08 Eylül 2014 Pazartesi 13:09
DSİ'nin önerisi özelleştirme
banner10

MONTAJ SÜRÜYOR: Kıbrıs Türk basınında ilk kez Havadis Gazetesi’nin görüntülediği çalışmalar kapsamında, toplamda 80 km olan deniz geçişi boyunca boruları tutacak olan her biri 220 ton ağırlığındaki toplam 104 adet ankraj blok bin 430 metre derinliğindeki deniz tabanına indirildi. Şu anda 66,5 km’lik askılı kesim boru montajı sürüyor

İŞLETME HAKKININ DEVRİ: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri KKTC Proje Müdürü Birol Çınar: İşletme konusunda üç seçenek var. Belediyelerin suyu dağıtmaya devam etmesi, dağıtımın tamamen özelleştirilmesi veya yarı özel yarı devlet modeli. Biz işletme hakkı devrinin, yani özelleştirmenin daha uygun olacağını düşünerek böyle bir teklifte bulunduk

SULANACAK ALANLAR BELLİ: Gelecek olan suyun yarısı ile sulanacak alanlar Güzelyurt’ta ODTÜ’nün altındaki alan ve Mesarya’da da Ercan Havaalanı’ndan Mağusa’ya doğru uzanan yolun güney tarafı olarak belirlendi

1 METREKÜP SUYUN FİYATI BELLİ OLACAK: Çınar: Artık insanlar kullandıkları kadar ödemeleri gerektiğini bilecekler. Şu anda adanın her yerinde su bedeli farklı. Bu iş bittikten sonra herkesin 1 metreküp suya ödediği fiyat aynı olacak


Esra AYGIN
Yaklaşık 1 milyar TL değerindeki Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su temin projesinde, dünyada ilk kez uygulanmakta olan deniz yüzeyinin altında askıda geçecek boruların döşeme çalışmaları başladı.
Kıbrıs Türk basınında ilk kez Havadis Gazetesi’nin görüntülediği çalışmalar kapsamında, toplamda 80 km olan deniz geçişi boyunca boruları sabitleyecek olan tutacak olan ve her biri 220 ton ağırlığındaki toplam 104 adet ankraj blok en derini 1,430 metrede olmak üzere deniz tabanına indirildi. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs kıyı kesimlerinde toplamda 13,5 kilometre boru döşendi. 66,5 kilometrelik askılı kesimde montaj işlemleri devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri KKTC Proje Müdürü Birol Çınar’ın Havadis gazetesine verdiği bilgiye göre, deniz geçişinin 70 çalışma günü içerisinde tamamlanması planlanıyor.
2015’in ilk aylarında Çamlıbel’deki arıtma tesisinin işletmeye alma testlerinin yapılması ile proje, ilk suyun getirilmesine hazır hale gelecek.

Kıbrıs’a 2040 yılına kadar yarısı içme suyu yarısı ise sulama suyu olmak üzere toplamda 75 milyon metreküp su taşıyacak olan proje kapsamında, içme suyu ilk olarak Lefkoşa’ya verilecek. Suyu Çamlıbel’deki arıtma istasyonundan Lefkoşa’ya taşıyacak olan 63,5 km uzunluğundaki isale hattının 55 km’sinde boru montaj işlemleri tamamlanmış durumda. Lefkoşa’dan sonra su, sırasıyla Girne, Mağusa-İskele ve Dipkarpaz’a ulaştırılacak.

Bu proje çerçevesinde Türkiye’den gelecek olan su burada nasıl dağıtılacak? Son röportajımızda suyun nasıl işletileceği konusu henüz net değildi. Bu konuda karar verildi mi? 
Çınar:
Çalışmalar devam ediyor. Bu konuda üç seçenek var: Mevcut durumun devamı, yani belediyelerin suyu dağıtması; dağıtımın tamamen özelleştirilmesi; veya yarı özel-yarı devlet modeli. Bu üç seçeneğin artıları ve eksileri ilgili kurumlara iletildi. Şu anda nihai karar için bunlar üzerinde çalışılıyor.

