının kongreleri yapılır.  Sonunda da kurultay gerçekleşir. Eğer genel başkan adayları olan bir seçimse,  genel başkan ve parti meclisi seçimi yapılır. Bu en az 3-4 aya yayılan bir süreçtir. Bu kadar uzun bir süreci şubat ayında başlayıp da nisan ayındaki cumhurbaşkanı seçimleri başlamadan tamamlamak mümkün değildir. Tüm bunların rahat bir süreçte olması ve katılımın da sağlanabilmesi lazımdır. Biz bu süreçte Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanmak istiyoruz. Seçim bittikten sonra UBP Kurultayı kendi doğal süresi içinde yapılacaktır”

Tüzüğün değişikliği

Tüzük Değişikliği konusunda bir soru üzerine Atun, bu konuda konusunda çalışma başlatıldığını  ifade etti.

UBP’nin değişen dönemi, yeniçağı, siyasetini de elbette takip etmek durumunda olduğunu kaydeden Sunat Atun, halkın siyasete yönelik anlayışında da bir ilerleme olduğuna ve Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP), her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne önderlik eden ve en çok hükümet kuran parti olduğu kaydetti.

Atun, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Dolayısıyla çağdaş siyasetin gereklerine UBP’de öncülük ederek bir takım iç düzenlemelere gidebilir.  Hazırlanan bir tüzük taslağı vardır.  Bu taslak bu süreç içerisinde hem ilçelerimizde hem de örgütlerin katılımıyla tartışılacaktır.  Bu noktadan hareketle tüzük MYK’ya getirilerek Parti Meclisi’ne sevk edilecektir. UBP’nin kurumsallaşmasının daha güçlü bir şekilde oluşmasına ortam sağlayacak elbette bir talkım değişiklikler olması da gerekmektedir. Teşkilat yapısını da belki tartışıp daha ileriye götürme noktamız olabilir.  Teşkilatlanma yapısında bir takım değişiklikler sağlanabilir.  Yeni uygulamalar olabilir.  Bunları tartışacağız. Bunları yapmak için zamanımız var.  Kasım ayının sonu itibariyle tüzük kurultayı takvimlendirilmiştir. Dolayısıyla bu takvime uygun bir şekilde bütün bu çalışmaları tamamlamak için çalışmalar sürecektir”

 

“Çalışanlar uzun bir süre işsiz kaldı”    

CAS çalışanlarının sorunlarıyla ilgili bir soru üzerine Atun, 64 CAS çalışanı bu yönüyle haklı bulduklarını ifade etti.

Kıbrıs Türk Hava yollarının iflas ettiği o günlerde kurumda çalışan personeli olup da yer hizmetlerinde bulunan çalışanların CAS şirketine aktarıldığını dile getiren Atun, bir süre sonra Kıbrıs Türk Hava yollarının iflas ettiğini, çalışanların uzun bir süre işsiz kaldığını belirtti.

   Çalışanların daha sonra özelleştirme yasası kapsamında işe yerleştirildiklerini dile getiren Atun, “bizim dönemimizde CAS,  güçlü işler yapan bir şirketti. İyi yönetilen bir yerdi. O dönemde CAS gelirleri artış gösterdiği zaman çalışan başına iki kez pirim verilmişti. Bugün ise CAS batma noktasına gelmiştir. Gelirleri durma noktasına gelmiştir.  Hükümetin iş bilmezliği ve sorumsuzluğu CAS’ı patlama noktasına getirdi” diye konuştu.

CAS’ın son derece sağlıklı bir şirket olduğunu, kendi dönemlerinde CAS’ı önemli bir karla teslim ettiklerini ifade eden Atun, CAS’ın batmasını izlemenin doğru bir hareket olmadığını, devlet ciddiyetine de yakışır bir hareket olmadığını söyledi.

Süratle bir yasa düzenlemesine gidilmesi gerektiğinin altını çizen Atun, “eğer niyetleri CAS’ı özelleştirilmekse, bu şekilde olmaz. Gelirleri durmuş olan ve batma noktasına gelen bir firma,  hiç bir değer taşımaz. Bu,  hiç bir özelleştirme vizyonuna hizmet etmez. Eğer öyle bir düşünce varsa CAS tekrardan iyi bir pazar payına sahip noktaya getirilir ve daha sonra bu arkadaşlarımız özelleştirme yasası kapsamında yatay geçişler yapılarak devlete aktarılır.  Ve buna yasalarda müsaittir. Bunu sağlayacak ortamda hükümetin bizzat görevidir” dedi.

DP ile bir işbirliği söz konusu mu? sorusu üzerine Atun, DP’nin 2010 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya koymuş olduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hedefine sahip çıkmak, devletimizi yaşatmak gibi ilkelerinin bugünde geçerli konjektür içinde olduğunu belirtti.

DP’nin Derviş Eroğlu’nu destekleyeceklerine yönelik açıklamalar yaptığını kaydeden Atun, dolayısıyla aynı istikamette olan iki partinin bu yönde işbirliği yapmasından da doğal bir şey olamayacağını söyledi.

UBP’de genel seçimler sonrası yapılan mali soruşturma ve oluşturulan rapora ilişkin soruyu da yanıtlayan Atun, “Bu konuda hazırlanan rapor Genel Başkanımızın önündedir” dedi.

Türkiye’den gelecek suyun yönetimi konusunda da hükümetin tavrını eleştiren Atun, UBP’nin bu konuda tavrının net olduğunu, 300-350 milyon ek yatırım isteyen su dağıtımının KKTC şirketlerinin de yer alacağı özel şirketler konsorsiyumu eliyle yapılması gerektiğini söyledi.

Atun, “Bunu belediyeler yapmalı” düşüncesinin ardında özel sektör düşmanlığı olduğunu öne sürdü.

banner22
Son Güncelleme: 25.09.2014 17:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31