13 Ağustos 2015 Perşembe 15:00
Elde yok, avuçta yok
banner10

PARA YOK: Bütçelerine göre bir ev yapan Ahmet Cankır ve Salime Ekşi, aradan geçen 25 yılın ardından ciddi bir sorunla yüzleşti. “Buraya ev yapabilirsiniz” denilen arazinin üç hissedarı çıktı. Araziyi satın alacak parası olmayan çift, kara kara ne yapacağını düşünüyor

SORUN 10 BİN TL: Ahmet Cankır ve Salime Ekşi çiftinin evinin bulunduğu arazinin büyük hissedarı Ecevit Özesen, çiftin evinin yıkılması yönünde mahkeme emri aldı. Ailenin sokakta kalmaması için yıkım işlemini aylardır gerçekleştirmeyen Ecevit Özesen, hissesini 10 bin TL karşılığında satmaya hazır

ELEKTRİK DE YOK: Arazinin küçük hissedarı Cemali Ekşi’nin mahkemede yıkım kararını kabul etmesi kızı Salime Ekşi ve damadı Ahmet Cankır ile arasını açtı. Sinirler gerildi, tartışmalar yaşandı. Kayınpeder Cemali Ekşi, çiftin evinin elektriğini kesti. Aile içecek su bulamıyor

Duygu ALAN

Güzelyurt’ta ikamet eden Ahmet Cankır isimli vatandaş, kayınpederi Cemali Ekşi’nin 25 yıl önce kendisine “ev yap otur” diye verdiği arsanın geçen yıl başka hissedarlarının da olduğunu öğrendiğini ve evin boşaltılması için geçen yıl büyük hissedar Ecevit Özesen’in arsanın diğer hissedarı olan kayınpederi Cemali Ekşi’yi mahkemeye verdiğini söyledi.

Mahkeme sürecinde arsanın üçüncü bir hissedarının daha ortaya çıktığını ileri süren Ahmet Cankır, sonuç olarak büyük hissedar Ecevit Özesen’in mahkemeden yıkım emri temin ettiğini ve halen oturmakta olduğu 25 yıllık evin en kısa sürede mahkeme emri gereği yıkılacağını kaydetti.

Ahmet Cankır, mahkemenin yıkım emri üzerine üçüncü hissedarın ise kendisine, “Evde oturduğun sürece hakkımı istemem ama ev yıkılırsa ben de hisseme düşeni alırım” dediğini kaydetti.

Hali hazırda başka bir ev alacak parası olmadığı gibi eşinin ailesi dahil olmak üzere evlerinde kalabilecekleri bir yakınları da olmadığını söyleyen Cankır, “Çok yakında çoluk çocuk sokakta kalacağız. Evim yıkılırsa kayınpederimin garaj olarak kullandığı devletin arazisini ev yapacağım. Bunun sorumlusu ise kendisinin olduğunu iddia ettiği arsayı bana veren sonra da mahkemede yıkım kararını kabul eden kayınpederim ve vatandaşına sahip çıkmayan KKTC devletidir” dedi. Ahmet Cankır, “Kayınpederim mahkemede yıkım emrini onayladı yetmez gibi bir de evimin elektriğini kesti, devlet ise çok defalar yardım talebinde bulunmama rağmen kapıdan çevirdi” diye isyan etti.

Cankır, yardım talebine sadece Cumhurbaşkanlığı’ndan “Para yardımı yapacağız” şeklinde bir olumlu yanıt aldığını ancak Cumhurbaşkanlığı’nın da bu yönde halen somut bir adım atmadığını ifade etti.

Özesen hissesini satmaya hazır

Ecevit Özesen, mahkemeden evin yıkılması hususunda emir temin ettiğini doğrularken, 10 bin TL nakit verilmesi halinde sahip olduğu hisseyi diğer hissedar Cemali Ekşi’ye devredebileceğini ifade etti.

Ecevit Özesen Havadis’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Evin inşa edildiği arazinin sadece 35 santimetresi Cemali Ekşi’ye aittir. Arsanın diğer kısmı babamdan mirastır. Ahmet Cankır ve ailesinin evsiz kalmasına tabii ki gönlüm razı olmadı. Bu sebeple yargıya başvurmadan önce hem Ahmet Bey ve eşine hem de arsanın 35 santimetresine hissedar Cemali Ekşi’ye hissemi 15 bin TL karşılığında satabileceğimi söyledim. Biraz pazarlıktan sonra 10 bin TL’de anlaştık. Fakat sonra parayı vermekten vazgeçtiler ben de mahkemeye başvurdum ve evin yıkımı hususunda mahkeme Ocak 2015 tarihinde emir verdi. Cemali Ekşi de hisse sahibi olarak, mahkemede bu yıkım kararında olumlu görüş belirtti. Fakat Ahmet Cankır, bir yerden kendisine para yardımı yapılacağını ve evin arsasını satın alacağını söyleyince yıkım işini askıya aldım. Halen bekliyorum. Eğer anlaştığımız parayı verirlerse ben hissemi Cemali Ekşi’ye devredeceğim. Onlar da kayınpeder, damat arasında anlaşsın.”