İlgili kurumlar derken nereleri kastediyorsunuz?
Çınar:
Buradaki Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Özelleştirme Dairesi, Su İşleri Dairesi. Biz buradaki kurumlarla birlikte ortak çalışıyoruz.

Gelecek olan suyun nasıl işletileceği ile ilgili karar için geç kalınmadı mı?
Çınar:
Bu konudaki karar aslında çok kolay bir karar değil. Çünkü mevcut, oturmuş bir sistemi değiştiriyorsunuz. Buna itirazlar olacaktır. Artı, çok ince düşünmek gerekiyor. Belli bir seçeneğin artısı ne olur, eksisi ne olur. Ona göre bu kararlar alınacak. Bu tür radikal kararları almak her zaman zordur. O yüzden geç kalınmış demiyorum ben.
Şu anda yapılan çalışmalar hızlandırılırsa hemen sonuca ulaşılabilir. Bugün su gelse diyelim, nihai karar verilene kadar bir süre mevcut şekli ile insanlara ulaşmaya devam eder. Ama hep böyle gitmez, çünkü bu ciddi anlamda sıkıntı olur.

Ne açıdan sıkıntı olur?

Çınar: Bakın, bu su bedava su değil. Bunun bir işletme maliyeti olacak, bir enerji gideri olacak. Bunların bir karşılığının olması lazım. Bunu yapmanın da tek yolu, düzgün işletme ve verilen hizmetin karşılığının insanlardan alınması.

Bakanlığınızın dağıtım konusunda bir tercihi var mı?
Çınar:
Biz işletme hakkının devri modelinin, yani özelleştirmenin daha uygun olacağını düşünerek böyle bir teklifte bulunduk. Tabii taktir buradaki yetkililerin. Bu konudaki kararı birlikte Bakanlar Kurulu verecek, çünkü bu artık bir ülke politikası.

Daha önce yaptığımız bir röportajda, suyun halka maliyetinin belli olmadığını, ancak şimdikinden daha pahalı olmayacağını söylemiştiniz. Satış maliyeti ile ilgili daha detaylı bir çalışma yapıldı mı? Ortada net rakamlar var mı?
Çınar:
Suyun halka maliyeti, nasıl işletileceği konusu ile çok yakından alakalı. Dediğim gibi, işletme hakkının devri gündemde. Eğer düzgün işletirseniz ucuza mal edersiniz ve ucuza satarsınız. Düzgün işletemezseniz ucuza satamazsınız.
Düzgün işletme için, örneğin, mevcut su sayaçlarının değişmesi, altyapıdaki kayıp-kaçağın minimize edilmesi gerek. Bunları yaparsanız maliyet düşer. Yani işletme ile ilgili verilecek karar fiyatta çok etkili olacak. Biz, projenin başından beri fiyatın mevcut fiyatlardan daha ucuz olmasını amaçladık. Yani bizim birinci hedefimiz bu. Tabii, ortalamada.
Biliyorsunuz adada su ücretleri farklı. Yani Dipkarpaz’daki suyun metreküp fiyatı Lefkoşa’dakinden farklı, Girne’de daha farklı. Bizim belirlediğimiz fiyat bunların ortalamasından daha yüksek olmayacaktır, ama bazı yerlerdeki fiyatın altında bazı yerlerdeki fiyatın da üzerinde olacaktır. Artık insanlar kullandıkları kadar ödemeleri gerektiğini bilecekler. Bu iş bittikten sonra herkesin 1 metreküp suya ödediği fiyat aynı olacak.

Bu proje kapsamında Türkiye’den gelecek olan suyun yarısı içme suyu, yarısı da sulama suyu olarak kullanılacak. Güzelyurt ve Mesarya’da sırasıyla 6400 ve 7400 hektarlık alanın sulanacağını biliyoruz ama bunların tam olarak hangi bölgeler olduğu açıklanmadı. Sulanacak yerler kesinleştirildi mi?
Çınar:
Tabii, hangi alanların sulanacağı belli. Bunları tam olarak söylemem mümkün değil, ama mesela Güzelyurt’ta hemen ODTÜ’nün altındaki alanlar, Mesarya’da da Ercan Havaalanı’ndan Mağusa’ya doğru uzanan alan.

