03 Mart 2015 Salı 10:28
Doktorlar çaresiz!
banner10

Remzi Samar

Kuzey Kıbrıs’ta uyuşturucu madde bağımlılığından dolayı son 4 yılda Barış ve Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde (BRSH) yatılı tedavi görenlerin sayısında yüzde 370 oranında artış olduğu bildirildi. Diyalog’un elde ettiği bilgilere göre,  alkol bağımlılığında ise yüzde 48’lik bir artış yaşandı. 

Diyalog’a konuşan Barış ve Ruh Hastanesi Klinik Şefi Abidin Akbirgün, madde ve alkol bağımlısı olan ve tedavi ihtiyacı duyanların sayısındaki artışa dikkat çekerken, hastanenin yeterli donanıma sahip olmamasından dolayı artan taleplere cevap vermede yetersiz kalındığını söyledi. 

2012 yılında Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’de uyuşturucu madde trendinin artışının başladığı tarih olarak dikkat çekiyor.  2011 yılında BRSH’de 40 alkol 10 da uyuşturucu madde bağımlısının yatılı tedavi gördüğü öğrenilirken 2014 yılında 59 alkol bağımlısı, 47’de uyuşturucu madde bağımlısı olduğu tespit edildi.  

Hastane yeterli donanıma sahip değil…

Konu ile ilgili olarak Diyalog’a açıklama yapan Barış ve Ruh Hastanesi Klinik Şefi Abidin Akbirgün, madde ve alkol bağımlısı nedeniyle başvuruda bulunan hastaların artışına dikkat çekti. Akbirgün, BRSH’nin yeterli donanıma sahip olmamasından dolayı artan taleplere cevap vermede yetersiz kalındığını kaydetti. 

Çağdaş yasa şart

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Asbaşkanı Dr. Sonuç Büyük de konu ile ilgili olarak Diyalog’a yaptığı açıklamada, şu anda var olan yasanın çok eskilerden kalma olduğunu belirterek, çağdaş bir yasaya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Yasada uyuşturucu bağımlılığı ile ilgi bir husus olmadığını dile getiren Büyük, yıllardan beri yanlış olan tedavi yöntemlerinin artık değiştirilmesi gerektiğine işaret etti. 

2012’den sonra tırmanışa geçti 

Kuzey Kıbrıs’ta alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığındaki büyük artış ülkedeki bu alanda yaşanan vahameti de gün yüzüne çıkardı. Diyalog gazetesine konuşan Barış ve Ruh Hastanesi Klinik Şefi Abidin Akbirgün, bu alanda Türkiye’deki artış gibi Kuzey Kıbrıs’ta da büyük bir artış yaşandığını aktardı. Özellikle 2012 yılından itibaren büyük bir yükseliş görüldüğü saptamasında bulunan Akbirgün, “Bizim en büyük sorunlarımızdan bir tanesi burada Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi’nin  (AMATEM) olmamasıdır” dedi.  

“Türkiye’de 33 tedavi merkezi varken KKTC’de sıfır”

Türkiye’nin 33 tane AMATEM Merkezi olduğunu buna karşın Kuzey Kıbrıs’ta hiç olmadığını dile getiren Akbirgün şunları söyledi: Orada geçen sene 12 bin kişi tedavi gördü. Nüfus oranlarına vurduğunuz zaman burada da hemen hemen Türkiye’deki oranlar kadar. 212 yılında bizde alkol dışındaki sentetik uyuşturucu maddeleri çok düşük orandaydı. Onun için buna ihtiyacımız yoktu. Mesela biz 2011 yılında 10 kişi tedavi ettik. Çok azdı. Bonzai hemen hemen hiç yoktu. Ama 2012 yılında büyük bir patlama yaşandı. Tedavi ettiğimiz kişi sayısı 10 iken 35’e çıktı. Bu ciddi bir artıştır. Bu sene de tedavi ettiğimi kişi sayısı 47 oldu. Bu kişilerin tekrar geri dönme oranları da yüksek oluyor. Bizim şu anda burada yaptığımız detoks tedavisidir.”

“Madde bağımlılığında gençler alkolde orta yaş”

Madde bağımlıları konusunda yaş ortalamasına bakılacak olunursa genelde gençlerin kendilerine hasta olarak geldiğine işaret eden Akbirgün, “Alkol tedavisinde ise orta ve ileri yaşlarda başvuranlar oluyor.  Uyuşturucu bağımlılığı da biliyorsunuz ki gönül işidir. Biz zorla tedavi edemiyoruz. Bu dünyanın hiçbir yerinde de yoktur. O şahıslar kendileri gelip kendi istekleri ile tedavi olmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.  

