Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Anayasa Mahkemesi'nin dershane kararıyla ilgili, "Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı her ne olursa olsun, hangi gerekçe ile hangi madde iptal edilmiş onu bir görelim. Gereğini yaparız, hiçbir çocuğumuzu, öğrencimizi mağdur etmeyiz. Öğrencilerimiz ortada bırakmayız, öğrencilerimizi kurda, kuşa kaptırmayız" dedi.

AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katılan Avcı, burada yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi tarafından dershanelerin kapatılmasına yönelik verilen iptal kararını değerlendirdi. Bakanlık olarak her alternatif üzerinde çalıştıklarını belirten Avcı, "Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı her ne olursa olsun, hangi gerekçe ile hangi madde iptal edilmiş onu bir görelim. Gereğini yaparız, hiçbir çocuğumuzu, öğrencimizi mağdur etmeyiz. Öğrencilerimiz ortada bırakmayız, öğrencilerimizi kurda, kuşa kaptırmayız. Milli Eğitim Bakanlığı olarak mart ayında iptal davası için müracaat edildiği günden beri bütün alternatif senaryolar üzerinde çalışmalarımızı tamamladık. Bizimle birlikte çok verimli bir şekilde iş birliği yapan sektör temsilcilerini ve gerçekten eğitime katkıda bulunmak isteyen özel girişimcileri mağdur edecek yarı yolda bırakacak hiçbir kararı onaylamayız. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin kararını tabiî ki dikkate alacağız. Ama o karar çerçevesinde hukuk içinde kalarak çocuklarımızın, gençlerimizin ve girişimcilerin hukukunu koruyacak tedbirlerini başından beri planladık. Onları uygulamaya koymaktan bir saniye bile tereddüt etmeyiz. Onun için herkes çok rahat olsun. Bu tür söylentiler üzerinden kargaşa ve kaos duygusu uyandırmak isteyenlere kimse fırsat vermesin" diye konuştu.

"EĞİTİM ALANINA YAPILAN BOZGUNCULUK GİRİŞİMİ BÜTÜN TOPLUMU İLGİLENDİRİR"

Bir yıl önce çıkarılan yasa hakkında konuşan Avcı, sözlerine şu şekilde devam etti:

"Hukuka saygımız var ama mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi de dahil, kararı zamanında yani uygulanabilir bir süre içinde vermeleri büyük önem taşıyor. Bundan dolayı geçen yıl 11 Eylül 2014 tarihinde bir yasa çıkarttık. Üstelik bu düzenlemeyi o tarihte bütün siyasi partilerin mutakabı ile çıkarttık. O yasa ise şudur; "Milli Eğitim Bakanlığının ve ÖSYM'nin yaptığı, yapacağı bütün sınavlar ve bu sınavlara yönelik itirazlar ivedi yargılama usullerine uygun olarak yürütülecektir." Milli Eğitim Bakanlığının yapmış olduğu sınavlara itirazlar sınavın bittiği günden sonra 10 gün içinde yapılacaktır. 10 günden sonra yapılan itirazlar mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır." 10 gün içinde itiraz eden edecek. Ayrıca 10 gün içinde itirazlar alındıktan sonra mahkeme 1 hafta içerisinde askıya çıkacak. Bunun da kanun çok açık şekilde ortaya koyuyor. Yine aynı kanun diyor ki, Milli Eğitim Bakanlığı en geç 6 gün içinde savunmasını verecek. Bunlar tamamlandığı zaman dosya tekemmül etmiş sayılacak. Ondan sonrada ilgili mahkeme 15 gün için kararını verecek yasa çok açık. Bunu niye anlatıyorum. Bir takım duyumlar alıyoruz. Eğitim çok geniş bir alanı kapsıyor. Hemen her ailede eğitimle ilgili birileri mutlaka var. Çocuklarımız var, öğretmenlerimiz var, velilerimiz var. Dolayısıyla eğitim alanıyla ilgili bozgunculuk girişimi bütün toplumu ilgilendiriyor. Önümüzde günlerde Milli Eğitim Bakanlığına yönelik bu tür kanun dışı korsan girişimler olursa diye şimdiden bunları mahkemelere de hatırlatıyorum. Kanun çok açık. Herkes görevini yasaların yazdığı şekilde yapmak zorundadır. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak ne yaptığımızı, ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Endişeye mahal yok. Çocuklarımızın geleceklerini karartacak hiçbir girişime fırsat vermeyeceğimizi paylaşmak istiyorum."