Bu alanlara kim, nasıl karar verdi?
Çınar:
Bununla ilgili de yine planlama aşamasında Devlet Su İşleri bir çalışma yaparak hazırlanan raporu burada ilgili kurumlarla paylaştı. 
Konu tartışıldı ve nihai karar ondan sonra verildi. Sonuçta, kaynağa en yakın ve tarıma elverişli alanlar tercih edildi.

Peki bu alanlara ne ekileceği de belirlendi mi?
Çınar:
Belirlendi, ama ben size net olarak ‘şunlar ekilecek’ diyemeyeceğim. Burada ihtiyaç duyulan ve pazarı olan ürünler. Genel Müdürlüğümüzün uzman dairesi planlamasını yaparken tüm bunları düşünerek, yerinde inceleyerek bitki paternini belirledi.
Buraya sunuldu, muhataplarla konuşuldu, toplantılar yapıldı ve hangi ürünler olmalı kararlaştırıldı.

Sulanacak bölgelerde bir rant mafyası oluştuğu, arazilerin satın alındığı ve hatta Rum arazilerinin Türkleştirilmesi için gayriresmi ikna çalışmaları yapıldığı haberleri ile ilgili bilginiz var mı?
Çınar:
Hayır, yok.

Dünyada benzer projeler hep deniz tabanına kuma döşenen borularla gerçekleştirdi. Deniz seviyesinin 280 metre altında askıda boru serme yöntemi dünyada ilk kez sizin tarafınızdan uygulanıyor ve sonuç da uluslararası uzmanlar tarafından da merakla bekleniyor. Askılı bölüm montaj çalışmalarında şu ana kadar herhangi bir sorun çıktı mı?
Çınar:
Şu ana kadar üstesinden gelemeyeceğimiz çok büyük bir problemle karşılaşmadık. Mutlaka başka problemlerle de karşılaşacağız. Çünkü ifade ettiğiniz gibi bu dünyada bir ilk. Ama şu ana kadarki tecrübemize dayanarak söyleyebilirim ki, proje hazırlanırken inşaat aşamasında çıkabileceği tahmin edilen problemler dışında çok büyük bir problem çıkmadı. Tabii bu tarz işlerde büyük konuşmamak lazım. İlk defa yapılıyor olmasının bir riski var. Ama tüm ekip bu konuda çok dikkatli davranıyor. Hemen müdahale edip işi riske atmadan operasyonu durdurup, önlemleri alıp öyle devam ediyoruz.

Suyun dağıtımı için 25 megavatlık enerjiye ihtiyaç olduğu doğru mu? Mevcut elektrik kaynaklarımız bu ihtiyacı karşılamaya yetiyor mu?
Çınar:
Bu konuyu proje aşamasında ilgili kurumlarla görüşmüştük. Güzelyalı ve Geçitköy’de iki pompa istasyonu ve arıtma tesisi yapılacağını, bunların da enerji ihtiyacının ne olduğunu anlatmış, bu ihtiyacın karşılanması konusunda gerekli tesislerin yapılmasını talep etmiştik. Mevcut tesisler bizim tesislerin enerji ihtiyacını karşılayabiliyorlar. Enerji ile ilgili herhangi bir problem yok. Sadece tesislere enerji ihtiyacını sağlayacak olan hatların döşenmesi gerekiyordu ki, onlar da tamamlandı. Kıbrıs Su İşleri işi ihale etti ve Kıb-Tek gözetiminde yaklaşık 3 km elektrik hattı iki pompa istasyonuna kadar tamamlandı.

or2_213_379_agf8x4201409080.png

or2_213_379_mzg6dy201409080.jpg

or2_213_379_o90gow201409080.jpg

or2_213_379_dr0gwn201409080.png

or2_213_379_cyp8ry201409080.jpg

or2_213_379_ereyk9201409080.jpg

banner22
Son Güncelleme: 08.09.2014 13:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31