Ekşi: Evladımı bana düşman etti

Ahmet Cankır’ın kayınpederi Cemali Ekşi ise Cankır’ın ifadelerinin birçoğunun “yalan” olduğunu öne sürerek, “Gerek benim gerekse Ecevit Bey’in tüm iyi niyetlerine rağmen uzlaşma yoluna gelmeyen Ahmet Cankır’ın asıl amacı arsanın bütününe sahip olmak” dedi.

Cemali Ekşi, olayı şöyle anlattı:  “Ecevit Özesen’in rahmetli babası Tahir Özesen, benim de hissemin olduğu söz konusu arsanın kendisine ait olan kısmını 30 yıl önce bana verdi, ‘Arsa eşdeğerdir ama ben kullanmam al kullan’ dedi. Ben de 1990 yılında damadım ve kızıma oraya ev yapıp oturabileceklerini söyledim. Yaptılar. Evin elektrik enerjisini de 25 yıl boyunca benim evimin sayacı üzerinden seyyar kablo çekerek temin ettiler. Sonra Tahir Özesen rahmetli oldu, oğlu Ecevit Özesen de haklı olarak hissesini istedi. Ben de ara bulmaya çalıştım ve Özesen’den hissesini satmasını istedim. Uygun bir fiyatta da uzlaştık. Ahmet Cankır, Ecevit Özesen’den alınacak hisseyi kendisinin adına çevirmemi istedi. Ben de torunum veya kızım adına yapabileceğimi ancak kızımla nikahı bile olmadığı için kendisinin adına yapamayacağımı söyledim. Ama Ahmet Özesen, evi kimsenin yıkamayacağını, söyleyerek anlaşmayı bozdu. Hal böyle olunca da Ecevit Özesen mahkemeye başvurdu ve hissedar olduğum için beni dava etti. Mahkeme yıkım emri verdi bende kabul ettim. Yıkım emrini kabul ettiğim için kızım ve damadım benimle tartıştı, ağza alınmayacak laflar söylediler. Sustum. En sonunda Ahmet Cankır, evdeki tüm eşyaları kendi eli ile sokağa çıkarıp, gazeteci çağırıp onları evden benim attığımı iddia edince çok öfkelendim elektrik aldıkları kabloyu kestim.”

“Kızıma kırgınım, torunuma canım feda”

Cemali Ekşi, 75 yaşında olduğunu ve geçen yıla kadar ne mahkeme ile ne de polis ile hiçbir işinin olmadığını söyledi. Bugüne kadar gururu ile yaşadığını, bu son olayda da tartışmaların büyümemesi için birçok şeyi sinesine çektiğini belirten Cemali Ekşi, Ahmet Cankır’ın garajı işgal etmesi halinde tüm sükunetini bozacağını kaydetti.
Cemali Ekşi, “Bundan sonra ne kızım ne de kocası Ahmet Cankır benden medet ummasın. Ama torunuma canım feda zaten torunum onlarla değil benim evimde kalıyor. Kızıma da Ahmet Cankır’a da kırgınım. Ecevit ile anlaşırlarsa evlerinde oturtsunlar, benimle muhatap olmasınlar yeter, evleri yıkılırsa da garajımı işgal ederler o zaman kavga çıkar. Buna asla müsaade etmem” dedi.

Cumhurbaşkanlığı yardım elini uzattı

Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ da Ahmet Cankır’ın özel durumunun Cumhurbaşkanlığı’nın bilgisinde olduğunu ve kendisine “hane giderleri” kaleminden 6 ile 8 bin TL arasında bir para yardımında bulunulması için konunun Maliye Bakanlığı’na aktarıldığını kaydetti.

Cenk Gürçağ, “Cumhurbaşkanlığı’nın hiç sorumluluğu olmadı halde Ahmet Cankır’a yardım etmek için bir girişim başlattık. Kendisine hane giderleri kaleminden 6 ile 8 bin TL arası bir miktar para çıkarmaya çalışıyoruz. Bu konuda Maliye Bakanlığı’ndan yanıt bekliyoruz” dedi.

Gürçağ, ancak bu işin bir süreç olduğunu fakat defalarca açıklama yapılmasına rağmen Ahmet Cankır’ın sürekli olarak bu konuyu basına taşıyarak ve devlete isyanlarda bulunarak zora soktuğunu ifade etti.

banner22
Son Güncelleme: 13.08.2015 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31