“Yetişemiyoruz”

Şu anda Ruh Sağlığı Yasası’nın çok eskilerden kalma olduğunu ifade eden Abidin Akbirgün, şöyle devam etti: “Burada ciddi oranda doktor ve eleman eksikliği var. Bir polikliniği sayarsak yaklaşık yılda 17-18 bin hasta başvuruda bulunuyor. Bu başvurulara biz 2-3 doktorlar baş etmemiz çok zor. Koca hastanede 1 başhekim 1 klinik şefi 2 de doktor var. 

“En az 6 doktora ihtiyaç var”

Burada en azından 6 psikiyatrist doktora ihtiyacımız var. Farklı servisler de var. Ayrı ayrı hepsi ile ilgilenilmesi gerekiyor. Sistem çok geride kaldı. Artık aynı yere tedavi diye bir şey kalmadı. Depresyon geçiren birisi ile madde bağımlısı birisini aynı yere koyamazsınız.  Psikiyatr dışında psikoloğa da ihtiyaç var.  Bize ait bir aracımız bile yok. 

“Yeterli donanımız yok”

Hastane alanı giderek daraltılıyor. Giderek küçülüyoruz. Burada sürekli kalan hastaları çıkarıp toplum içerisinde bulunması gerekiyor.  Bunların toplum içinde rehabilite edilmesi lazım.”

Branşlaşmanın da artması gerektiğine vurgu yapan Akbirgün, “Şu anda Akıl Hastalıkları Yasası’nın yapılması lazım. Bir AMATEM merkezinin yapılması, bir de acil olarak bir araç lazım. Yeniden yapılanma da yavaş yavaş yapılmalıdır” diye konuştu. 

Büyük: Yasaların değiştirilmesi lazım 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Asbaşkanı Dr. Sonuç Büyük de konu ile ilgili olarak Diyalog’a yaptığı açıklamada, şu anda var olan yasanın çok eskilerden kalma olduğunu belirterek, çağdaş bir yasaya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. 

Bakanlığın şu anda Barış Ruh Hastalıkları Hastanesi yetkilileri ile ortak bir şekilde bu yasayı revize etmeye çalıştığını bildiren Büyük,  “Uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili bir şey yok. Tedavi merkezi 4 tane ana servis olayları var. O servis olayları hastanede yok. Bizim zaten o ana sorunlar üzerine yürüdük. Şu anda hastalar karışık. Çocuk, ergen yetişkin yaşlı bunlar hep bir yerde. Değişik hasta grupları var. Bunlar da karışık. Bir alkol bağımlısı diğer hastalarla birlikte tedavi olmak istemez. “ açıklamalarında bulundu. 

Yıllardan beri yanlış tedavi yöntemleri…

Yıllardan beridir yanlış olan tedavi yöntemlerinin hala sürdüğüne dikkat çeken Büyük, şu ifadelerde bulundu: “Hastane ikinci büyük hastane durumunda… Bir de Onkoloji merkezi yapıldı. Diyabet merkezi yapılıyor. Hastalara ait yerler alındı. Biraz dar alan kaldı. İnsanlar bu sebeplerden dolayı sıkıntı yaşıyor. İnsanların çıkıp gezeceği yer kalmadı. Biz bunun üzerine gittik. Ana sorunlar bunlar. Bunu yanında diğer bir sorun da ambulansla hasta taşıma konusunda... 

“Alkol kullanımı gençler arasında da artıyor”

Giderek artan maddelerde yükseliyor. Alkol kullanımı gençler arasında artıyor. Reklamlarda bir boşluk var. Görsel medya da yasak olmasına rağmen radyolarda da yapılabiliyor. Gençlerimiz geleceğin ana unsurları. Gençleri bu şekilde harcarsak gelecekte bu ülkeyi kim taşıyacak.

Ailelerden çok talep geliyor. Alkol konusunun önüne geçilmesi gerektiği hususunda…

Başbakanlığın bünyesinde bir komisyon kuruldu biz her hafta buraya toplantıya gidiyoruz. Orada sevindirici olan devletin bütün kurumlardan temsilciler var. 

Yıllara göre sayılar

Yıllara göre uyuşturucu madde ve alkol bağımlılarındaki sayı şu şekilde; 

2011 yılı: 40 alkol, 10 uyuşturucu madde
2012 yılında 43 alkol, 35 madde bağımlısı, 
2013 yılında 45 alkol, 31 madde bağımlısı
2014 yılında 59 alkol, 47 madde bağımlısı

banner22
Son Güncelleme: 03.03.2015 10:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31